• $8,4047
  • €10,1808
  • 506.756
  • 1460.86
30 Mayıs 2013 Perşembe

Afrika’nın büyümesi üzerine iki farklı görüş

Bugünlerde hangi ekonomi konferansına gitsem gündemde Afrika var. İhracatçılarımız krizde Avrupa’dan kaçıp Afrika’yı keşfettiler ve 2009 sonrasındaki toparlanmamızda Afrika’nın payı büyük. Üstelik Afrika ülkelerinin bizden hafif sanayi ürünleri ithalatı yapması, bize çok yardım etti. Tabii Afrika’nın geleceği hakkında iyimser ve kötümser yaklaşımlar var. İyimserler Afrika’nın günü geldi diyor. Krize rağmen Afrika’nın sub-Sahara bölümü ülkelerinin GSYİH’sı 2000 yılından bu yana yüzde 5 büyüdü ve önümüzdeki günlerde daha da fazla büyümesi gündemde olabilir. Bu hızlı büyüme döneminde hem doğal kaynakları bol olanlar, hem de doğal kaynağı olmayanlar geliştiler. Petrol kaynağı olmayan 20 kadar sub-Sahara bölgesi ülkesi 1998-2008 arasında yüzde 4 ve hatta daha üst birhızla büyüme yaşadı. 

Bölge 50 milyar dolar yabancı sermaye alır hale geldi. Bu gelişmeler fakirliği azalttı. 96’dan fakirlik bölgede yılda yüzde 1 düştü. Günde 1.25 dolar veya altına çalışanların sayısı ise uzun süre sonra azaldı. Fakirlik oranı yüzde 4 düştü. Bölgede hamle yapan ekonomiler böyle devam ederse 2025 yılında kişi başına brüt gelir 1000 dolara gelecek. Bunu az görmeyin, Dünya Bankası klasmanında bu düşük orta sınıf gelir ülkesi demek.  Gelişmeyi daha iyi anlamamız için, Türkiye’nin 1960’ta kişi başına gelirinin 497, 1970’te 481, 1980’de ise 1559 iken bugün ise 11 bin dolara dayandı. 2000 -2008 arasında Afrika’da orta eğitimli öğrenci sayısı yüzde 50 artarken yaşam beklentisi kabaca ortalama yüzde 10 kadar arttı. Bir de kötümser değerlendirmeye bir bakalım. Afrika büyümesinin en kötü yanı, ülkelerin hamle sonrası tekrar ekonomik felaket yaşamaları. Afrika’nın şu büyümesinin kıtanın ihracat kaynağı emtia fiyatlarının arttığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekici. Emtia fiyatlarının düşmesi kıtaya darbe vurur.

İMALAT ZAYIF
Afrika’da imalat sanayi gelişmiş değil, aynen 70’teki seviyelerinde. Hızlı büyüyen ülkelerden mesela Burkina Faso, Mozambik ve Tanzanya, fakirliği azaltamamışlar. Kıtada politik karışıklıklar da devam ediyor. Guineau -Bissau ve Mali’de darbe, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde isyan, G.Sudan ile Sudan hududunda da savaş var. Tabii Afrika’nın neredeyse tümü rüşvet, yolsuzluk ve siyasetçilerin elinden hırsızlık yaşamakta. Afrika’nın altyapısı da oldukça kötü. Örneğin Tanzanya’da öğretmenler görev zamanı yüzde 25 görev başında değillermiş. Kamuda çalışan doktorlar günde hastalara sadece 39 dakika vakit ayırıyorlarmış. Bu arada hızla artan nüfus da bu tür sorunları büyütüyor. Özetle optimistler bölgenin sorunlarını kısmen gözardı ederlerken, kötümserler de yapılan reformlara pek ağırlık vermiyorlar. Gene de değişenler arasında petrol ihracatçısı Angola ve Nijerya ile petrol ithalatçısı Etyopya ve Rwanda’nın yan yana bulunması ümitli olmak için bir neden!  

<p>İstanbul Şişli'de kızını parka götürmek isteyen Okan Karaten'in ölümüyle sonuçlanan çatışmalara i

Kızını parka götüren baba ölmüştü! Şehir eşkıyaları böyle çatıştı

WhatsApp mesaj iletme özelliğini sınırlandırdı

Kirpikleriyle dünya rekoru kırdı

F.Bahçe'de beklenmedik ayrılık! Hem de şaka gibi rakama