• $7,3505
  • €8,9443
  • 438.027
  • 1536.11
14 Temmuz 2012 Cumartesi

Cari açık düşerken finansman kalitesi artıyor

Uzun zamandır ekonomimiz açısından en kırılgan faktör olarak değerlendirilen cari açıkta düzelme mayıs ayında da devam etti. Geçen yıl 7.8 milyar dolar olan aylık cari açık yüzde 26 oranında azalarak 5.8  milyar dolara indi. Aradaki iki milyar dolarlık fark sonucunda da on iki aylık birikimli açık 67 milyar dolarla geçen yılın mayıs ayında olduğu seviyeye geri geldi.
Hatırlanırsa, on iki aylık birikimli açık Ekim-Kasım döneminde rekor kırarak 80 milyar dolara dayanmış, 78.3 milyar dolardan geri dönmüştü. Ekim'den Mayıs'a yani yedi aylık sürede yıllık açıkta 10 milyar doların üzerinde düzelme var. GSYH oranı olarak da geçen yıl yüzde 10'u teğet geçen cari açık son dönemdeki düşüşle birlikte tahmini olarak yüzde 9'un altına inmiş durumda. Yıl sonunda yüzde 7-8 civarında bir oran şaşırtıcı olmaz.
Cari açıktaki azalmanın yanında asıl önemli olan finansman kalitesinde son dönemde görülen artışlar. Türkiye içine akan uzun vadeli doğrudan yatırım toplamı son on iki ayda 16.5 milyara ulaşmış durumda. Çıkışlar da hesap edildiğinde net 12.5 milyar dolar. Aşağıdaki grafikte cari açıktaki düşüş doğrudan yatırımlarda görülen düzelme ile birlikte gösteriliyor. Cari açık düşerken doğrudan yatırımlardaki olumlu gidişat daha da önemli hale geliyor.

"tablo.20120713232746.jpg"
Diğer yandan kısa vadeli olan portföy yatırımlarından gelen finansman son on iki ayda net 13.8 milyar dolar olmuş. Yani doğrudan yatırımlar portföy yatırımları ile neredeyse kafa kafaya gelmiş. Ancak finansmanın büyük bir kısmı hala bankacılık kesimi ve özel sektörün dışardan borçlanmaları kanalıyla yapılıyor. Mayıs ayındaki 5.8 milyarlık açığa karşılık toplam finansman 8.7 milyar dolar olmuş. Bu finansmanın 7.3 milyar dolarlık kısmı özel kesim ve (mevduat dahil) bankacılık sektörü borçlanmalarından. Ayrıca şehir efsanesi gibi abartılan net hata ve noksan kaleminin de iki aydır negatife döndüğünü hatırlatalım.
Finansmandaki olumlu tablo sayesinde resmi rezervler dört aydır artmakta. Geçen yılın temmuz ayından bu yılın ocak ayına kadar resmi döviz rezerlerimiz toplam 14 milyar dolar erimişti. Ödemeler dengesi verilerine baktığımızda resmi rezervlerin şubat ayından bu yana arttığını, son dört aydaki artışın 4.5 milyar dolara ulaştığını not etmemiz gerek.
Şüphesiz cari açıktaki düzelmede dış ticarette ihracat lehine dönen tablonun büyük etkisi var. Daha önce sanayi üretimindeki artışı değerlendirirken tüketim ve yatırım ithalatında görülen düşüşe karşılık ihracatta güçlü bir artış trendi olduğunu vurgulamıştık. Bununla beraber, Fatih Özatay'ın da dikkat çektiği gibi 2012'nin ilk beş ayında net altın ihracatçısı durumundayız. Önceden bu durum sadece kriz yıllarında altın talebindeki düşüş nedeniyle gerçekleşiyordu. Son olarak vurgulanmalı ki ikinci çeyrekte iç talebin hafifçe kıpırdanmaya başladığına dair değerlendirmeler ve işaretler mevcut. Bakalım bu durum tüketim ithalatını önümüzdeki aylarda ne ölçüde etkileyecek. Eğer iç talep ve ithalat kaynaklı bir tersine dönüş yaşanmazsa cari açıktaki toparlanma bu tempo ile bir süre daha devam eder.

<p>'Dünyada bir pandemi gerçeği var. Türkiye'de pandemiyle mücadele ediyor. Ekonomik ve sosyal hayat

'Marketlerdeki etiket anarşisi önlenmelidir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!