• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
17 Kasım 2011 Perşembe

Avrupa'da kangren olmus bütce acığı, Türkiye'yi pozitif ayrıstırıyor

Geçen yılın ilk on ayında 23.1 milyar TL olan bütçe açığı bu yıl yüzde 93 gerileyerek 1.7 milyar TL'ye indi. Bu tablo da Avrupa'da kangren haline gelmiş bütçe açığı problemleri ile arşılaştırıldığında Türkiye'nin hanesine pozitif yansıyor
Merkezi Yönetim Bütçe'sinde bu yılbaşından beri devam eden olumlu gidişat ekim ayında da devam etti. Aylık bazda bütçe açığı geçen yılın ekim ayı ile hemen hemen aynı seviyede kalarak 1.9 milyar TL oldu. Böylece yıllık bütçe açığı on iki aylık toplamda değişmeyerek 18.2 milyar TL'de kaldı. 2011'de ilk on aylık performansa bakıldığında toplam bütçe açığının sadece 1.7 milyar TL olması bütçedeki gidişat açısından olumlu tabloyu ortaya koyuyor. Geçen yılın ilk on ayında bu rakam 23.1 milyar TL olmuştu.
FAİZ GİDERLERİNDE TASARRUF VAR
Avrupa'nın hemen hemen bütün ekonomileri bütçe açıkları ile uğraşırken bizde ilk on ayda bütçenin neredeyse denk olması çok önemli bir gösterge. Tabii bu yılki olumlu bütçe tablosunda vergi barışı yoluyla gelen ekstra gelirlerin etkisi önemli. İlk on ayda toplam vergi gelirleri 208 milyar TL'ye ulaşarak geçen seneye göre yüzde 22 oranında artmış.  İlk on ayda toplam faiz ödemelerinin 37.5 milyar TL'de kaldığını görüyoruz. Geçen yılın ilk on ayında ise 41.5 milyar TL'lik faiz ödemesi vardı. Bu da nominal bazda yüzde 10 azalma demek.

Açık azalma trendinde, bu net bir şekilde görülüyor
ÖZETLEDİĞİMİZ üç trend, yani bütçe açığındaki, faiz giderlerindeki ve sosyal güvenlik açığındaki azalma trendi aşağıdaki grafikte uzun vadeli seyir olarak izlenebiliyor. Grafiği hazırlarken 2011 yılı için tahmini GSYH verilerini kullandık. Kesin GSYH verileri ilan edildiğinde bu oranlar kısmen oynayabilir ancak ana tabloda fazla değişiklik olmayacaktır. Merkezi Yönetim Bütçesi'nde Avrupa Birliği tarafından kritik seviye olan yüzde 3 oranının oldukça altında olduğumuz, ve bütçe açığının azalma trendinde olduğu net bir şekilde görülebiliyor.

Avrupa'da riskler artıyor: Dikkat!
HEM açığın nominal olarak küçülmesi, hem de GSYH'daki hızlı artış, bütçe açığının GSYH'ya oranını daha da küçültüyor. Bu tablo da Avrupa'da kangren haline gelmiş bütçe açığı problemleri ile karşılaştırıldığında Türkiye'nin hanesine pozitif yansıyor. Zaten Avrupa'da bir çok ülkenin notu düşürülürken bizim notumuz yükselme trendinde. Ancak, Avrupa'nın olası resesyon eğiliminin ve Avrupa genelinin büyük banka, bütçe açığı ve borç problemlerinin bizi de olumsuz etkileyebileceğini göz ardı etmememiz gerek. Çünkü içerde artan sanayi üretimi, daralmayan kredi balonu ve alınan tedbirlere rağmen yavaş düzelen cari denge açığı risk oluşturuyor.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Eren-3 Ağrı Dağı Operasyonu başlatıldı