• $7,5429
  • €8,9903
  • 413.707
  • 1541.98
27 Nisan 2011 Çarşamba

Globalleşme yaygın ve güçlü mü?

Pankaj Ghemavat adlı bilim adamı İspanya'da IESE adlı ve şöhretli bir üniversitenin  İşletme fakültesinde hoca. Son on yılda globalleşme hakkında yazılıp çizilen abartmalı suçlemelera karşı delil ve veri toplayarak, globalleşme konusunda  çok abartma değerlendirmelerin ayağını yere bastırmaya uğraşan bir kişi. Bir de kitap yazmış, adı 'World 3.0' Bu kitapta bugün yaşadığımız dünyanın ancak yarım  globalleşmiş  olarak adlandırılabileceğini gündeme getiriyor. Globalleşmenin abartıldığını düşünüyor. The Economist dergisi bu haftaki sayısının 65'inci sayfasında yazarın globalleşme konusundaki tespitlerinin bir özetini çıkartmış. Son zamanda gördüğümüz en bilgi dolu globalleşme yazısı oldduğunu düşündüğümüzden  okurlarımıza aktarmaya karar  verdik.
Bay Ghemavat'ın kitabına ve tezine göre birçok alanda globalleşmenin dozu çok çok dükşük.

l Örneğin dünyadaki üniversite öğrencilerinin sadece yüzde 2'si kendi ülkelerinin dışında bir yerde okuyor.
l Dünya vatandaşlarının sadece yüzde 3 kadarı kendi doğdukları ülkenin dışında bir yerde yaşıyor.
l Dünyada üretilen pirincin sadece yüzde 7 kadarı hudutları geçerek dünyanın başka bir yerine satılıyor.
l Birçok yazar globalleşmenin mesafe ve kültürel bağ nedeni ile gerçekleştiğini düşünüyorlar. Ghemevat'ın sayılarına göre eğer iki ülke aynı dili konuşuyorlarsa yüzde 42 daha fazla ticaret yapıyorlar. Eğer bir ticaret bloğuna aitseler yüzde 47 daha fazla ticaret gerçekleştiriyorlar. Hele eğer ayni para cinsini kullanıyorlarsa yüzde 114 daha fazla ticaret yapmaktalar. Ve ayni koloniyal geçmişi paylaşıyorlarsa da % 188 daha fazla ticarete girişiyorlar.
l 'Venture capital' denen maceracı sermayenin yüzde 20'den azı fonun sahibi ülkenin dışında yatırılıyor.
l Borsaya açık hisse senetleri toplamının, sadece yüzde 20 kadarı yabancı yatırımcıların elinde.
l Internet trafiğinin yüzde 20'den daha az bir kısmı uluslararası sınırları aşarak dışarıya ulaşıyor.
l Bugün yapılan uluslararası göç, yüzyıl öncesinin yanında hiç bir şey sayılmalı. Geçmişte İrlandalıların yüzde 14 ve Norveçlilerinin yüzde 10 kadarı  göç etmişmiş. O günlerde vize gerekmiyormuş. Bugün dünyada vize ve seyahat dökümanlarına yapılan harcama yılda 88 milyar dolar. Dünyadaki ülkelerin yüzde on kadarında pasaport almak kişilerin ortalama yıllık gelirinin yüzde 10 kadarı harcamaları gerektiriyor. İşleri zor!
l Kuzey Amerika ve Avrupa şirketlerinin yüzde 25 kadarı bugün 'supply chain' denen tedarik zinciri teşkilatlarını küçültmüşler ve kısaltmışlar. Bugün Kanada-ABD sınırını geçmek için bir kamyon dolusu mal 2001 öncesine göre üç misli daha fazla zaman harcamak zorunda.
l 1950 yılından bu yana birçok sektörde üretimde  konsantrasyon oranları dramatik şekilde düşmüş bulunuyor ve 1980 yılından bu yana da kabaca sabit kalmış. 60 yıl önce dünyada otomobil üretiminin yarısı  iki şirket tarafından gerçekleştiriliyordu. Bugün ayni oran (yani üretimin yarısı ) altı şirket tarafından gerçekleştiriliyor.
l Homojenlik yaygın değil, birçok şey yerel. Mc Donalds Hindistan'da 'vejeteryan hamburger' satıyor, Meksika'da ise 'acılı hamburger'. Coca Cola ABD'de şeker olarak mısır şurubu kullanırken, Meksika'da kamış şekeri kullanmakta. 
Batı'nın MTV televizonunun yayını bugün Endonezya'da günde beş defa namaza davet için çağrı yapmakta.

En çok da patronlar yanılıyor!
Ghemavat'a göre globalleşmenin dozu  konusunda en çok yanılanlar şirket patronları. Nokia yıllarca dev Japonya mobil telefon pazarına dünyada sattığı en popüler telefon cinsleri ile girmeye çalışmış, ama sonunda becerememiş ve vazgeçmiş.
İnsanlar teknolojinin mesafe azaltıcı gücünü de abartıyorlar. Henry Ford otomobil ve uçaklar dünyayı birbirine bağlıyor dermiş. Martin Heidegger her şey 'eşit şekilde yakın ve uzak' demiş. George Orwell ise 1944 yılında mesafe ve hudutların ortadan kalkması laflarına fena halde gıcık olduğu için, bu fikirlere müthiş hücum yazıları yazmış. Hitler'in dünyayı homojen (!) yapma girişiminin de başarısız olduğunu zaten biliyoruz. 
Globalleşme sanıldığı kadar yaygın ve güçlü değil, sadece  biz abartıyoruz!

<p>Türk dizileri yurt dışında tarih yazıyor. İster Güney Amerika'ya gidin ister Balkanlar'a, Orta As

Türk dizileri tarih yazıyor, şer odakları boş durmuyor!

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı