• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
22 Mayıs 2011 Pazar

Daron Acemoğlu eşitsizlik ve finans sektörü!

Dün Haliç Kongre Merkezi'nde Fatih Üniversitesi'nin geniş katılımlı 2011 İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı'nda açılış konuşmasını yapan ABD'de MIT Öğretim Üyesi Profesör Daron Acemoğlu'nu dinledim.
Acemoğlu, Nobel adayı olarak gösterilen bir akademisyen, ama sıcak, kolay ilişki kurulabilen bir insan. Öğle yemeğinde ikimiz de salona geç geldiğimiz için tesadüfen aynı masada oturduk. Sunumunu almak istedim, birkaç saat içinde mail ile gönderdi. Kafası çok berrak bir iktisatçı olduğu da konuştuğunuzda hemen görülüyor. Eşi de MIT'de hoca, Ankaralı bir bilim kadını. 
Konuşmasının teması, gelir dağılımı eşitsizliği, finans sektörü, finansal kriz ve finansal istikrar ilişkisi idi. Bu konu şu anda tüm dünyada çok tartışılan, ABD'de de çok gündemde bir konu.
Örneğin son beş yılda çok ünlenen Chicago Profesörü Raghuram Rajan (kendisinin birkaç ay evvel Paris'te Coface'ın yıllık kongresinde yaptığı konuşmadan çok etkilenmiş ve tezlerini bu sütuna taşımıştım)  'Fault Lines' adlı eserinde teknolojik gelişmenin gelir dağılımında eşitsizlik yarattığını, siyasetçilerin buna reaksiyonunun da krizlere yol açtığını vurguluyor, yani eşitsizlik ile kriz arasında bir ilişki gündeme geliyor (örneğin düşük gelirlilerin de konut alabilmesi için herkese bir ev sağlanması gibi politikaların, 'subprime' denen ve borç geri ödeyemeyeceği bilinen kimselere, düşük faiz ve kredi kolaylığı getirilerek finansal soruna neden olduğu türü bir tez).
Ancak Acemoğlu, gelir eşisizliği, finansal sektör ve krizler arasında bir ilişki olduğunu kabul ediyor ama alternatif bir ilişki sekansı gündeme getiriyor.
Onun hipotezine göre siyaset finansın durumunu belirliyor, bu ilişki bir taraftan gelir dağılımının en üst kesiminde yerleşik büyük eşitsizlik yaratıyor. Ayni anda da finans tarafından fonlanan siyasilerin 'her şey serbest' ilkesini gündeme getirmesiyle de finansal krizlere yol açılıyor. Biraz açıklama getirilirse, son on yılda ABD'deki siyasetçiler seçilmek için çok büyük kampanya harcamaları yapmak zorundalar, bu nedenle siyasetçinin kampanyası için gerekli finansman finans kesiminden parasal transferlerle sağlanıyor, bu şartlar altında da finans kesimi ABD'de özel kesimde ve ülke içinde elde edilen tüm karların yüzde 40'tan fazlasını elde ediyor. Diğer taraftan finans tarafından fonlanan siyasetçiler, her şeye göz yumup, her türlü faaliyetin denetim ve gözetim dışına taşınmasına izin verirken, siyasetçileri fonlayan finans sektörü yöneticilerinin ise en yüksek yüzde bir gelir elde edenlerin içinde çok yüksek bir pay alabildiğini (ABD'de en yüksek gelirli yüzde 1'in toplam gelirin içindeki payı yüzde 25 civarında, bu gelir diliminin önemli bir kısmı da finans yöneticileri).  Bu nedenle finans kesiminde 2008 yılındaki temel ilke 'too big to fail değil' yani iflas edemeyecek kadar büyük değil, İngilizce olarak 'too interconnected to fail' yani 'iflas ettirilemeyecek kadar siyasetçilerle halvet' şeklinde serbest bir tercüme getirilebilecek bir durum!
Bu nedenle Acemoğlu ABD'de regülasyon, denetim ve gözetimin politik süreç tarafından etkilenmemesinin finansal kesimde istikrar için en önemli unsur olduğunu vurguluyor. Birçok parlamenterin ötesinde, Merkez Bankacı Greenspan, Bakanlar Rubin ve Summers'ın da bu göz yuman, sırtını çevirenlerin arasında olduğunu da açık seçik ifade ediyor. Ben listeye ABD'nin SPK Başkanı Cox'u da eklerdim.
Finansal istikrar için yeni düzenlemeler yapılırken düşünülmesi gerekenlerin başında Acemoğlu'nun vurguladığı şeyler önemli.
Yarın devam edeceğiz!

<div><br></div><p><br></p>

Meteoroloji Hava Tahmin Uzmanı açıkladı... İstanbul'a kar yağacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ocak 2021)

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar