• $7,3818
  • €8,9785
  • 442.077
  • 1546.51
08 Ocak 2011 Cumartesi

Futbolun ekonomisi çökerken!

Perşembe günü Spor Yazarları'nın Antalya'da gerçekleşen seminer toplantısında son derece önemli paneller vardı. Bunlardan bir tanesinde de futbolun marka değeri ve mali geleceği konuşuluyordu. Paneli yöneten de bendim. 'Futbolun marka değeri başarı ve mali güç ile gerçekleşir, ikisi de bizde yok!' dedim.  

Her ne kadar Digitürk tarafından dağıtılan yayın hakları payları birçok kulübün giderlerini karşılamasına katkı yapsa da, kulüplerin geçmiş yıl zararları ve incelenen dönem zararları çok büyük ve bilançoları da delik deşik.  Güreli Baker Tilly tarafından Eylül 2010 tarihinde yapılan incelemede 2009 sonu verilerinde dört büyüklerin borcu 900 milyon TL, giderleri 624 milyon, gelirleri 452 milyon TL ve sonuçta dört büyüklerin 2009 sonu zararı 172 milyon TL çıkmış. Berbat şirketleştirmeler, ödenmeyen vergiler ve saçma transfer politikaları sonucu artan zararlar ve borç yükü kulüplerimizi iflasın eşiğine getirmiş bulunuyor. Bu durumda futbolun marka değerinden bahsetmek ve marka değerinin arttırılması çok zorlaşıyor. Kulüplerimizin bugünkü mali yaklaşımlarına devam etmeleri artık mümkün değil. Mali sorunları UEFA'dan ve TFF'den saklamak da mümkün değil. İlerde neler olacağına bakmak için ise bugün İngiltere'de Premier ligde olanları gözlemlemek yeterli.

UEFA Financial Fair Play adlı kurallarını gündeme getirdiğinden beri biliniyor: 2013-2014 sezonunun başlangıcından itibaren ve 2011-2012 sezonunun mali kayıtlarına dayanarak kulüplerin yarattıkları gelirden daha fazla harcama yapmaları engellenecek. Zararı olmayan veya zararı 7 milyon doları geçmeyen kulüpler UEFA'dan lisans alarak uluslararası müsabakalarda yer alabilecek.

Şimdi dönelim İngiltere'ye. Bu hafta itibarıyla Premier Lig'in tepesinde namağlup Manchester United var. Manchester Glazer Ailesi'ne satıldığından beri 600 milyon sterlin borç ve bu borcun faizleri altında inlemekte. Takımın ayakta kalmasının tek nedeni de emektar 69 yaşındaki Sir Alex Ferguson'un sürekli taktik değiştiren çabaları. Manchester taraftarları kırmız formaları çıkartıp takım ilk kurulduğu zamanki sarı-yeşil formalar ile maça geliyor ve ABD'li yatırımcıyı sürekli protesto ediyorlar. Para sorunları Manchester United'ı Christiano Ronaldo ve Carlos Tevez'i satmaya mecbur ettiğinden beri de takımda gitmek isteyen, sonra zorla anlaşan W. Rooney ve takımda en çok gol atan ligin gol kralı Berbatov dışında yedek forvet oyuncusu olarak tek Robert Owen kalmıştı, ama o da sakat. Geriye tek forvet yedeği olarak takıma bu yıl gelen genç Hernandez kalıyor. Sıkışan Ferguson 4-5-1 taktiğine geçip, Rooney'i sağ kenara alıp, tek forvet ile hücum ve orta alanı tutabilmeyi deniyor. Berbatov da 20 maçta attığı 14 golün 10 tanesini üç maçta atmış ve arada on maç da golsüz gitmişti. Man. U. 20 maçta tam 19 gol yemiş. Kaleci Van der Sar artık 40 yaşında. 37 yaşındaki R. Giggs ve 36 yaşındaki P. Scholes da emekli edilemiyor. Çünkü para yok. Özetle takımın geleceği de artık yok gibi!

Ligin ikincisi Manchester City aslında 'Abu Dhabi City' adını alsa iyi olur çünkü değirmenin suyu Körfez'den geliyor. City 22 maçta 42 puanla ikinci. Üçüncü durumdaki Arsenal ise teknik adam Fransız Arsene Wenger sayesinde hem Barcelona tipi 'total futbol' oynuyor hem de altyapıdan oyuncu yetiştiriyor, dünyanın her yerinden genç oyuncu buluyor, gençleri de oynatıyor, bu nedenle de takım pek mali sorun yaşamıyor. 21 maçta 40 puanla üçüncü.

Bu yılın başında ligin tozunu atan Chelsea ise Rus milyarder Rus Abramovich tarafından arpalanmasına rağmen ciddi para sorunu yaşamakta ve bu anlı şanlı Chelsea takımı şu anda 21 maçta 31 puanla ligde beşinci durumda. Para sorununu öngören Chelsea 5 adet uluslararası oyuncusunu sattı ve giderleri iyice kıstı. Alman Ballack, Brezilyalı Belletti, İngiliz Joe Cole, Portekizli Ricardo Carvalho ve Deco gitti. Lampard, D. Drogba ve N. Anelka ise 32 yaşını geçti, John Terry ve Ashley Cole ise otuzu aştı. Yedek oyuncu da pek kalmadı. Chelsea 21 maçta 21 oyuncu oynatmış, M. United 29, Tottenham 26 ve Arsenal 25 oyuncudan faydalanmış. Kadro darlığı sorunu nedeni ile ligin başlangıcında 5 puan farkla zirveye oturmuş Chelsea, son dokuz maçında sadece 1 puan alarak son 14 yılın en kötü performansına gerilemiş bulunuyor.    

12'nci durumdaki Liverpool ise büyük para sorunu yaşayan diğer bir takım. Liverpool bir Amerikalı yatırımcı grubundan başka bir Amerikalı grubuna, taraftarların bankaları tehdit etmesi sonucu satıldı. 350 milyon sterlini aşan ve giderek büyüyen bir delik var. Yeni ABD'li sahip en azından bankalardan borç alabilecek bir yatırımcı. Ama Liverpool ligde 20 maç sonrasında 12'nci ve 25 puanla zirveden 19 puan geride. Ligin dibinde ise 20 ile 22 puan arasında duran 7 takım var. Liverpool bütün İngiliz kulüplerinden daha fazla Avrupa Kupası ve Şampiyonlar Ligi kazanmış bir takım. Ama şu anda asları S. Gerard, yeni transfer Joe Cole, kaleci Pepe Reina ve İspanyol golcü Fernando Torres adeta amatör oyuncu görüntüsü vermekteler. Yani motivasyon sıfır. Takım çözülmüş durumda. Durum hiç hoş değil!

<p>Aşı olan vatandaşlarımızın sayısı 1 milyon 250 bini geçti.  Aşılama yapılacak grupları Sağlık Bak

6,5 milyon doz aşı Türkiye'de... Aşı planlaması nasıl olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattında performans testi için Ankara'dan Yozgat'a geçti

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında