• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
14 Aralık 2010 Salı

Cari açıkta artış sürüyor!

"tablo.20101213223553.jpg"Ekonomik toparlanmaya paralel olarak, cari açıktaki artış ekim ayında da devam etti. Aylık açık beklentilere yakın olarak 3.7 milyar dolar olurken 2010'un ilk on ayında toplam açık 35.7 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın aralık ayı sonunda 48 milyar dolar civarına yükselmesini bekliyoruz. Bu da GSYH'nın yüzde 5.5-6 civarında bir orana karşılık geliyor.

Cari açıktaki artışa bakarken bir noktayı tekrar etmekte fayda var: Ekonominin hızlı büyüdüğü dönemlerde cari açığın artması, kriz dönemlerinde de azalması tamamen yapısal faktörlere bağlı. Ulusal tasarruf açığımızı kapatmadan bu döngüyü kırmamız mümkün değil. Yani kısa vadede sihirli bir formülümüz yok.

Uzun vadede ise, cari açığın çözümü tasarruflarımızı artırmaktan geçiyor. Cari açığın artması, tasarruflarımızın yetersiz kalmasından dolayı, yatırımlarımız için başkasının tasarruflarına başvurduğumuz anlamına geliyor. Ekonomide sürdürülebilir büyümenin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için yatırımların artması gerekiyor. Ancak, ulusal tasarruflarımız yatırımlardaki bu artışı karşılamaya yetmiyor. Tasarrufları artırmanın bir yolu, bütçe açığını azaltarak kamu tasarruf açığını en az seviyeye indirmek. Bu noktada, bütçe disiplinin sağlanması ve kamu harcamalarının kısılması kısa vadede cari açığa karşı en etkili çözüm olarak gözüküyor.

Diğer yandan, dışarıdan transfer edilen tasarruflarda borçlanma dışı kanallar, finansman açısından ön plana çıkıyor. Bu da ya kısa vadeli portföy yatırımları yoluyla, ya da uzun vadeli doğrudan yatırımlarla yapılıyor. Portföy yatırımları riskli bir tercih. Ancak doğrudan yatırımlarda istikrar sağlamak da kolay değil.

2005'in ardından doğrudan yatırım hızla artmış 2006-2007 döneminde yıllık bazda net 20-25 milyar dolara yükselmişti. Bu girişler sayesinde de cari açık rekor kırarken fazla risk oluşturmamıştı. Son küresel krizin ardından ise doğrudan yatırım girişleri azalarak 2009 yılında net 6.7 milyar dolar seviyesine kadar gerilemişti.

Doğrudan yatırım girişlerindeki zayıf trend 2010'da da devam etti. Net doğrudan yatırım girişleri son on iki ayda ekim itibarıyla 5.1 milyar dolara düşmüş durumda. Cari açığın finansmanı ise büyük oranda borçlanma kanalıyla (son on iki ayda 30.5 milyar dolar) yapılmış. Sıcak para dediğimiz portföy yatırımlarında da net 15 milyar dolarlık giriş söz konusu. Aşağıdaki grafikte doğrudan yatırımların cari açığı karşılama oranının 2005 öncesindeki seviyelere düştüğünü görüyoruz:

Cari açıktaki artış felaket habercisi değil. Ancak finansmanın daha çok kısa vadeye dönmesi de kırılgan bir yapı oluşturuyor. Bu nedenle, doğrudan yatırım gibi uzun vadeli ve daha az maliyetli finansman kanallarının yeniden devreye girmesi gerekiyor. Bu nedenle de içerideki yatırım ortamını düzeltmemiz, kamu maliyesi ve enflasyon gibi konularda da disiplinli davranarak riskleri azaltmamız gerekiyor. Son dönemde açıklanan GSYH büyüme oranlarının teyit ettiği ekonomik potansiyel ve iç talep göstergeleri aslında doğrudan yatırımlar açısından Türkiye'yi ön plana çıkartacak önemli fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları iyi değerlendirmemiz şart.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi