• $7,3506
  • €8,9441
  • 437.39
  • 1536.11
24 Aralık 2011 Cumartesi

Avrupa Merkez Bankası kesenin ağzını açtı!

ECB'nin bankalara verdiği 490 milyar euronun büyük kısmı borçlara gitti. 190 milyar euro piyasalara enjekte edildi. En azından yılbaşı kurtarıldı...

'Merkozy Kumpanyası' 9 Aralık tarihinde kritik zirve toplantısında emir verdi ve şov yaptı. Bir sürü önemli karar da 2012 ortasındaki Almanya ve Fransa seçimlerinin ötesine tehir edildi. Ama ilk iyimserlik geçti ve eleştiriler başladı. Zirvede henüz masanın üstüne kimse para koymamıştı. Bu arada dünya durmuyor, piyasalar da endişeliydi. 
Ancak aralık ayının 21'inde daha evvel para yaratmaya direnen Avrupa Merkez Bankası'nın yeni Başkanı Mario Draghi, önceden sinyallediği şekilde, birden kararlı bir adım attı ve Avrupa'nın bankalarına (ülkelere değil) uzun vadeli (üç yıllık) ve ucuz (yüzde 1 faizli) fon vereceğini açıkladı. Bu haberin ardından da bölgenin 523 kadar bankası kuyruğa girip bir günde 489 milyar euro kredi aldılar. Bu kabaca anında 640 milyar dolar para yaratılması demek.
Bu adım Avrupa'nın, iki yıldır Merkozy'nin karar verememesi nedeniyle yönetilemeyen finansal krizinde, bir ümit ışığı anlamına gelmekte. Her ne kadar ülkelerin kamu borç senetlerinin finansmanı bu şekilde doğrudan sağlanmamış olsa da, kamu finansmanı için bir endirekt destek de ortaya çıkabilir. Bu da bugünkü kamu finansman sorununun en azından daha da kötüleşmesinin önüne geçebilir.
Draghi'nin bu kararlı adımı atmasında en büyük etkenin Avrupa'nın büyük bankalarının hisse senetlerinin, bankaların fon bulamaması sorunu karşısında hızla değer kaybetmelerinin olduğunu düşünmek doğru olur. Avrupa Merkez Bankası'nın cankurtaran simidi kararı 21 Aralık günü İtalya'nın Unicredit SPA ve Monte dei Paschi di Siena gibi büyük bankalarının hisse senetlerinin borsa değerlerinin yüzde 4 düşmesi sonrası geldi. Fransa'nın Societe Generale SA ve BNP Paribas SA bankalarının hisse senetlerinin değeri de aynı gün yüzde 4 düştü. Bu durumda Merkel ve Sarkozy'nin ülkelerinin bankalarının finansmanı tabii ki öncelikle yapılacaktı!
Her ne kadar piyasadaki borsa yatırımcıları, hala bu fonlamanın temel sorunları aşmak adına çok etkili bir önlem olmadığını düşünseler de bu adım en azından sorunları daha da kötüyapmayacak bir adım. Bu ortamda da piyasada İspanya ve İtalya kamu borç senetlerinin faizleri de değişti.
Tabii eğer Avrupa Merkez Bankası Avrupa'nın bankalarının geleceğiyle ilişkili korkuları bu kanalla finansman sağlayarak azaltırsa ülkelerin finansal sağlığı konusundaki endişelerin azalması açısından bir ölçüde de yardım sağlanmış olur. Çünkü bankalara kredi veren emeklilik sigortaları ve diğer kurumsal yerel ve uluslararası kreditörler Avrupa bankalarının finansmanından kaçmaya başlamışlardı, çünkü bankaların aşırı boyutta geleceği belirsiz ülke bonolarını bilançolarında bulundurmaları ve borçların ödenmemesi riskinin büyük olması ciddi sorundu. Bu nedenle Avrupa Merkez Bankası ilaveten 2012 Şubat ayında bankalar için bir diğer fon sağlama operasyonu daha yapacağını da açıkladı.
Avrupa Bankalarının 2012 yılının bütününde yeniden fonlanması gerekli. 2012 yılında Avrupa bölgesi bankalarının 700 milyar euro kadar kendi bono borçlarının vadesi dolmakta. Hatta bu banka bonolarının 2012 yılının ilk üç ayında vadesi dolacak olanlarının miktarı 230 milyar euro kadar.
Eğer Avrupa Merkez Bankası bu fonlamayı sağlamasaydı ve devam edeceğini de söylemeseydi, bankaların küçük şirketlere ve hane halkına vereceği kredi miktarını kısması gündeme gelecekti. Bu da Avrupa'nın zaten çok zayıf olan büyümesinin iyice durmasına neden olacaktı. Ancak diğer taraftan da bir başka korku gündeme gelmeye başladı. Ya bankalar yüzde bir faiz ve üç yıl vadesi olan bu fonlamayla kötü durumdaki ülkelerin bonolarını satın alıp, karlarını arttırmaya girişir ve riskliliği azaltmak yerine riski arttırma yoluna giderlerse ne olacak?
Bu arada bankalar bugün 490 milyar euro fonlama sağlamalarına rağmen bu fonlamanın çoğunluğu vadesi dolan eski borçları karşılayacak ve piyasaya yeni likidite enjeksiyonu sadece 190 milyar euro civarında olacak. Ama en azından Noel ve Yılbaşı kurtarıldı.

<p>Yozgat'ta aydınlatma direğindeki Türk bayrağının katlanmış olduğunu gören yaşlı bir vatandaşın, ş

Yozgat'ta vatandaşın 'bayrak' hassasiyeti kameraya yansıdı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ağrı Dağı göçmen kuşlara ev sahipliği yapıyor

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...