• $9,5166
  • €11,1045
  • 546.801
  • 1455.42
8 Mart 2012 Perşembe

Futbol her yerde mahkemelik!

Bundan 'üç vakit' evvel Nisan 2011'de yazdık. Barcelona'nın kulüp başkanı Joan Laporta'nın 2003'te başladığı başkanlıktan yedi yıl sonra 2010'da ayrılırken kulübün 11 milyon euro karla sezonu kapattığını açıklamıştı. Daha sonra ise 79 milyon euro ziyan ettiği ve bu nedenle de o güne kadar hiçbir reklam almayan Barcelona kulübünün Katar reklamı almaya mecbur kaldığı ortalya çıkmıştı. Başkan Saandro Rosell'in ise eski Başkan Laporta'yı mahkemeye götürmüştü. Bu olay İspanya Maliye Bakanlığı'nın da devreye girmesine neden olmuş ve İspanya kulüpleri 2010 yılı Eylül ayında yeni çıkan bir kanunla 632 milyon euroluk vergi kaçağını (tüm kulüplerin toplamı) ödemek zorunda kalmışlardı.
Ama İspanya futbolu durulmadı. Son vukuat olarak geçtiğimiz 4 Mart 2012 tarihinde, Real Madrid'in 2006 ile 2009 arasında başkanlığını yapmış olan Ramon Calderon ve yardakçıları, kulübün kayıtları değiştirmek, sahte giderler göstermek ve üstelik Bernabeu Stadı'nın bir locasını Venezüella'da bir bankaya uzun vadeli satıp, ceplere yüksek miktarda rüşveti atmak, komisyon almak ve aileleri ve yardakçılarıyla beleş seyahatlere bu banka finansmanıyla götürülmekle suçlanarak Madrid'de savcı karşısına çıktılar. Savcı da delillerin yeterli olduğu gerekçesiyle davayı açarak Calderon'u bu hafta yargıç karşısına çıkardı. Yapılan incelemeler sonunda Calderon'un 2005-2006 sezonunda kulübün 81.2 milyon euroluk gerçek zararını, hayali bir 68.2 milyon euroluk kar icat ederek düşük gösterdiği de ortaya çıktı. Calderon çeşitli yardakçılarını da, sanki kulüp üyesiymiş gibi göstererek, genel kurulda kendi lehine oy kullandırmıştı. Real Madrid'de sahtekarlık diz boyu yani!
Ancak daha da büyük bir futbol skandalları dizisi de İsviçre'de bu hafta gerçekleşmiş bulunuyor. G. Marcotti tarafından detayları 5 Mart 2012'de medyaya aktarılan skandallar sonrasında İsviçre Süper Ligi'nde (on takımdan oluşuyor) 23 Mayıs'ta bitecek sezonun sonu gelmeden sadece sekiz takım kalacak galiba. Sion, şu anda 36 puan silinme cezası sonrası eksi 1 puanla ligin dibinde oturuyor ve düşmesi garanti gibi. Sion 2008 yılında Mısır'dan bir kaleciyi kuralları çiğneyerek transfer etmiş ve FİFA da kulübe iki yıl kimseyi transfer etmeme cezası vermişti. Ancak Sion cezayı takmamış, Celtic ile yapacağı maçta yasağa rağmen altı yeni oyuncu transfer edip, oynatmıştı. UEFA Sion'un Avrupa liginden atılacağını bildirince de, İsviçre yerel mahkemelerinden Avrupa Komisyonuna kadar her yerde dava açmıştı. Davalar sonuçlandı ve Sion hepsini kaybetti. Üstelik FIFA'nın sivil mahkemelere götürülmesi yasak olmasına rağmen, Sion bu suçu işlediğinden, federasyondan 36 puan silinme cezası geldi.
İsviçre'deki futbol skandallarının daha da büyüğü, Servette takımıyla bu hafta yaşandı. Servette takımının geçmişi 1890 yılına dayanıyor ve geçen yıl Süper Lig'e terfi etmişti. Ancak geçen hafta perşembe günü Servette kulübü iflas ettiğini ilan ederek İsviçre Süper Ligi'nde son maçını oynadı. İranlı Majid Pishyar adlı bir işadamı Servette takımının sahibiydi. Kulübün iflası internet sitesinden açıklanırken, sezonu bitirmek için 7.6 milyon dolara ihtiyacı olduğu ve bunun 1.6 milyon dolarının da derhal gerektiği ama bu tür bir finansmanın mevcut olmadığı açıklandı. Daha sonra anlaşıldı ki Pishyar evvelce Avusturya Kulübü Admira Wacker'in sahibiymiş ve kulübü iki defa küme düşürdükten sonra 4 milyon dolar borç takarak iflas ettirmişti.
Bir diğer çılgınlık da Neuchatel Xamax'da yaşandı. 2011 mayısında Bulat Chagaev adlı Çeçen işadamı kulübü satın almış ve derhal menajer Didier Olle Nicole'ü kovarak yerine Bernard Challendes'i almıştı. Chagaev İsviçre Kupa finalinde takımın soyunma odasına inerek yanındaki bodyguard'larla beraber oyuncuları tehdit etmişti. Neuchatel maçı da 2-0 kaybetmişti. 2011 yazında Neuchatel İsviçre standartlarına göre çok yüksek transfer harcamaları yaptı. Takımın başına da aslında antrenör olmayan Brezilyalı Sonny Anderson getirildi, teknik adam lisansı olmadığı için de yanına Francois Ciccolini oturtuldu. Ama bu ikili, iki maç sonra kovuldu ve yerlerine İspanyol Joaquin Caparros getirildi. Eylül ayında ise onun yerine yine bir İspanyol Victor Munoz geldi. Beş ayda beş antrenör sonrasında kasım ayında işler daha da karıştı. Chagaev'in Bank of America'nın antetli kağıdı üzerinde hile yaparak bankada 38 milyon doları olduğu şeklinde teminat verme girişimi ortaya çıkınca da, beş parasız kalan takım iflas etti. Ocak 2012 tarihinde iflas resmen açıklanmak zorunda kaldı. Bütün oyuncular kontratları iptal edilerek serbest kaldı. Chagaev kendisi de sahtekarlık nedeniyle tevkif edildi.
Tabii bizim kulüplerimizde böyle şeyler olmaz, böyle riskler yoktur! Kulüplerimizin hepsinin mali durumu aslanlar gibidir, çünkü kulüp yönetimlerimiz de kurumsallığa ve profesyonelliğe dayanır, şike, mike de yoktur!

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu