• $7,4148
  • €9,035
  • 442.558
  • 1542.45
03 Aralık 2011 Cumartesi

Ameliyat değil, ağrı kesici!

Çarşamba günü tüm dünyada piyasaların ne kadar gergin oldukları ve en ufak bir pozitif haberde aşırı risk alıp, ufacık bir negatif haberde de satıp savıp, riskten kaçıp, 'kuma yattıkları' bir kere daha ortaya çıktı.  
Piyasada sinirliliği arttıran konu da aslında bilindiği gibi 8 Aralık'ta AB Merkez bankasının toplanarak faiz kararı verecek olması ve 9 Aralık günü de Avrupa için büyük karar zirvesi toplantılarından birinin yapılacak olması.
Tüm dünyada finansal kurumlar bu toplantılarda önemli yapısal çözüm adımları atılması halinde, piyasalarda başlayacak olan olası yukarı gidiş anında ön safta yer almak istiyorlar. Bu nedenle global anlamda küçük bir işbirliği işareti hemen risk yaklaşımlarını negatiften pozitife değiştiriyor.  
Avrupa Birliği Komisyonu adına konuşan Ollie Rehn  'Euro'yu kurtarmak için 10 gün zamanımız kaldı!' dediği günden beri de, sinirlilik iyice artmış durumda! Finansal kurumlar Olimpiyat 100 metre finalinde start çizgisinde duran ve öne fırlamak için start tabancasının patlamasını bekleyen gergin atletler gibiler.
Böyle bir ortamda altı Merkez Bankasının ABD Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası, Kanada, Japonya, İngiltere ve İsviçre Merkez bankalarının işbirliği pozitif yorumlandı ve birden piyasaları yukarıya itti. ABD ve Avrupa'da hisse senedi piyasaları yüzde 4-5 arasında yukarı zıplarken, altın ve petrol fiyatları yükseldi, ve dolar değer kaybetti, euro değer kazandı ve euroları dolar ile swap etmek yani değiştirmenin maliyeti 0.5 puan düştü.  
Altı Merkez Bankasının işbirliği hangi konudaydı? Yoksa büyük kurtarma operasyonu mu başlamıştı?
Bu Merkez Bankaları ortak girişimi beklenen 'büyük bazuka' operasyonu hiç değil. Bu girişim ameliyat da değil! Sadece bir ağrı kesici reçetesi yazıldı, aspirin verildi!
Son haftalarda Avrupa bankaları için dolar kredisi almanın maliyeti çok yükselmişti. Dünya piyasalarında dolar likiditesi yoktu. Peki Avrupa Bankaları neden dolar almak istiyorlardı? Likidite sıkıntısı çeken Avrupa bankalarının taşıdıkları ABD menşeli dolar cinsi ipotek senetleri yatırımları ve diğer tür dolar cinsi menkul kıymet yatırımları vardı. Bu yatırımlarını kısa vadeli dolar piyasasında borçlanarak taşıyorlardı. Ama kısa vadeli dolar kredisinin maliyeti de dolar likiditesi kıtlığı nedeniyle hızla yukarı gitmişti. Bu durumda zaten likidite ve sermaye sorunu olan Avrupa ve diğer bölgelerdeki bankalar, dolar cinsi varlıklarını satarak tüm dünyayı karıştıracak hale gelmişlerdi. Unutmayalım herkesin eli herkesin cebinde, kaderler ortak! Buna teknik anlamda ve kibarca ' interconnectedness' deniyor! İşte Merkez Bankaları interbank piyasasının yüzde 1 puan üstünde olan swap faizini 0.5 puan düşürmek için ortak adım attılar. Bu program Şubat 2013 tarihine kadar sürecek! Bu tür operasyon ilk defa olmuyor. Ortak dolar takaslama operasyonu ilk defa 2008 yılında ABD ipotek krizi dünyaya yayıldığı, yani Lehman sonrası günlerde de gündeme gelmişti. Bu operasyon çerçevesinde ABD Merkez Bankası Avrupa Merkez Bankalarına dolar kredisi vermekte ve onlar da kendi bölgelerindeki yerel bankalara daha ucuz dolar likiditesi sağlamaktaydılar. Çarşamba günkü operasyon işte bu anlayışla dolar likidite sağlayarak bu tür dolar kredilerinin maliyetini düşürme operasyonuydu. Yani Avrupa bankalarının dolar cinsi menkul kıymetleri dolar likiditesi bulamamak nedeniyle satmalarının ve ABD dahil olmak üzere, lokal ve global ortamı karıştırmalarının ve kendilerinin de zarar etmesinin önlenmesi için bir operasyondu. Bu operasyon yapılmasaydı ABD'deki kredi piyasasında da maliyetler yükselirdi. Bu operasyon olmasa Avrupa bankalarından çok daha iyi durumda olan ABD bankaları bile zorlanırdı. 
Hatırlanırsa Merkez Bankaları 2011 Mart ayında da Japonya'daki deprem ve tsunami sonrasında Japon Yeni'nin hızla artan değerini düşürmek için ortak operasyon yapmışlardı. Bu operasyon kısa bir süre etkili olmuştu. Etki piyasaların ebadına göre oldukça küçük de kaldığından, az zaman sonra ortadan kaybolmuştu!
Bu tür operasyonların arkasında tabii tüm dünyada faizlerin sıfıra yakın çok düşük değerlerde olması ve faiz silahının pek kullanılamıyor olması da yatmakta. Faiz dışı politika araçları gündeme gelmekte! Örneğin önümüzdeki toplantıda Avrupa faizlerini düşürmesi beklenen Avrupa Merkez Bankası, bugüne kadar Avrupa'daki ticari bankalara 13 aylık kredi verirken, bu vadeyi 3 yıla arttırmayı ve bankaları bu kanalla daha da rahatlatmayı düşünüyor.     
 Ancak anlamalıyız ki Avrupa'nın dev sorunları bu tür geçici likidite sağlama adımlarıyla çözülemez, temelde yapısal sorunlar var ve yapısal çözümler gerek! Kafaları 24 saate endeksli döviz, altın, hisse senedi ve tahvil tacirleri bile artık 'aspirin değil, çözüm süreci' talep etmeye başladılar!

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı