• $15,9226
  • €16,9264
  • 949.269
  • 2372.35
16 Haziran 2013 Pazar

Bu yıl 2. çeyrek reel büyümesi nasıl gelir?

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi “BETAM” araştırmacıları Dr.Zümrüt İmamoğlu ve Barış Soybilgen 2013 ikinci çeyreği için büyüme ve cari açık tahminlerini yayınladılar. Analizlerini ve tahminlerini aşağıya alıyoruz. 
 2013 ilk çeyrek büyümesi yüzde 3 ile beklentimiz olan 2,4’ün üzerinde gerçekleşti. Tüketimin itici güç olacağı, yatırımların toparlandığı ve ihracatın katkısının negatife döneceği öngörülerimiz gerçekleşti. Kamu kesimi ise beklenenin üzerinde bir katkıyla büyüme oranını yüzde 3’e çekti.  BETAM’ın 2. çeyreğe dair ilk tahmini, büyümenin ilk çeyreğe benzer şekilde iç talep artışı ile devam edeceği yönünde. Nisan’da sanayi üretimi ve ithalatta görülen artışlar tüketimdeki canlanmanın üretime de yansıdığını gösteriyor. Yatırım için göstergeler ise net değil. Güven endeksi Nisan’daki düşüşün ardından Mayıs’ta hafif yükseldi. Kapasite kullanım oranı son dört aydır artıyor. 

ALTIN ETKİ YAPTI
İkinci çeyrekte da dış talep etkisi negatif olacak. İhracat miktar endeksi 2013’ün başından beri Şubat hariç her ay düştü. İthalattaysa ise artış devam ediyor. Ara malı ve yatırım malı ithalatında Nisan ayındaki artışlar dikkat çekici. Mart’ta hafif gerileyen cari açık ithalat canlanması sonucu artıyor. Ayrıca Nisan ayında 2,5 milyar dolarlık altın ithalatı da cari açığa önemli katkı yaptı. 
BETAM’ın ikinci çeyrek büyüme tahmini çeyrekten çeyreğe yüzde 2 oranında. Geçen yılın aynı çeyreğine göre büyümeyi yüzde 3,8 olarak hesaplıyor. İç talep artışı ile cari açığın GSYH’a oranının da artarak ilk çeyrek sonunda yüzde 5,9’dan ikinci çeyrek sonunda 6,2’ye çıkacağı tahmin ediliyor. Elimizde ikinci çeyreğe dair yalnızca Nisan ve kısmen Mayıs ayına dair veriler var. İkinci çeyrekte ise ekonomiyi etkileyebilecek gelişmeler yaşandı. 

GEZİ DURUMU ETKİLEDİ
 İlki Türkiye’nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıkartılmasıydı. Uzun vadeli yatırım beklentisini olumlu yönde etkilemesi beklenen bu gelişmeyi T.C. Merkez Bankası’nın faizleri indirmesi izledi, tahvil faizleri yüzde 5’in altına inerken TL, Merkez Bankası’nın arzuladığı şekilde, bir miktar değer kaybetti. Ancak beklenmeyen bir gelişme Amerikan Merkez Bankası’nın tahvil alım miktarını önümüzdeki dönemlerde azaltabileceği yönündeki açıklamasıydı. Bu açıklamadan sonra tüm gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışları gözlemlenmeye başladı, TL Merkez Bankası’nın arzuladığı seviyeden daha fazla değer kaybedince Merkez Bankası’ndan da  müdahale geldi. Tam da bu belirsizlik ortamında da “Gezi Parkı’nda” yapılan protestoların geniş kitleleri kapsayan ve ne zaman sona ereceği belli olmayan bir harekete dönüşmesi piyasalar üzerinde etkili oldu, gösterge faizi yüzde 7’nin, kur sepeti de 2,2’nin üzerine kadar çıktı. Merkez Bankası’nın müdahaleleri ve ek parasal sıkılaştırmaya gitmesi sonucu ise Haziran ortası itibariyle hem faiz hem de kur makul seviyelere inmiş durumda. 
Şu anda ne ABD’deki potansiyel gelişmelerinin, ne de Gezi Parkı geriliminin ekonomiye etkileri hakkında bir veri mevcut değil. Bu iki faktör gidişatı ve de yukarıda açıklanan tahminleri bozabilecek unsurlar haline de dönüşmüş olabilir.

 

<p>CATS, İnsansız  Hava Araçları, helikopterler ve uçaklar dahil sabit kanatlı veya döner kanatlı  h

İnsansız hava araçlarının gözü 'CATS'

Akıncı Toyu 2022 Uluslararası Atlı Okçuluk Yarışması başladı

Türkiye'nin en pahalı Tofaş'ı! 250 bin liraya satıldı

Türkiye'nin kültürel mirası 35 bin eser dijitalle dünyaya açılacak