• $9,2919
  • €10,8348
  • 533.674
  • 1429.93
19 Aralık 2010 Pazar

Durmuş Yılmaz'ın hedefi ne?

Merkez Bankası perşembe günü yeni politika yaklaşımının faiz bacağını, cuma ise zorunlu karşılık stratejisi açıklandı. Medyada yazılıp çizilenlerin arkasındaki uzman yorumcular, salt faiz politikası bacağını bilerek ve karşılık konusunda açıklanan bilgi olmadan, ön yargılarını döktüler. Şöyle başlıklar vardı: '0.50 puan faiz indirimi aspirin tedavisidir'.  Bu başlıklar daha karşılıklarla ilgili açıklamalar yapılmadan ortalığa döküldü. Bunlara 'Bravo!' demekten başka çaremiz yok, protestomuzu da alkışlayarak yapıyoruz!

Merkez Bankası uzun zamandır politika değişikliği sinyalleri vermekteydi. Aralık ayı başında yayınlanan 70 kadar sayfalık Finansal İstikrar Raporu neredeyse yeni politika çerçevesinin tümünü içermekteydi. Sonra M.B. Başkanı'nın Bakanlar Kurulu Sunumu gündeme geldi. Başkanın 8 Aralık'ta İstanbul'da yaptığı Active Academy Finans Zirvesi konuşması 5-6 sayfalık mükemmel bir özetti. O da medyaya aksetmedi. En sonunda Başkan Yardımcısı Erdem Başçı'nın konuşması sağır kulakları delip geçmeyi başardı. Bu konuda, durumu ve yeni politika yaklaşımını minimum zahmetle anlamaya çalışanların Durmuş Yılmaz'ın 8 Aralık 2010 tarihli İstanbul konuşmasını M. Bankası'nın sitesinden indirip okumaları minimum gerekli yaklaşımdır.

Yeni politika neden gerekiyor? Ülke hızla toparlandı. Enflasyon düşecek gibi. Faizimiz yüksek. Cari açığımız da yapısal ve geleneksel olarak büyük. Diğer taraftan iç talep, tüketim, kredi arttı ve ülkemize ABD ve Avrupa'da yaratılan parasal genişleme sonrası koşarak gelen sıcak para diye adlandırdığımız finansal akımlar hızla girmeye başladı. Bu durumda, hem finansal istikrarı hem de makro dengeleri gözetmek için birden fazla araçla yaklaşmanız gerek. İşte Merkez bunu yapıyor. İki hedef ve de iki araçtan oluşan bir miks gerektiriyor. Aşağıda Durmuş Yılmaz'ın ağzından (8 Aralık konuşması) yeni politikanın ne hedeflediğini aktarıyoruz.

'Yeni politika, dört temel üzerine kurulmuştur.
Birinci hedef olarak, ekonomik birimlerin daha az borç ve daha çok özkaynak kullanmaları  için teşvik edilmesi bu yönde takip edilecek politika uygulamalarının temel taşlarından biridir.

Zorunlu karşılık oranlarının artırılması, zorunlu karşılıklara faiz ödenmesine son verilmesi, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kesintilerinde artırıma gidilmesi, bankaların sermaye yeterlilik oranının yüzde 12 olarak hedeflenmesi gibi uygulamalar, borçluluk oranlarında aşırı artışları caydırıcı tedbirlerdir.
İkinci olarak ekonomik birimlerin borçlanmalarında vade uzatımı teşvik edilmektedir. BDDK'nın TL tahvil ihracına izin vermesi ve Merkez Bankası'nın gecelik borçlanma faizini 400 baz puan indirmesi neticesinde kısa vadeli swap faizlerinin gerektiğinde düşmesine imkan verilmesi bu yönde atılmış önemli adımlardır. AZorunlu karşılıklarda gerçekleştirmeyi öngördüğümüz yeni düzenlemelerle uzun vadeli mevduatın teşvik edilmesi hedeflenmektedir.

Politika çerçevesinin üçüncü ayağı, borçlanmalarda Türk parasının teşvik edilmesi ve net döviz pozisyonunun güçlendirilmesidir. Hazine Müsteşarlığı'nın Türk Lirası cinsi borçlanmaya ağırlık vermesi, yabancı para cinsi iç borç stokunun kademeli olarak azaltılması ve Merkez Bankası'nın uyguladığı esnek döviz alım ihaleleryle sermaye girişlerinin arttığı dönemlerde rezerv birikimini hızlandırması, bu amaca yönelik uygulamalardır.

Politika çerçevesinin dördüncü ve son ayağını, risk yönetimi kültürünün geliştirilmesi oluşturmaktadır. Bu kapsamda finansal eğitim konusunda atılabilecek adımlar sistemin sağlıklı işleyişi açısından önem arz etmektedir. Son dönemde VOB'un bilinirliliğinin artırılması, ürün çeşitliliğinin zenginleştirilmesi ve vadeli işlemlerin daha yaygın kullanılmasına yönelik çalışmaları memnuniyetle takip etmekteyiz. Ayrıca, 2001 yılından bu yana uygulanan dalgalı kur rejiminin, kur riski bilincinin yerleşmesine önemli katkıda bulunduğunu düşünüyoruz.


Tamamlayıcı stratejiler

ÖZETLEMEK gerekirse, mevcut konjonktürde hem kamu hem de özel kesim için aşırı borçlanma yoluna gitmemek, tüm borçlanmalarda uzun vadeye yönelmek, olabildiğince Türk Lirası cinsinden borçlanmayı tercih etmek ve riskleri doğru yönetmek ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını önemli ölçüde pekiştirecektir. Merkez Bankası'nın uyguladığı para politikası, fiyat istikrarıyla finansal istikrarın birbirini tamamladığı bir çerçevede şekillenmektedir. 'Yarın başkanın ağzından teknik içeriği aktaracağız!

<p>Batı, CHP ve HDP,  Gezi ve 15 Temmuz davaları sanığı Osman  Kavala için seferber olmuş durumda.

Halk TV'nin Osman Kavala sevdası

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor