• $7,4038
  • €8,9876
  • 445.342
  • 1569.35
13 Eylül 2012 Perşembe

Ekonomi yorumcuları futbol konuşanlardan bile daha beter!

OECD tarafından Paris'te ilan edilen son tahminlere göre Almanya da bu yılın  ikinci yarısında resesyona girmiş olacak. 34  en sanayileşmiş ve kalkınmış ülkeyi temsil eden OECD'nin  Almanya'nın 2012 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 0.5 ve dördüncü  çeyreğinde yüzde 0.8 daralacağını tahmin etmekteler. Avrupa'nın en büyük üç ekonomisi, Almanya, Fransa ve İtalya üçlüsünün bu yılki büyümesi yüzde 0.2 olarak görülüyor. İngiltere 2012'de 0.7  daralacak. İspanya'yı hiç konuşmuyoruz bile!
Şimdi böyle bir global çöküş ortamında çılgınlar gibi tüketen ve tasarruf etmeyen bir toplum olan Türkiye'de, büyüme planlanan yüzde 4 büyüme düzeyinin altına, yüzde 2.5 veya 3 civarına inecekmiş diye bağırıp çağırmanın anlamı var mı? Neden fren çekmiştik? Cari açık 77 milyar dolara veya GSYİH verisinin yüzde 10 civarına tırmandı diye değil mi? Finansmanının bütünü yabancı tasarrufu ile yapılıyordu diye değil mi? Ne çabuk unuttuk! Cari açık kaç milyar dolara, hangi orana indi farkında mıyız? Dün ilan edilen verilerde temmuz ayında yıllık cari denge açığı büyük çaba ile yıllık sadece 61.4 milyar dolara indi, tümü de dış tasarrufla finanse ediliyor. İnsaf edin biraz! 
Hafta başında ikinci çeyrek büyüme verilerine ek olarak temmuz ayına ilişkin sanayi üretim istatistikleri de açıklandı. Buna göre temmuz ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 3.4 oranında arttı. İç talepteki daralma ve kapasite kullanımındaki aşağı yönlü trend nedeniyle sanayi büyümesinin yüzde 2 civarına düşmesi bekleniyordu. Bu nedenle, temmuz ayındaki yüzde 3.4'lük büyüme oranı aslında iyi sürpriz.
Aynı zamanda, mevsimsel dalgalanmalara ve tatil günlerine göre düzeltildiğinde, sanayi üretimi hem bir ay öncesine göre, hem de üç ay öncesine göre ciddi bir toparlanmaya işaret ediyor. Düzeltilmiş endeks, beş aylık yükselişin ardından haziran ayında aylık bazda yüzde 1.6 oranında düşmüştü. Temmuz ayında bu düşüş geri alındı ve yüzde 1.7'lük üretim artışı gerçekleşti. Son üç aylık ortalama performansa baktığımızda sanayi sektörünün üç aylık yüzde 1 civarında bir büyüme temposuna ulaştığını görüyoruz. Bu tempo, her ne kadar geçen yılki performansın altında olsa da, yıllık yüzde 4 civarında büyümeye daha yakın. Bu oran da hedeflerle uyumlu.
İHRACAT ZAYIFLAMAMALI
Aşağıdaki grafik düzeltilmiş sanayi üretim endeksinin son dönemde izlediği seyri özetliyor. Tabloda aynı zamanda mevsimselliğe göre düzeltilmiş imalat sanayi kapasite kullanım oranları da yer alıyor.

"denis.20120912222333.jpg"

Kapasite kullanım oranları kabaca bir buçuk ay önce açıklandığından, sanayi sektörü açısından en önemli öncü gösterge durumunda. Sanayi üretimi ve kapasite kullanımı arasında görülen paralellik son dönemde, 2012'nin başından bu yana bozulmuş durumda, iki grafik arasında belirgin bir ayrışma var. Kapasite kullanımı istikrarlı bir şekilde zayıflarken, sanayi üretiminde dalgalı ama yukarı yönlü seyir devam ediyor. Uzun süredir devam eden bu durumu net bir şekilde açıklamakta zorlanıyoruz. İç talepteki zayıflık ve daralma bir noktaya kadar sanayi üretimini olumsuz etkiliyor, ancak dış talep ve ihracattaki güçlü seyir sanayi sektöründe çarkların dönmesini sağlıyor. Bu ortamda kapasite kullanımında görülen zayıflık daha çok iç talebi yansıtıyor gibi. Çünkü, kapasite kullanımı düşerken, sanayi üretim endeksinde pozitif trend devam etmekte.
Önümüzdeki dönemde ihracattaki artış trendi devam ettiği sürece sanayi üretiminde de yüzde 3-4 arasında büyüme oranları görmeye devam edeceğiz. Fakat ihracatta önümüzdeki dönemde ek zayıflık bu tabloyu olumsuz etkiler.

<p>Futbolda sıcak gelişmeleri ve merak edilen başlıkları Akşam Gazetesi Spor Editörü Tamer Ayeri, yo

Muslera'nın dönüşü Galatasaray'a ne katar?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor