• $7,4311
  • €9,0113
  • 443.323
  • 1540.21
27 Ocak 2011 Perşembe

Kapasite kullanımında yükselişe devam

Merkez Bankası geçen hafta yaptığı faiz indiriminin ardından beklendiği gibi (bazıları sürpriz sanıyorlar) zorunlu karşılık oranlarını iki ila dört puan arasında artırdı. Bu artışlar da para politikasında yeni alınan kararların net etkisinin sıkılaştırıcı olacağı anlamına geliyor.
Diğer yandan, pazartesi günü açıklanan imalat sanayii verilerine göre kapasite kullanım oranı yıllık bazda 6 puan artarak ocak ayında yüzde 74.6 seviyesine yükselmiş.
Mevsimsel olarak ocak ve şubat ayları genelde kapasite kullanımının düşük olduğu aylardır. Bu nedenle ekim-aralık döneminde yüzde 75-76 aralığında seyreden kapasite kullanım oranları aylık bazda toplam bir puan düşmüş. Ancak mevsimsel dalgalanmalara göre düzeltildiğinde, aralık ayından ocak ayına kapasite kullanım oranının 0.1 puan yükselerek yüzde 77.2 seviyesine ulaştığını görüyoruz.
Aşağıdaki grafikte sanayi üretim endeksi ve imalat sanayi kapasite kullanım oranındaki aylık gelişmeler birlikte yer alıyor. Her iki grafik de mevsimsel dalgalanmalara göre düzeltilmiş.

Grafikte hem kapasite kullanım oranının hem de sanayi üretim endeksinin küresel kriz sonrasındaki istikrarlı ve güçlü toparlanma süreci belirgin bir şekilde gözlemlenebiliyor. Ayrıca, sanayi üretim endeksinde son iki üç aylık performansa bakıldığında kriz öncesi seviyelerin yakalandığını görebiliyoruz. Ancak kapasite kullanım oranlarında henüz kriz öncesi ortalama seviyelere ulaşılmamış.
Küresel kriz öncesinde imalat sanayiinde kapasite kullanım oranı ortalama yüzde 80 civarında dalgalanıyordu. Bu gözlemden hareketle, kapasite kullanım oranındaki yükselişin bir süre daha devam etmesini bekliyoruz. Bunun sonucunda da sanayi sektöründeki üretim krizin öncesine göre daha yüksek bir seviyeye yükselecek. Yani, kriz dönemindeki keskin düşüşlere rağmen, toparlanma süreciyle beraber gelen yatırımlar, sanayi sektöründe ciddi miktarda yeni kapasite yaratmış bulunuyor. Sanayi sektöründe artan toplam potansiyel sayesinde de toplam üretim performansında kalıcı kazanımlar söz konusu.
Diğer yandan, ekonomik aktivitedeki toparlanma, iç talepteki canlılık ve kapasite kullanımındaki artışlar Merkez Bankası'nın para politikası açısından da önemli ipuçları içeriyor. Ekonomide 'çıktı açığı' olarak adlandırılan, potansiyel üretimle gerçek üretim arasındaki farkın azalıyor olması, enflasyon anlamında ekonominin ısınmaya başlayacağına işaret ediyor. Merkez Bankası'nın para politikası kararlarını alırken ısrarla 'net sıkılaştırıcı' ifadesini kullanması anlamlı hale geliyor. Tabii aynı zamanda, ekonomideki toparlanma, iç talepteki canlılık ve enflasyonist etkiler açısından son enflasyon raporunu dikkatle okumakta fayda var.

<p>Aşı olan vatandaşlarımızın sayısı 1 milyon 250 bini geçti.  Aşılama yapılacak grupları Sağlık Bak

6,5 milyon doz aşı Türkiye'de... Aşı planlaması nasıl olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi

Karlı kış günlerinde ''Van usulü beyzbol'' oynayarak eğleniyorlar