• $7,376
  • €8,9907
  • 441.609
  • 1551.57
05 Şubat 2011 Cumartesi

Enflasyon 2011'de düştü ama...

Bu hafta açıklanan verilere göre tüketici fiyatlarında yıllık enflasyon yüzde 5'in altına inerek son kırk yılın en düşük düzeyine geriledi. Ortalama fiyat artışları ocak ayında yüzde 0,4 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran aslında beklentilere göre biraz yüksek olsa da, rağmen güçlü bir baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyonda 1,5 puanlık bir düşüş söz konusu oldu.
Yıl sonu hedefinin yüzde 5,5 olduğu bir durumda, enflasyonun yıla 1,5 puanlık düşüşle başlaması ve yüzde 4,9 seviyesine gerilemesi şüphesiz olumlu bir gelişme. Ancak enflasyonda düşüşün kalıcı olup olmayacağına ilişkin endişelerimiz var. Bilindiği gibi geçen yıl sonunda enflasyon hedefin 0,1 puan altında kalarak yılı yüzde 6,4 seviyesinde tamamlamıştı. Bu anlamda Merkez Bankası'nın başarılı bir yılı geride bıraktığını peşinen kabul etmemiz gerek.
Aşağıdaki tabloda, harcama grupları itibarıyla yıllık enflasyona olan katkıların son dört yıllık özeti  yer alıyor. Katkı demek pay çarpı artış hızı demek.
Tablonun son iki sütünundaki verilere bakacak olursak, yıllık enflasyondaki 1,5 puanlık düşüşün neredeyse tamamının toplam endekste payı yüzde 6 olan Alkollü İçecekler ve Tütün Mamulleri grubundan kaynaklandığını görüyoruz. Bu grupta çoğunlukla vergiler ve fiyat ayarlamaları nedeniyle aralık ayında yıllık yüzde 25 seviyesinde olan yıllık fiyat artış oranı, ocak ayında aniden yüzde 2'ye gerilemiş. Bu da 2009 sonunda uygulanan vergi ve fiyat ayarlamalarının devreden çıkması neticesinde gerçekleşmiş. Önümüzdeki dönemde, muhtemelen seçimlerden sonra bu grupta yeniden fiyat artışları söz konusu olabilir. O zaman enflasyona ekstra katkı söz konusu olacaktır.
Diğer yandan, son dönemde enflasyondaki dalgalanmanın en önemli nedeni olan gıda fiyatlarındaki oynaklıklar, önümüzdeki dönemde de enflasyondaki düşüş trendini etkileyecektir. Bu konuda, dışarıdan gelen küresel bazda fiyat artışlarını yansıtan veriler dikkatimizi çekiyor. IMF tarafından aylık olarak yayınlanan küresel fiyat endeksine göre gıda gurubu fiyatları dünya genelinde son on iki ayda yüzde 26 oranında artmış. Bu oran altı ay önce yüzde 5 seviyesinde idi. Bu etkinin gecikmeli olarak da olsa yurtiçindeki gıda fiyatlarını etkilemesi kaçınılmaz gözüküyor. Ek olarak, son dönemde döviz kurlarında görülen hareketlenme ve TL'nin değer kaybetmesi de bu etkiyi artıracak. Kuşkusuz, döviz kurundan enflasyona bire bir geçişkenlikten söz edemeyiz. Ancak gıda grubu fiyatlarının döviz kurlarındaki hareketlilikle birlikte enflasyonu orta vadede yukarıya çekeceğini tahmin edebiliriz.
Son olarak, yakından takip edilmeyen, ancak önümüzdeki dönemde fiyat gelişmeleri açısından önemli bir endikatör durumundaki Üretici Fiyatları Endeksi'ndeki gelişmeler de dikkat çekiyor. Üretici fiyatları ocak ayında, aylık bazda yüzde 2.4 oranında artarak yıllık enflasyonu yüzde 10.8 seviyesine yükseltti. Yani, tüketici fiyatlarında yüzde 5'in altına düşen yıllık enflasyon, üretici fiyatlarında yüzde 10'un üzerine çıktı. Üretici fiyatlarındaki bu hızlı artışın önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarına yansıması sürpriz sayılmamalı.

<p>Trump'ın ayrılışının ardından ABD'nin 46'ncı başkanı Joe  Biden ailesiyle birlikte yemin ederek r

Joe Biden, AB ile buzları eritir mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beyaza bürünen Horma Kanyonu muhteşem manzaralar sunuyor

Yılanların yuttukları dev canlılar