• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
21 Kasım 2015 Cumartesi

Global kriz sonrası sıra gelişen ülkelerde mi?

Türkiye 2009 yılının ilk çeyreğinden başlayarak ABD’de patlayan finansal krizin etkisi altında kaldı. İlginç bir şekilde hem Almanya hem de Türkiye 2009 yılında yüzde eksi 4.7 ile daraldılar. Bu iki ülkenin ekonomisi birbirine hiç benzemiyordu ama ikisinin de ihracat müşterilerinin yüzde 60 kadarı daralan Avrupa ülkeleri idi. Bu ülkeler daralınca da Almanya ve Türkiye aşırı etkilenmişti. Kriz daha sonraları Avrupa’ya da atladı ve bu da Türkiye açısından ek sorun yarattı.

Türkiye kriz batıdan doğuya doğru ulaşınca, 2010 ve 2011 yıllarında iç talebi artırarak geçmişte ortalama yüzde 5 büyüyen ekonomisini hem 2010 hem de 2011 yıllarında yüzde 8-9 aralığında büyüme ile ayakta tuttu. Halbuki bizim ortalama büyümemiz yüzde 5 kadardı. Her şeyin olduğu gibi bunun da bir fiyatı vardı. Nitekim, yüksek büyüme ortamında, ithalat çok artarken cari denge açığı tarihi rekor kırdı, nerede ise GSYİH oranı olarak yüzde 10 değerine doğru veya dolar olarak 77 milyar dolara kadar çıktı. Kredi artışı ise yılda yüzde 40 düzeyini aşmıştı. Tabii bu devam edemezdi. Türkiye bu ortamda kamu maliyesini çok sıkı tutarak sorunları küçülttü. Kamunun kısa vadeli borcu da pek kalmadı. Bunu takip eden yıllarda, TÜİK tarafından yayınlanan istatistiklere göre , 2002-2011 arasında ortalama yüzde 5.3 büyüyen Türkiye 2012-2014 arasında ortalama sadece 3.1 civarında büyüyebildi. “El freninin çekildiği” bu dönemde cari açık ise 40 milyar dolara ve yüzde altı civarında GSYİH oranına doğru düştü. Global kriz nedeni ile ihracat azalıyordu ama ithalat da, ekonomideki yavaşlama sonucu daha da fazla daralıyordu. Bu da cari açığın küçülmesine yol açıyor ama büyüme de düşüyor ve bu da tarım dışı işsizliği yüzde 12.5 düzeyine çıkartıyordu.
Ama sonunda tek parti hükümetinin kurulması ve reform söylemlerinin gündeme oturması ümit verici oldu. Kamunun mali yapısının çok kuvvetli olması da ümit verici. Ancak Batı medyası gelişen ülkelerin geleceğinden çok şüpheci.

2015 yılında üç tane bela iyice ortaya çıktı. Birincisi, ABD faiz artırımına başlamaya karar vermiş gibi idi. İkincisi, Çin yavaşlıyor ve Çin’in daha önce emtia ve maden satın aldığı tüm gelişen ülkeler de zorlanıyordu. Üçüncüsü, özellikle sermayenin gelişen ülkelere bol kepçe gittiği dönemde, yüksek dozda dış kredi kullanan ülkelerin de, ABD’nin faiz hamlesi sonrası sermaye çıkışı başlayınca, zorlanacağı da görülüyordu.

Batı medyası ve reyting kuruluşları pek insaflı değildirler. Tersine bazıları da oldukça gaddardırlar. Bugün yapılan analizlerde sermaye hareketliliği bol olan, paranın da ucuz olduğu dönemde özellikle özel sektörün bol, aşırı dozda döviz kredisi kullandığı gelişen ülkelerin, önümüzdeki dönemde sorun yaşayacağı sürekli gündeme getirilmeye başlanmıştı. Bu tür ülkeler Batı medyasında üç kategoriye ayırılmış durumda.

Birinci kategorinin tipik ülkesi Çin deniyor. Çin zorlanır ama bir şey olmaz diye düşünmek gerek. Çünkü Çin sermaye çıkışına karşı oldukça önemli defans unsurları sahibi. Ama çok sorunları olduğu da gerçek.

Diğer taraftan ikinci kategori ülkeler için de Brezilya örnek veriliyor. Bu tip ülkelerin borcu çok yüksek , cari açığı var, ve oldukça büyük siyasi sorunları da var, hatta siyasette “bol kepçe kargaşa” yaşamakta. Bayan Başkan mahkemelik olacak gibi! Ve özel bono piyasası da 2007 yılından bu yana 12 misli büyümüş.

Üçüncü kategori gelişen ülkeler ise bir yandan çok büyük kriz yaşamaya aday olabilir veya da belayı yaşamış ve şimdi de toparlanma potansiyeli de olan ülkeler olarak vurgulanıyor. Rusya bu kategorinin en güzel örneği.

Tabii biz de kendi durumumuzu gerçekçi değerlendirmeliyiz! Gene de gerçeği vurgulayalım. Bizim büyümeyi azaltmadan ve işsizliği arttırmadan, cari açığı küçültmemiz gerek. Reform gerekli, tasarruf gerekeli ama bu tür reform ve tasarruf da kısa vadede olmaz!

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi