• $7,5422
  • €9,0323
  • 411.169
  • 1538.04
06 Ocak 2012 Cuma

İspanya'dan kötü haberler geliyor!

Bazıları 9 Aralık zirvesiyle Avrupa'da çözüm geldiğini düşünmekteler. Ama gerçekten bu kadar uzak olunabilir.
Bu hafta İspanya'nın işsizlik sayıları açıklandı. İspanya'daki işsiz sayısı artarak 4.2 milyon kişiye çıktı. Normalde nüfusu 47 milyon, çalışan işgücü sayısı da 23 milyon kişi kadar olan İspanya'da, kriz sonrasında işsizlik oranı, Euro Bölgesi rekoru olarak yüzde 22.8 düzeyine tırmanmış. Genç nüfus işsizliği ise zaten yüzde 40 düzeyinin üstündeydi (bizdekinin iki misli).
Ancak İspanya da, Avrupa'nın 'hakim' ülkeleri Fransa ve Almanya'nın ortak 'emirleri' ile yüksek borç derdinden kurtulmak için aynen Yunanistan, Portekiz ve İrlanda gibi kemer sıkmaya zorlanıyor. Kemer sıkılacak da, bu da bugünkü ortamda uzun süreli resesyon riski demek.
İspanya'nın yeni Başbakanı Mariano Rajoy işbaşına geçtikten sonra acilen bütçe hedeflerini tutturabilmek için 15 milyar euro yeni vergi artışını parlamentodan geçirmiş ve harcamaları kısmak üzere hazırlanır durumdaydı. Yeni hükümet, verilen sözlere göre 2011 için yüzde 6 civarında bir bütçe açığı planı yapıyordu.
Fakat cuma günü açıklanan yeni rakamlar farklı bir tablo sergilemekte. Bütçe açığı oranı, planlanandan yüzde 2 puan daha fazla (veya 20 milyar euro fazla) yani yüzde 8 civarında olacakmış. Hatta yüzde sekiz oranından daha da fazla olabileceği yeni maliye bakanı tarafından açıklanmış bulunuyor. Bu durumda İspanya'nın bütçe açığı Yunanistan ve İrlanda'dan sonra Avrupa'nın üçüncü büyük bütçe açığı olacak.  
Ancak İspanya'nın yeni Maliye Bakanı Luis de Guindos yeni kemer sıkma önlemlerinin, ülkenin uluslararası piyasalarda güvenilir hale gelmesi ve finansman bulabilmesi için çok gerekli olduğunu söylüyor. Ancak bu önlem tek başına temel sorun olan işsizliği ortadan kaldırabilecek bir faktör değil. İşgücü piyasasında yapısal reformlar gerekli. Hükümet bankaların sorunlarını ayıklamaya ve ülkenin katı istihdam ve çalışma ortamı kanunlarını toparlamaya da çalışıyor.
İspanya'da genel çöküşü getiren inşaat sektöründeki çöküş ve onu takiben banka sorunları olmuştu. Bugün gelinen noktada ise, henüz ilan edilmemiş olmakla beraber dördüncü çeyrek reel büyümesinin eksi çıkması kesin. Zaten son bir yılda da son derece zayıf bir büyüme vardı.
Büyümenin eksiye dönmesine rağmen yeni maliye bakanı 20 milyar euro daha bütçe harcaması kısıntısı ve vergi kökenli tasarruf tedbiri almayı düşündüklerini açıkladı. İspanya bütçe açığı/GSYİH oranını 2012 yılında yüzde 4.4 düzeyine indirmek için 8.9 milyar euro daha harcama kısmak ve 6 milyar euro daha da vergi toplamak gerektiğini söylüyor. 
Tasarruf ve kemer sıkma emirlerini veren Merkel'in ülkesi Almanya'da ise durum çok farklı.
Almanya'da mevsimlik düzeltme sonrası aralık ayında işsiz sayısı 22 bin kişi azaldı. Böylece yeni sayılarla Almanya'nın 1990 yılındaki iki Almanya birleşmesinden bu yana gelen yüksek işsizlik sorunu da, tam 20 yıl sonra ve kriz ortamında ortadan kalkmış oldu. Almanya'nın nüfusu Doğu Almanya'dan gelen 15 milyon kadar kişinin eklenmesi ile 81.5 milyon kişi kadar olmuştu. İşgücü sayısı ise 44 milyon kişiye çıkmıştı. Almanya'da işsiz sayısı birleşme sonrasında 2005 yılında zirveye çıkmış ve 4.86 milyon sayısına ulaşmıştı. Bugün ise Almanya'da aralık ayı işsizlik oranı yüzde 6.8 düzeyine düşmüş bulunuyor. Dünya ve Avrupa ekonomisinin yavaşlamasına rağmen, Almanya'nın ihracatı da artmakta ve Almanya hala yeni iş yaratmakta. Tabii Almanya'nın ihracatının çoğunluğunun da AB içindeki işsizlik kurbanı komşularına olduğu ve onların yüksek cari denge açığı verdikleri unutulmamalı. Birinin fazlası öbürünün açığı!
Bize dönersek, Avrupa'nın sorunlu ülkeleri iyice kemer sıkmaya başladığı ve durgunluk geldiği zaman ihracatımız bundan ters etkilenecek. Bu nedenle ve de cari denge açığını küçültmek için alınan iç önlemler nedeniyle büyüme de azalmaya başlayacak ve bu tür daralma bizde de önemli boyutta gerçekleşirse, Türkiye'de bugüne kadar, yani 2010-2011 sürecinde azalan işsizlik, yeniden büyümeye başlar. Türkiye için önemli bir risk de budur. Unutmamamız gerek ki, siyasi nedenlerle Merkez Bankası'nı ve ekonomi yönetimini hırpalamaya çalışanlar, beklentileri bozarak bu tür riskleri büyütüyorlar.

<p>Ermenistan üzerindeki küresel güç mücadelesinin uzun süreceğini söyleyen Altınbaş Üniversitesi Öğ

Ermenistan'daki durum kimi, nasıl etkileyecek?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi