• $7,3983
  • €9,0135
  • 441.173
  • 1537.19
29 Ocak 2011 Cumartesi

At bakalım Debreli Hasan!

Türkiye'de yeni bir 'spor dalı' atılım yaptı. Merkez Bankası'nı eleştirme dalında olimpik derecelere ulaşıyoruz. Ne olduğunu anlamasak bile eleştiri dev boyutta.

Kriz sonrası sermaye hareketi girişi tüm dünyada bir acı gerçek. Cari açık tasarruf düzeyi bu kadar düşük ve verimliliğe saygı göstermeyen bir toplumda daha da acı gerçek. Kredi artışı da yüksek oranda ve önlenmesi gerekiyor.
Ama çözüm kur artışı değil. Miktar sınırlamasında. 

Brezilya'ya bakalım. Brezilya petrol ve doğal kaynak zengini bir ülke. Salt yeni bulunan petrol kaynakları bile dev sermaye girişi yaşatıyor. Brezilya Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamalara göre Brezilya'ya geçtiğimiz 2010 yılında 48.4 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye yatırımı girdi. Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi olan Brezilya'ya 2010 yılında giren doğrudan yabancı sermayenin 19.3 milyarı sanayi yatırımları ve petrol yatırımları da ilaveten 10 milyar dolarlık sermaye girişi yarattı. Tabii bir de sıcak para tipi portföy yatırımları var, bu sayılara ek olarak.

Peki Brezilya ne yapıyor? Parasının değerlenmesi ve enflasyonun yükselmesi karşısında kalan Brezilya, faizleri yükseltmeye mecbur kaldı. Şu anda 10 yılık kamu kağıdında Brezilya kağıdı ABD kağıdının yüzde 10 puan daha fazlası bir faiz ödüyor. Brezilya parası cinsinden reel faiz de enflasyon yükselmesine rağmen pozitif yüzde 3-5 arasında. Sıcak para için de ek önlemler alındı.

Dünya Bankası'nın son raporu, çeşitli ülkelerden alınan sıcak paraya ve kurlar üzerindeki değerlenme baskısını azaltacak önlemleri özetlemiş. 

Bu raporda Brezilya'nın yaptıklarının bir özeti var. Brezilya 22 Ekim 2009 tarihinde finans ve sermaye piyasalarında finansal yatırımlara (sıcak para) IOF adını verdiği yüzde 2 oranında işlem vergisi koymuştu. Ülkemize bu tür vergilere teknik adı ile Tobin vergisi deniyor. Ama bu verginin pek çalışmadığı, yatırımcıların yatırım şeklini değiştirerek bu vergileri by pass ettikleri biliniyor. Bu nedenle ilacın dozunu arttırmak gerekiyor. Brezilya sorunu çözemediği için 2010 yılının 5 Ekim tarihinde verginin oranını yüzde 4, sonra da 18 Ekim'de yüzde 6 oranına yükseltti. Bu arada türev ürünlerin kontratlarındaki margin mevduatlarında vergi oranı da yüzde 0.38 düzeyinden yüzde 6 düzeyine yükseltildi. Ancak farklı ülkelerde faklı yaklaşımlar var.

Örneği bu tür konularda çok yaratıcı olan ve geçmişte Tobin vergisi uygulayıp sonra vazgeçmiş olan Şili, kurla uğraşmayı bırakıp, ihracatçıların işlem maliyetlerini düşürecek idari tedbirleri tercih etti, Tobin vergisine geri dönmedi.

Kolombiya ise Mart 2010 tarihinde spot piyasasında dört ay boyunca günde 20 milyon dolar satın alacağını açıkladı. Kasım 2010 tarihinde gümrük vergilerini düşürdü. Yurtdışı borçlanmalardaki vergi muafiyetini kaldırmaya girişti.

Meksika'da Merkez Bankası döviz rezervi biriktirmeye başladı ve her ay dolar bazında 600 milyon dolarlık put opsiyonları satmaya girişti.

Çin yabancı bankaların off shore alanlarda yabancı bankalar tarafından tutulan yuan cinsi Çin bonolarındaki sınırlamaları kaldırdı.

Endonezya, 7 Temmuz 2010 tarihinde Merkez Bankası'nın sattığı para piyasası kağıtlarında minimum bir aylık elde tutma mecburiyeti getirdi.

Kore istikrar tedbiri olarak bankaların tuttuğu döviz cinsi türev enstrümanlarda bir maksimum miktar sınırı getirdi. Tayland ise yabancıların faiz geliri ve anapara üzerinden karlarına yüzde 15 vergi getirdi.

Rusya Ruble'nin mevcut bulunan (R26-41şeklindeki yüzde 55 dolar ve yüzde 45 euro temelli) döviz sepetine karşı dalgalanma bandı limitini Ocak 2009 tarihinden itibaren kaldırdı.

Güney Afrika ise döviz rezervi toplamak için döviz piyasasına girerken, yerleşikler üzerindeki döviz tutma sınırlamalarının düşürmeye başladı.

Şimdi açıklamalarda görüldüğü gibi her ülke farklı yaklaşım içinde ve farklı şeyler gündemde. Tobin ise popüler değil. Tek yaklaşım da yok.

Ancak Türkiye'de Merkez Bankası daha önce uygulanmamış yeni ve sağlam mantığı olan adımlar attığı zaman bile hırpalanıyor. İnsaf yahu. Karşılıkları arttırarak kredi balonu oluşmasını ve cari denge artışını frenleme ve diğer taraftan da düşen enflasyona paralel olarak kısa dönem faizlerini indirme operasyonu neden yanlış ki? Biri açık seçik anlatsa da biz de öğrensek neymiş yanlış veya kötü olan! Eximbank ihracatçıya dönük kredi faizlerini indirdi, bankalar ise kredi faizlerini arttırdı. Daha ne isteniyor ki?

<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını açıkladı. Yüzde 17 olan politika faizi artmad

Yılın ilk faiz kararı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kafese giren adam ayıya yem oldu

Beyaza bürünen Horma Kanyonu muhteşem manzaralar sunuyor