• $8,1523
  • €9,7373
  • 457.609
  • 1378.75
03 Haziran 2011 Cuma

Döviz spekülasyonu tehlikeli iş!

Piyasalarda dolar ile euro arasındaki değer değişmelerini, med-cezir gibi bir gidip bir gelmesini izleyenlerin başı döndü. Bu hafta yine euro son üç haftanın en yüksek değerine çıktı. Almanya'nın Yunanistan için yeni bir kurtarma paketine daha razı olacağı haberleri, euronun değer kazanmasına neden oldu diyenler çoklukta.
AB ve IMF'nin de Yunanistan için yeni bir kredi paketini 20 Haziran'daki Maliye Bakanları toplantısında açıklaması bekleniyor deniyor. Ancak ortalıkta dolaşan yorumlara baktığımızda piyasalardan daha farklı analizler geliyor. Bunlardan biri çok ilginç.
Analiz önce euronun gelişen ülkeler menkul kıymet piyasaları endeksleriyle olan korelasyonunun, ABD veya AB hisse senedi piyasalarının gidişatıyla olan korelasyonundan daha kuvvetli olduğu gözleminden başlıyor. Her üç piyasa da üç para birimi ile benzer yönde ilişkili ama yatırımcıların risk algılamaları sürekli yön değiştirdiği için genelde dolar da risk algılaması arttıkça değer kazanıp, risk algılaması azaldıkça değer kaybediyor. Ancak gelişen ülke menkul kıymet piyasalarının euro ile daha kuvvetli korelasyonu olmasının nedeni ne sorusuna da cevap vermek önemli. J. Mckintosh piyasada dolaşan şöyle bir analizi aktarmış.
Bu analize göre yatırımcılar iyimser olduklarında gelişen piyasalara fon akmaya başlıyor. Bu durumda gelişen ülke Merkez Bankaları döviz alıp paralarının miktarını arttırmak zorunda kalıyor. Böylece kendi paralarının değerinin yükselmesini engellemeye çalışıyorlar. Özetle ABD Merkez Bankası'nın parasal genişleme politikasını ithal etmiş oluyorlar ve enflasyon da yükselme trendine giriyor.
Bu arada ülkenin dolar cinsi döviz rezervlerinin artışını gün be gün seyreden gelişmiş ülke döviz rezervi yöneticileri de, döviz rezervlerini tutmak için satın aldıkları ve ellerinde biriken ABD Hazine kağıtlarının büyüklüğünden endişelenip varlıklarını biraz da euroya aktarıyorlar. Bu portföy değişimi de euronun dolara karşı değerlenmesini getiriyor.
Verilere göre son iki yılda gelişen ülkelerin tuttuğu euro cinsi döviz rezervleri biraz azalarak yüzde 28.5 değerine düşmüş. Ancak eldeki döviz rezervlerinin dolar kısmındaki düşüş oranı çok daha fazla. Rölatif olarak bakıldığında euroya dönüş daha fazla.
Uluslararası döviz rezervlerinin uzak ara en büyük tutucusu bilindiği gibi Çin. Çin döviz rezervlerini nerede tutuğunu açıklamıyor. Ama sık sık eurobond piyasasına yaptığı yatırımlardan bahsediyor. İstatistikçiler Çin döviz rezervlerindeki aylık artışın euronun son yıllarda değer kazanması ile ilişkili olduğunu saptamış. Gözlemcilere göre Çin rezervleri arttıkça giderek daha fazlasını euro cinsi varlıklara yatırıyor, bu da euronun değerini artırıyor. 
Ancak Çin döviz kuru piyasalarına daha az müdahale ederek, yeniden parasının değerlenmesine olanak sağlayacak (enflasyon kontrolü için) ve bu nedenle de euroya giden fon miktarı daha azalacak deniyor. Bu gelişme de, her ne kadar örneğin 20  yıllık bir 'upuzun' vadede doların euroya karşı değer kaybedeceği düşünülse de, euronun biraz daha kısa veya orta vadeli bir bakışta değer kazanmayabileceğini düşünen çok sayıda piyasa ajanı var.
Yani gelin, siz siz olun, bugünlerde ortalıktaki toz duman kalkmadan kredi alırken veya varlık alırken döviz piyasasında döviz kuru spekülasyonuna bulaşmayın!

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler

Petranboard'u kapan zirveye koştu