• $7,6822
  • €9,1217
  • 417.185
  • 1534.5
29 Haziran 2011 Çarşamba

Kapasite kullanımında yatay seyir

Merkez Bankası geçen hafta yaptığı para politikası toplantısında politika faiz oranlarını değiştirmedi. Bu kararın gerekçeleri de toplantıdan sonra yapılan açıklamada, kısaca şu şekilde özetlenmişti:
'Özel tüketim ve yatırım talebi ılımlı bir seyir izlemekte, dış talep ise zayıf görünümünü korumaktadır. İstihdam koşullarındaki iyileşme devam ederken işsizlik oranları kriz öncesi seviyelerine dönmüştür. Bununla birlikte, güçlü verimlilik artışlarının da katkısıyla birim işgücü maliyetleri azalmakta, zayıf dış talebin etkisiyle imalat sanayinde kapasite kullanım oranları düşük düzeylerini korumaktadır.'
Merkez Bankası'nın para politikası açıklaması perşembe günü yapılmıştı. Bir gün sonra da, yani cuma günü haziran ayına ilişkin kapasite kullanım oranı verileri açıklandı. Açıklanan veriler mayıs ayında yüzde 75.2 olan imalat sanayi kapasite kullanım oranının haziran ayında yüzde 76.7'ye yükseldiğine işaret ediyordu.

"denis.20110628225145.jpg"
İlk bakışta kapasite kullanım oranında bir buçuk puanlık bir zıplama varmış gibi gözüküyor. Bu da imalat sanayii üretiminde yeniden canlanma anlamına geliyor. Ancak, veriler mevsimsel dalgalanmalara karşı düzeltildiğinde bu tablo değişiyor. Düzeltilmiş verilere göre haziran ayında kapasite kullanımı sadece yüzde 0.1 (yani binde bir) oranında artarak yüzde 74.9'a yükselmiş durumda. Bu oran geçtiğimiz aralık ve ocak aylarında yüzde 76.9'a kadar yükselerek kriz sonrası zirve yapmıştı. Kriz öncesinde ise en yüksek seviye 2007'nin Mart ayında yüzde 83.3 olarak gerçekleşmişti.
Aşağıdaki grafikte mevsimselliğe göre düzeltilmiş kapasite kullanım oranının izlediği seyir, sanayi sektörü üretim endeksi ile birlikte yer alıyor.
  Grafikte de görüldüğü üzere mevsimselliğe göre düzeltilmiş kapasite kullanım oranları (mavi çizgi) altı ay öncesine göre daha düşük seviyelerde. Aralık ve ocak aylarından sonra görülen aşağı yönlü trend de artık tamamen yataya dönmüş durumda. Kapasite kullanım oranlarındaki seyrin sanayi üretimindeki gidişatı haber verdiğini düşünürsek, aynı yatay seyrin orada da gerçekleşmesini bekleyebiliriz. Zaten yılın ilk çeyreğinde ortalama yüzde 15 olan yıllık üretim artış oranı da Nisan ayında yüzde 10'un altına inmişti.
Kapasite kullanım oranlarını kullanarak yaptığımız hesaplamalara göre mayıs ve haziran aylarında yüzde 10 civarındaki üretim artışı olacağını tahmin ediyoruz. Bu da Merkez Bankası'nın özetlediği görünümü destekliyor. Büyük oranda zayıf dış talebin etkisi ile sanayi sektöründeki üretim temposu artık eskisi kadar canlı değil. Özel tüketim ve iç talepte de yılın ikinci yarısında daha yavaş bir tempo söz konusu olacak. Bu da hem enflasyonist etkiler açısından, hem de cari açıkta risk oluşturmaması açısından Merkez Bankası'nın hedefleriyle ve uyguladığı politikalarla örtüşüyor.
Özetle, küresel krizin ardından dış tabloda oluşan belirsizliklere ve yakın ticaret pazarımız Avrupa'da süren problemlere rağmen, Merkez Bankası ekonomik gelişmelere daha hakim durumda. Altı ay önce devreye sokulan yeni para politikası adımlarının etkileri de yavaş yavaş görülmeye başlandı. Geçen yılın büyüme temposunda en önemli faktör durumunda olan özel kesim tüketim harcamaları ve iç talep kontrol altına alınıyor. Dolaylı olarak da hem sermaye hareketlerinde hem de cari açıkta Merkez Bankası'nın istediği bir tablo ortaya çıkacak. Bu gelişmelerin yılın ikinci yarısında ödemeler dengesi tablosuna daha net bir şekilde yansıyacağını tahmin ediyoruz.

<p>Türk dizileri yurt dışında tarih yazıyor. İster Güney Amerika'ya gidin ister Balkanlar'a, Orta As

Türk dizileri tarih yazıyor, şer odakları boş durmuyor!

Adana'da yanan ormanlık alanlar tekrar ağaçlandırılmak üzere hazırlanıyor

Yaren Leylek ve Adem Amca, 10'uncu yılda da buluştu

Bitlis'te besiciler kış şartlarındaki zorlu mücadelesi