• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
26 Şubat 2015 Perşembe

Avrupa Birliği Federal olmak zorunda!

Son dönemde vatandaşlarımızın kafasını karıştıracak çok sayıda olay oldu. Risk algılaması arttı. Ukrayna, Rusya, Suriye, Yunanistan, yani birçok ülke risk konusuna katkı yaptı. Biz de bu sütundan açıklamalar ile okurlarımızı aydınlatmaya çalıştık. Bu dönemde ekonomisi en çok risk algılaması yaratan ülke Yunanistan oldu. Yunanistan neden sorun oldu konusuna bugün biraz eğilelim.
Son dönemde hem Avrupa Birliği hem de ABD teknik tabirle bir “currency ” yani “tek para birliği” olarak yaşamakta idiler. Ancak AB ile Avrupa arasında çok önemli bir farklılık vardı. ABD birçok eyaletten oluşuyor. Bu eyaletlerden New York, Texas, Kaliforniya gibi (en büyükleri) geçmişte dönem dönem iflas ettiler. Ama ABD’de Federal bir Hükümet var. Buna ilaveten de eyaletler de var. Ama vergilerin çoğunluğunu Federal Hükümet topluyor. New York veya başka bir eyalet iflasın eşiğine geldi mi, Federal Hükümet elini cebine sokuyor ve ne kadar destek gerekli ise onu Federal Bütçe’den transfer ediyor. Buna da kimse “Benim paramı harcıyorsunuz!” diyemiyor.

Avrupa Birliği'nde olmayan ne?
Halbuki AB’de Federal Hükümet yok. Çünkü Avrupalılar millet devlet olmaktan vazgeçemediler. Federal Hükümet, yani maliyede ortaklık ve tek hükümet kurmadılar. Bunun mahzurlarını ortadan kaldırmak için ise ülkelerin bütçe açıkları yüzde 3 ve borç/GSYİH oranları ise yüzde 60 oranının altında olacak şeklinde bir zorlama ürettiler. Bu kararı ilk bozanlar ise 2003 yılında Fransa ve Almanya oldu. Yunanistan da bu duruma bakıp, onlar kemer sıkmazsa ben neden sıkayım dedi ve bütçe açığı ve borcun GSYİH oranları çok yükseldi.
Tabii kriz ortamında euro bölgesinde “millet devlet” veya ortaklık kavramı olmayınca “ABD gibi eyaletimizi kurtaralım” yaklaşımı yerine, “bu yabancı millete neden borç veriyoruz” yaklaşımı gündeme gelmeye başladı. Bu da AB ile Yunanistan’ın arasını iyice açtı. Bu arada Almanya Avrupa’nın en güçlüsü olarak da Yunanistan’da Alman vatandaşlarının paraları har vurup harman gibi savrulmasın diye sertleşti. Eğer euro bölgesi yere sağlam basacaksa sadece gümrük birliği veya tek para birliği olarak yaşama devam edemez. Federal bir yapı gerçekleştirmeden de ABD ile rekabet edebilmek şeklindeki esas gizli hedeflerine de ulaşamazlar.
Euro tek para sistemine giren bir ülke bazı şeyleri kaybediyor. Örneğin tek bir ülke eskiden sıkışınca parasını devalüe eder ve ihracatını artırırken, büyümeyi de kuvvetlendirebilirdi. Bu euro sisteminde mümkün değil.

Bunu yapmazlarsa geleceği olmaz
Kaldı ki ABD’de bir eyalette istihdam sorunu olursa ABD vatandaşı hangi kültürden gelmiş olursa olsun, işsizlik yaşanan eyaletten, işsizlik olmayan eyalete “şıp diye” göç eder ve yeni bir işe girerdi. Ama işsiz bir Fransız’ın örneğin Hollanda’ya çalışmaya gitmesi lisan ve kültür sorunları nedeni ile pek mümkün değil. Dolayısıyla Avrupa’nın, Fransa’da olduğu gibi, büyük ülkelerinde yerel kanunlara göre işten insan çıkarmak mümkün olmadığı için, kimse krizde insan işe almadığından, yani teknik tabirlerle, “emek piyasasında esneklik olmadığından”, örneğin işsizlik sorunları erkenden ortadan kaldırılamıyor.
Bu yazıdaki özeti bundan öncesinde, 2003 yılından başlayarak, bu yana bu köşede en az 30 defa yazdım. Kriz er geç bitecek. AB ülkeleri eğer kriz sonrasında federal bir yapıya gitmezlerse, millet devlet yaklaşımından vazgeçip “gerçek birleşme” üretmezlerse, AB projesinin geleceği pek olmaz!

<h3>TÜRKİYE DEAŞ İLE MÜCADELE KAPSAMINDA BAŞİKA'DA</h3><p>Başika'daki Türk Üssü'ne en son yapılan sa

Başika Saldırısı: Irak'ta neler oluyor?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de