• $7,3975
  • €8,9853
  • 445.521
  • 1569.35
07 Kasım 2011 Pazartesi

Arap Baharı ilk meyvesini verdi

2011 yılı Ocak ayında Tunus'ta başlayan başkaldırı hareketiyle ortaya çıkan Arap Baharı 23 Ekim günü Tunus'taki seçimlerle ilk meyvesini verdi. Tunus'tan sonra Mısır ve en sonunda da Libya'da diktatörlerin devrilmesi, bu ülkelerde de demokratik seçim olasılığı ümidini doğurdu. Suriye, Bahreyn ve Yemen'deki  rejimler ise kanlı bastırma hareketlerine devam ediyorlar.
Bütün bu ülkelerde İslam düşüncesinin ağırlık kazandığı siyasal partilerin iktidara gelmesi beklenmekte. Bu beklenti de tüm Batının uykusunu kaçırmakta. Batı'da tüm Arap ülkelerinin İran gibi radikal İslam rejimleri tarafından yönetileceği düşüncesi hakim. Bu düşünce biraz bilgisizlikten biraz da aşırı korkudan kaynaklanmakta.
23 Ekim günü yapılan Tunus kurucu meclis seçimlerinde En-Nahda (Uyanış) partisi birinci parti olarak çıktı. Aldığı % 41,47 oyla 217 parlamenterden 90 tanesini çıkardı. 30 parlamenterle ikinci büyük parti olarak sosyal demokrat CRP (Cumhuriyetçi Kongre Partisi) ve üçüncü olarak 21 parlamenterle liberal eğilimli Al-Takattul (İş ve Özgürlük için Demokratik Forum) meclise girdi.  Seçim düzenli ve dürüst bir şekilde yapıldı. 7 milyon seçmenden % 90'ı oy kullandı. Adayların % 50 kadarı 47 yaşın altındaydı. Seçilen 49 (% 24) kadın parlamenterin 42 tanesi En-Nahda partisine mensup.
Sonunda En-Nahda liderliğinde sosyal demokrat CRP ve Liberal Al-Takattul ile koalisyon hükümeti kurulacak.
En-Nahda hareketinin geçmişi Osmanlı İmparatorluğu'nun Tanzimat hareketine ve daha sonra da Genç Türkler hareketine kadar gitmektedir. Hareketin kurucusu Al-Tahtawi 1826 yılında Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından, Mısır'dan, Batı'nın fen ve eğitim yöntemlerini öğrenmesi için Paris'e gönderilmiştir. Siyasal görüşleri kısmen El Ezher öğretiminin etkisi altında kalmışsa da parlamentarizm, kadınların eğitilmesi ve sekülarizm konularındaki fikirleri Batı Avrupa düşünce şekline benzer.
En-Nahda'nin şimdiki lideri Raşid al-Gannuşi eski rejim tarafından uzun hapis cezalarına çarptırılmış ve son 22 yılını İngiltere'de sürgünde geçirmiş. Partisini Türkiye'de iktidarda olan AKP ve Almanya ve İtalya'daki Hristiyan Demokrat Partilere eşdeğer olarak kabul ediyor. Bireysel özgürlüğün öneminin altını çiziyor. Ülkede şeriat hükümlerinin geçerli olmayacağını ısrarla belirtiyor. Ancak, daha önceki rejimin anayasasında olduğu gibi yeni anayasada da Tunus bir İslam devleti olarak tanımlanacak.
Gannuşi'nin politik olarak aktif olan iki kızı da partinin hedeflerini tanımlarken En-Nahda'nın İslamcı bir parti olmadığının altını çiziyorlar. Kızlardan biri,  İntizar al-Gannuşi , 'Yeni Tunus'da 'bölünme noktası' İslamcılar ile laikler arasında değil, demokrasiye, halkı temsil eden bir hükümete ve şeffaflığa inananlarla inanmayanlar arasında olacaktır! ' diyor. Parti sözcüsü ve Londra'da 'Oriental and African Studies' okulunda öğretim görevlisi olan Sümeyye Gannuşi ise, 'Biz bölgedeki en ilerici İslam partisiyiz.' demektedir.
Batı basınının ilk günlerdeki korkulu yorumlarına karşın, Gannuşi liderliğindeki En-Nahda demokrasi, pluralism ve liberal ekonomi taraftarı olup  Batı ile diyaloğa da önem vermektedir. Seçim kampanyasında da  ek olarak yenilikçilik taraftarı ve yolsuzluk karşıtı söylemlere önem vermiştir.
Arap Baharı'nda yer alan tüm ülkelerin Tunus gibi olumlu bir başlangıç yaşaması iyimserliğine de hemen kapılmamak gerekir. Gerek Mısır, gerekse Libya'nın kendi özel durumlarını hatırda tutmak gerekli. Suriye, Bahreyn ve Yemen içinse daha bir süre beklemek gerekecek.

<p>ATV'nin reyting rekorları kıran başrolünde Burak Özçivit'in rol aldığı Kuruluş Osman dizisi Türk

Ahmet Yenilmez 'Kuruluş Osman'ı' anlattı: Demirci Davut'un sahnelerine dikkat edin!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara buz kesti

Kızılırmak buz tuttu