• $7,3526
  • €8,8934
  • 409.792
  • 1528.82
28 Nisan 2011 Perşembe

Kapasite kullanımında seyir yatay

Merkez Bankası tarafından açıklanan nisan ayına ilişkin kapasite kullanım oranları imalat sanayiinde ocak ayında başlayan tempo yavaşlamasının devam ettiğine işaret ediyor. Aylık ham verilerde geçen ay yüzde 73.2 olan kapasite kullanım oranının nisan ayında 1.7 puanlık artışla 74.9'a yükseldiği görülüyor. Geçen yılın aynı ayına göre de 2.2 puanlık artış var. Ancak bu artışların büyük çapta mevsimsel etkilerden kaynaklandığının altını çizmemiz gerek.
Kapasite kullanım oranları mevsimselliğe göre düzeltildiğinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Aşağıdaki grafikte mevsimselliğe göre düzeltilmiş kapasite kullanım oranları ve sanayi üretim endeksinin son dönemde izlediği seyir yer alıyor:
Grafikte çember içine aldığımız dönemdeki gelişmelere bakıldığında imalat sanayiinde kapasite kullanım oranının ocak ayından bu yana yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Nisan ayında bir önceki aya göre 0.4 puanlık bir azalma söz konusu. Ocak ayında yüzde 77.1 olan mevsimsel düzeltilmiş kapasite kullanım oranı toplamda iki puana yakın düşerek nisan ayında yüzde 75.9 seviyesinde gerçekleşmiş. Zaten ham veriler geçen yılki oranlarla karşılaştırıldığında da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Nisan ayında yıllık artış 2.2 puan olmuş ancak bu fark mart ayına kadar 5-6 puan civarında dalgalanıyordu.
Grafikte ayrıca sanayi sektöründeki üretim temposunun kapasite kullanım oranı ile paralel bir seyir izlediğini net bir şekilde görebiliyoruz. Henüz mart ayına ilişkin sanayi üretim verileri açıklanmadı. Ancak kapasite kullanım oranlarını kullanarak yaptığımız hesaplamalara göre yıllık sanayi üretim artışının yüzde 5 civarında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Hatırlanırsa bu oran ocak ve şubat aylarında yüzde 19 ve 13.9 gibi oldukça yüksek seviyelerde gerçekleşmişti.
Kapasite kullanım oranındaki ve dolayısıyla sanayi sektöründeki üretim temposunun bir miktar yataya dönmesinin kısa vadede olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Merkez Bankası politika değişikliği ile ekonomide aşırı ısınmanın önüne geçmek istiyor, bir yandan da enerji ve hammaddeye dayalı ithalat artışlarını ve dolayısıyla da cari açığı kontrol altında tutmayı hedefliyordu. Cari açık için şimdiden 75 milyar dolar tahminleri havada uçuşmaya başladı. Güçlü bir doğrudan sermaye yatırım girişi de olmadığı için kısa vadeli finansman cari açıktaki artış konusunda soru işaretlerini büyütüyordu. Bu anlamda sanayi sektöründeki üretim artışının bir miktar tempo düşürmesi olumlu olacaktır. Zaten yılın ikinci çeyreğinden itibaren sanayi üretim artışı temposunun yüzde 5-7 aralığına inmesi sürpriz bir durum sayılmamalı.
Diğer yandan kapasite kullanım oranları, metodolojisinde sorun olmadığı sürece, ekonomide potansiyel üretimle gerçek üretim arasındaki farkın oluşturduğu ve çıktı açığı dediğimiz veriye ilişkin en kuvvetli gösterge durumunda. Çıktı açığı ekonomide doğrudan kolay ölçülemiyor. Ancak kapasite kullanım oranlarına bakarak çıktı açığının izlediği seyre ilişkin kaba bir tahmin yapmak mümkün oluyor. Kapasite kullanım oranlarının sürekli yükselmesi çıktı açığının azalıp pozitife dönmesine işaret ediyor. Bu durum da enflasyonist bir ortamın habercisi sayılıyor. Bu nedenle, kapasite kullanım oranındaki yatay seyrin enflasyonun ve büyümenin gelecek trendleri açısından da önemli bir işaret olduğunu düşünüyoruz.

<p>Bu süreç şu şekilde ilerleyecek:<br></p><p>İllerimiz 100 bin nüfusa düşen vaka  sayısı baş

Kontrollü normalleşme nasıl olacak?

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik