• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
10 Ekim 2013 Perşembe

Gelişen ülkelerin durumu ne olacak?

Bu hafta sonu IMF ve Dünya Bankası toplantıları Washington’da gerçekleşecek ve dünyanın büyük ekonomilerinin liderleri de orada olacak. Biz bugün Peterson Institute adlı kurumun önemli iktisatçılarından Arwind Subramanian adlı uzmanın durum değerlendirmesini aktarıyoruz. 
Yazara göre büyük ekonomilerin ekonomik durumları oldukça sorunlu. ABD toparlanma sürecinde ama polarize siyaset büyümeyi hırpalayabilir. Avrupa durgunluktan çok yavaş bir tempo ile çıkmaya çalışıyor. Japonya’da “Abenomics” denen ekonomik yaklaşım henüz yeni başlamış bir proje. 
Gelişen ülkelere bakıldığında ise durum oldukça açık. Gelişen ülkeler son on yılda büyümeye çok müsait dış ortamda yaşamışlar, emtia fiyatlarının yüksek olması ve ucuz sermaye girişi yaşamaları büyümelerini oldukça yükseltmişti. Ama şimdi Batı medyası “Parti bitti!” diyerek gelişen ülkelerin büyüme olanaklarının yeniden sınırlandığını temasını vurgulamakta. 

SERMAYE HIZLI BÜYÜME GETİRİR

Tabii ki geçmişe bakılırsa anlaşılması esas gereken konu, gelişen ülkelerin pazarladığı emtia fiyatlarının yükselmesi hiçbir zaman sürekli büyümenin temeli olmamış olmasıdır. Çünkü gelişen ülkelerde kurumsal yapı zayıftır. Ekonomi büyümeye başladı mı gelişen ülkeler ihracat sektörünün rekabet gücünü savunamazlar, reformları tehir ederler ve yönetişim zayıflar; bu da uzun dönem performansını düşürür. Örnek vermek gerekirse Vladimir Putin’in Rusya’sı esas petrol fiyatları yükseldiği zaman beladır, çünkü hemen reform ve değişimi frenlenir. Kaldı ki gelişen ülkelerde emtia fiyatlarının  artışından kazanan her ihracatçı için yükselen fiyatlardan ziyan eden birçok ithalatçı vardır. Ayrıca BRICS denen gruba bakılırsa homojen durum yoktur. Emtia konusunda Çin ve Hindistan net ithalatçıdır, Brezilya ve Rusya da net ihracatçı! 
Benzer şekilde ucuz ve kolay sermaye girişi de pek doğru değerlendirilmez. Önce hızlı ve aşırı büyüme gelir, sonra en çok borç kullananlar, sermaye çıkışı dönemi gelince, en büyük çöküşü yaşarlar. Bu durum 2008 Lehman olayı sonrası da böyle olmuştu, şimdi de böyle. Brezilya, Hindistan, Endonezya, G.Afrika (ve Türkiye) bu sorun nedeni ile finansal piyasalarında dalgalanma ve büyümede sorun yaşayan ülkeler. O.Jeanne, J.Williamson (ve A.Subramanian) tarafından yazılan “Who needs the Capital Account?” adlı yeni kitap orta vadeli büyümenin sermaye girişleri ile alakası olmadığını açıkça gösteriyor. Tabii doğrudan sermaye yatırımı şeklindeki sermaye girişini bu tezin dışında tutmak gerek. 

TASARRUF SORUNUN ÇÖZÜLMESİ ŞART

Ancak bugün aslında gelişen ülkeler açısından olumlu bir nokta da var. ABD, Avrupa ve Japonya gibi büyük ekonomiler, başta Çin olmak üzere gelişen ülkelerden büyük ithalatla karşı karşıya kalmalarına rağmen ve de büyük bir resesyon yaşamalarına rağmen, son kriz döneminde dış ticareti engellemeye pek çalışmadılar, gelişen ülkelerin ihracatına karşı büyük engeller dikmediler. Asya ve Avrupa’da yeni dış ticaret girişimleri yapılıyor olması ve Çin’de büyük reform girişimlerinin getireceği değişimler gelişen ülkelerin dış ticarette açık piyasalar ortamında yaşamalarını getirebilir. Çin yatırımdan tüketime dönmekle uğraşıyor, işi zor. Brezilya ve Hindistan (ve tabii Türkiye de) sorun yaratabilecek makroekonomik zaaflarını (mesela tasarruf sorunu) ortadan kaldırmak zorundalar ki yeniden büyüme momentumu yakalayabilsinler. Bu yazılanların hepsi çözüm bekleyen iç sorunlar. 
Gelişen ülkelerde düşen emtia fiyatları ve kaçan sermayeye üzülmek değil, büyümek için kendi iç sorunlarını kendisi çözmeyi ön plana çıkarmak yaklaşımı gerekli! Konunun uzmanı böyle diyor. Bu konular IMF-Dünya Bankası toplantılarında da en önemli gündem maddesi olarak tartışılacak. Yarından itibaren biz de Washington toplantılarının gündemini aktarmaya başlayacağız.  

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi