• $7,436
  • €9,0247
  • 443.672
  • 1540.21
27 Eylül 2011 Salı

Altında trend tersine döndü mü?

Altın patates gibidir. Yerin altından çıkartılır. Aslında sanayide metal olarak kullanımı son derece sınırlıdır. Toprak altında bulunması emek ister, çıkarılması çevreye tahribat yapar. En önemli özelliği yumuşak bir madde olması ve bu nedenle kolayca işlenebilmesi veya eritilebilmesidir.
Patates aslında insanlar için altından faydalıdır. Kolayca ekilir, kolayca pişirilip, yenebilir. Nedense insanlar asırlar boyu patatese kötü bakıp, altına itibar etmişlerdir. Sonuçta insanlar altında nedense sihirli bir özellik bulunduğunu düşünür hale gelmişlerdir. Bir saçma iddia vardır. Altın enflasyona karşı korur diye düşünülür.
1980 yılı civarında altının ons fiyatı 800 dolar kadardı. Bugünlerde 1900 doların üstüne çıktı. Şimdi ise düşüyor. Eğer altının 1980 yılındaki değerine dolar enflasyonunu eklerseniz bugünkü ons fiyatının 2200-2400 dolar ons başına durumuna gelmesi gerek ki enflasyonla başa baş gelsin.
Yani 1980 yılında gelin olup Anadolu geleneği koluna dizi dizi altın bilezikler takılmış bir taze gelin, bugün 'Ohh be, zengin oldum!' diyemez, çünkü enflasyon onun elindeki yirmi otuz yılda yemiştir. Bu nedenle altını sadece yükselirken alıp, sonra vaktinde satmak karlı bir iştir. Yani altın spekülasyonu karlıdır. Altını uzun vade tutmak değil.
Bu seferki global kriz ortamında altın 1900 dolar ons başına değerinin üstüne çıktı. Sonra sendelemeye başladı. Bizim medyada gördüğümüz altın fiyatı aslında vadeli altın piyasasındaki fiyattır.
Geçtiğimiz hafta perşembe günü ise vadeli piyasalarda eylül sonu teslimat dönemi gelirken, altın fiyatı 66.3 dolar veya yüzde 3.7 düştü ve 1739 dolara kadar indi. Ertesi gün yani geçen hafta cuma günü ise altın değeri düşmeye devam etti ve 1669.5 dolara kadar indi. Pazartesi günü ise, 1500'lü rakamlara indi, yeniden yükseldi. Bundan sonra ne yapacağını ben bilemem. İktisatçılar zaten borsadaki hisse senetlerinin trendini, döviz kurlarını ve altın değerini tahmin etmekte son derece başarısızdırlar. Ama iktisatçılara sorulan da hep 'Hocam, kur ne olacak? Altın ne olacak? Borsa ne olacak?' sorularıdır.
Altın dünyada faizlerin çok düşük olduğu, siyasetçilerin bir türlü çözüm üretemediği ve borsaların bir çıkıp bir battığı ortamda son 18 ayda sürekli yükselmişti ve özellikle hedge fund denen fonların temel yatırım aracı haline gelmişti. Son dönemde ABD doları düşer ve altın yükselir teması en popüler tema idi. Ama son günlerde ilginç bir şey oldu. Piyasalar birden farkına vardı ki, ABD'den daha fazla risk AB ülkelerinde var. Bu da euronun değeri ve euro sistemi ile ilgili endişeler yaratınca eurodan kaçış ve dolara geçiş başladı. ABD Merkez bankasının yeni 'stimulus' ve faiz düşürme operasyonu konusundaki açıklamaları da gelecek endişeleri arttırdı. Artan durgunluk endişesi ortamında çeşitli emtia fiyatları, bakır, ham petrol ve borsada hisseler ve endeksler düştü. Dünyadaki genel talebin düşmesi gündeme geliyordu.
Zaten böyle risk algılamasının arttığı dönemlerde nakde kaçmak ve dolara geçmek, ABD kamu kağıtları almak hedge fonu yöneticilerinin temel davranışı oluyor. Hedge fonları borçlanılmış veya başkasından alınmış fonlarla çalıştıkları için aldıkları kredileri geri ödemek nedeniyle nakde dönmek durumuna geldiler.
Hedge fonları altında uzun durumda oldukları için de (long position) değeri düşünce, ek nakit dolar teminat yatırmaya da mecbur oldular. Bazı hedge fonu yatırımcıları da artan risk ortamında fon yöneticilerinden yatırdıkları paraları geri istemeye kalktılar. Bu durumda hedge fonları nakit için altın satmaya girişti.
Bu ülkede pek akıllı olmayan bir durum var. Altını tamamen ithal ediyoruz. Sonra bir kısmını işleyip ihraç ediyoruz. Ama net ve büyük boyutta yıllardır altın ithal ediyoruz. Bazı kişilerin tahminlerine göre Türk toplumunun elinde bugün 300 milyar dolar değerinde altın stoku var. Hepsi de ithal! Yazıktır! Bu altınlara yatırılan paraya yazıktır!
Altın enflasyona karşı korumuyor. Altından para, yükselirken al sat yani spekülasyonla kazanılabilir. Ama spekülatif bir yatırımda düşüşe yakalanırsanız da perişan olursunuz. Zaman spekülasyon zamanı değildir.
Bakalım bu hafta ne gösterecek!

<p>HDP’nin Esenyurt ilçe binasına düzenlenen operasyon  kapsamında terör örgütü elebaşı Abdull

HDP siyasette sona mı yaklaştı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında

Kimyasal tuvalet, bomba gücü göstergesi, radyasyon ölçüm cihazı... Nükleer sığınak açık artırmaya çıkarıldı