• $7,4853
  • €9,0174
  • 408.526
  • 1538.04
11 Aralık 2014 Perşembe

Brezilya ekonomi politikasını değiştiriyor!

Brezilya’nın çok başarılı eski Başkanı Lula da Silva, protejesi Dilma Rousseff’i 2010 yılındaki seçimde ve bu yılki 2014 seçimlerinde de korumuştu. Ancak Dilma son 2014 yılı seçimini çok çok düşük bir marjla ve zorla kazandı. Lula, Dilma’yı korumak için “Biz zaten hiçbir zaman piyasanın desteğini talep etmemiştik!” dedi. Ama bu doğru değildi. Hızlı bir sendikacı olan Lula ilk başta (2002 seçiminde) Brezilya halkına açık bir mektup yazıp, “İş kontratlarına ve kamu maliyesine çok dikkat edeceğiz, herkesin haklarına saygılı olacağız, bize oy verin!” diyerek oy talep etmiş ve almıştı.
Ancak piyasa Lula’dan sonraki Başkan Dilma’yı tüm ağırlığı sosyal yardıma vermesi, ideolojiye yaslanması ve üretim, büyüme, ihracat, yatırım ve teknoloji gibi makroekonomik faktörlere eğilmemesi nedeniyle çok eleştiriyordu. Brezilya parası real de son dönemde sürekli değer kaybediyordu, faizler yükseliyordu ve ekonominin büyümesi iki çeyrek peş peşe düştükten sonra 2014 yılı üçüncü çeyreğinde de (tüm devlet harcamaları artışına ve son 13 yılın en yükseği olan yüzde 5 civarındaki bütçe açığına rağmen), sadece yüzde 0.1 artabilince, itiraz sesleri yükselmeye başlamıştı. 2014 yılı reel büyümesi ancak yüzde 0.4 olabilecek gibi ama şimdi bir de petrol fiyatı düşüşü, petrol ülkesi Brezilya’yı küçülmeye zorluyordu. Brezilya’nın cari denge açığı ekim ayında 84.5 milyar dolara gelmiş ve faizler de yüzde 12’ye çıkıvermişti. Dilma ücret zammı ve istihdam artışıyla uğraşıyor ve sadece seçime ağırlık vererek, makroekonomik gelişmeleri sürekli bir kenara itiyordu! Seçim sonrasında ise “teslim olmak” zorunda kaldı.

'Makas elli adam' ne yaptı?

Dilma geçtiğimiz günlerde ekonomiye yaklaşımını değiştirmeye başladı. Başkan’a güven son altı yılın en düşük düzeyine inmişti. Dilma daha önce kenara ittiği ekonomistleri göreve çağırdı. Lula dönemindeki Maliye Bakanı Antonio Palocci’nin 2005 yılındaki başyardımcısı olan Joaquim Levy’yi yeni ekibin başına getirdi, Maliye Bakanı yaptı. Levy Chicago Üniversitesi mezunu ve devlet hizmetinden ayrıldıktan sonra büyük bir finans kuruluşunun başına geçmiş bir kişi idi. Diğer taraftan Dilma gene Palocci’nin ekibinden Nelson Barbosa’yı da Planlama Bakanı yaptı. Kamu bütçe açığı da yüzde 4 civarına çıkmıştı. Merkez Bankası’nın başındaki Alexandre Tombini ise Merkez Bankası Başkanı olarak kaldı. Tombini Merkez Bankası’nın bağımsız olmasını sağlamaya çalışan bir yönetici idi. Bu üç kişinin işbaşında olması külliyen politika yaklaşımı değişikliği demek.
Kamu maliyesini düzeltmek için bütçeden faizler çıkarıldıktan sonra geriye kalanda fazla vermek demek olan “primary surplus” hedefi, GSYİH oranı olarak ilk başta 2015 yılında düşük, yüzde 1.2 civarında tutulacak ve ekonomi biraz büyüdükten sonra yüzde 2 düzeyine artırılacaktı, hatta daha da yüksek olabilirdi (Türkiye 2001-2002 kriz döneminde yüzde 6 “primary surplus /GSYİH” sağlama hedefi ile yola çıkmıştı). Para ve maliye politikası sıkılaştırılınca da doğal olarak büyüme biraz yavaşlayacaktı. Görevden ayrılacak olan eski Maliye Bakanı Guido Mantega ve eski Planlama Bakanı Miriam Belchior ise bir süre sonra işbaşından ayrılacaklar ve yeni ekip 1 Ocak'ta görevi teslim alacaktı.
Levy Brezilya’da “makas elli adam” olarak tanınıyor. Yani bütçe harcamalarını kısma yaklaşımı nedeni ile İşçi Partisi’nin sol cenahı tarafından eleştiriliyor. Ama Dilma son günlerde ortada pek gözükmüyor ve “Büyüme ile sosyal dengeyi bir arada sağlayacağız, mali denge olmadan sosyal iyileştirme de yapamayız!” dışında bir şey söylemiyordu. Bakalım ne olacak!

<p>Bomba arama köpekleri 'Ban' ve 'Tim', Barış Pınarı bölgesindeki sivil halka yönelik büyük bir sal

Barış Pınarı bölgesinde 'Ban' ve 'Tim' büyük saldırıyı önledi

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi