• $7,4766
  • €9,0458
  • 441.67
  • 1556.77
08 Aralık 2012 Cumartesi

Avrupa bankacılıkta da anlaşamıyor!

Avrupa'da birçok kimse sorunun ülkelerin bütçe, borç ve faiz durumu olduğunu sanıyor ama ülkeler dışında bankacılık sorunu da son derece önemli. Çünkü her ülkenin ve her bankanın eli, başka bir ülke veya bankanın cebinde. Üstelik ülkelerin ve bankaların çoğu da sorunlu.  
Türkiye aslında çok şanslıydı; banka ve kamu maliyesi sorununu global ortamda kriz yokken yaşadı. Hem bankaları hem de kamu maliyesini alınan dış borçla tamir ettik, yüksek dozda KDV ve ÖTV uygulaması da alınamayan gelir ve kurumlar vergilerinin açığını kapattı. Böylece banka ve kamu maliyesi sorunumuz kalmadı.
Avrupa, aslında bir para birliği ama para birliği gibi davranmıyor. ABD de bir para birliği ama orada farklı olarak federal hükümet var. Avrupa ise federal hükümet olmadığından ve millet devlet kavramından çıkamadığı için bir türlü ortak karar veremiyor. Bu nedenle federal yapıdaki ABD krizi çıkartan ülke olmasına rağmen tüm dünyadan önce toparlandı, Avrupa ise hala sürünüyor.
Avrupa'da son karar verememe durumu ve son bölünme bankacılık konusunda oldu. Geçtiğimiz salı günü Avrupa ülkeleri tek ve ortak bir banka denetim ve gözetim otoritesi sistemi getirmek için karar almak niyetiyle Brüksel'de toplanmışlardı. Millet devlet yaklaşımı gene devreye girdi ve karar alınamadı. Aldıkları tek karar 12 Aralık'ta tekrar Brüksel'de toplanmak oldu. Yıl sonuna kadar da bankacılık konusundaki planlarını gerçekleştirmek zorundalar. Yoksa Yunanistan'a verilecek 34.4 milyar euro da toplanamayacak ve uygulanması istenen Basel 3'de uygulanamayacak. Çünkü tek bankacılık otoritesi konusunda karar almak finansal krizin geri gelmemesi için en önemli konu olarak gündeme getiriliyor. Tek bankacılık otoritesi düzenlemesi bölgenin bankalarına çok gerekli olan sermaye enjeksiyonunun ortak kurtarma fonundan sağlanabilmesi için ön şart olarak görülüyordu.
Her zaman olduğu gibi Almanya oyun bozan taraf oldu. Almanya, küçük mali kurumların yerel otoriteler tarafından kontrol edilmesinde ısrarlı. Almanya ayrıca Avrupa Merkez Bankası'nın, tek denetleme ve düzenleme otoritesi fonksiyonu ile para politikası fonksiyonunu ayrı tutması gerektiğini düşünüyor.
İsveç euro içinde olmayan ülkelere daha adil davranılması gerektiğini, çünkü onların Merkez Bankası'nda oyları olmadığını vurguluyor. Bankacılık krizini daha önce yaşamış ve atlatmış olan İsveç ayrıca şimdi başkalarının bankalarını da tamir etmek istemiyor.
Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan ve Polonya yabancı bankaların kendi ülkelerinde şube veya yavru banka açmalarını kontrol etmek istiyor, çünkü kendi banka sistemi likiditelerini kendileri kullanmak istiyor.
İngiltere ise euro dışında olan ve tek bankacılık otoritesinin hakimiyeti dışında kalan ülkelerin birleşmeleri ve tek bankacılık otoritesinin kararlarına karşı veto veya oy hakkı sahibi olmalarını istiyor. Çünkü özellikle Fransa'nın, İngiltere finans kesimi konusunda kötü niyetleri olduğunu düşünüyor.
Bu arada bir de ilaveten Avrupa Parlamentosu'nun hazırlattığı kendi tek bankacılık otoritesi taslağı ile ülkelerin ortaya çıkaracakları taslak arasında çekişme olacak. Sonuçta her düzenlemenin parlamentoda oylanması gerekiyor.
Özet: Avrupa yine geç kalacak! Yunanistan için bir karar alındı diye sevinmeyelim, Avrupa'nın finansal elemleri, kararsızlık nedeniyle bitmiyecek gibi.

<p>Terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlarda büyük başarılar elde güvenlik güçleri, aynı kararlılığ

Terör örgütü PKK'ya sınırda nefes kesen operasyon! Finans kaynağına büyük darbe vuruldu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beyaza bürünen İstanbul'dan kar manzaraları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış