• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
22 Ağustos 2015 Cumartesi

8 yılda bir resesyon kuralına göre sonraki kriz yakınımızda

DENİZ GÖKÇE
deniz.gokce@superonline.com

Çin ekonomisi konusunda Paul Krugman tarafından ortaya atılan eleştirileri birkaç gün evvel bu satırlara almıştım.
Bugün ise Morgan Stanley Investment Management adlı kurumun ‘gelişen ülkeler ve global macro ekonomi’ konusundaki şöhretli uzmanı Ruchir Sharma’ın Çin değerlendirmesini aktaracağım. Sharma tanınmış bir Asya uzmanıdır.

AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORLAR

İlginç olan hem Nobel’li Krugman, hem de piyasadan gelen yıllanmış uzman Sharma analizlerinde benzer sonuçlara varmışlar. Sonumuz hayırlı olsun!
Sharma ne diyor ? Global kriz yedinci yılına girerken artık bir sonraki krizin ne zaman gelebileceği ve yeni krizin neden geleceği konusuna biraz eğilmek gerekiyor diyor. Son 50 içinde sekiz yılda bir, resesyon gerçekleşmiş.
Bu da bir sonraki kriz yakın demek. Olasılıkla da, Pekin’deki kur politikası paniği ve borsa çöküşü bir sonraki resesyonun Çin’de ‘gerçekleşme olasılığını yükseltmiş bulunuyor. Bu da geçmişten büyük bir kopuş demek olacak. Çünkü geçmişte ABD global büyümeye en çok katkı yapan ülkeydi. Bilindiği gibi global ekonomi hiçbir zaman tüm dünyayı bütünüyle resesyona sokmaz. Tabii birçok ülkede de yüzde 3 büyüme resesyon gibi düşünülür. Bu nedenle küresel resesyon ile ulusal resesyon farklı şeyler. 2008-2009 öncesindeki 50 yılda IMF incelemelerine göre dört global resesyon gerçekleşmiş. Bunların tümünde global büyüme hızı ortalama yüzde 2’nin altına indi. ABD’deki 2001 teknoloji balonunda da global büyüme yüzde 2'nin altına indiğinden son 50 yılda 5 global resesyon oldu bile diyebiliriz. Bu 50 yılın tamamında ABD gidişata hakim ülkeydi.

BALONA KARŞI DEVALÜASYON

2009 sonrasında ise, 50 yıllık tarihte ilk defa başka bir ülke, global büyümeye katkı yapmaya başladı. Çin’in son dönem büyümesi 2008-2009 yıllarından bu yana ancak dev boyutta kamu harcaması ve kredi desteğiyle gerçekleşti. Bu nedenle Çin’in borç durumu 2008-2013 arasında, mevcuda yüzde 80 puan daha ekle, yüzde 300 oranına geldi.
Yani realistik olmayan bir yüzde 7 büyüme oranını devam ettirebilmek için kredilerle önce konut, sonra borsa balonları, ardından da ihracatı desteklemek için devalüasyon yapmak zorunda kaldılar. Döviz rezervleri 4 trilyon kadardı ama bir anda 350 milyar dolar azaldı.

ABD, DÜNYAYI TAŞIYAMAZ!

ABD şu anda oldukça iyileşmiş durumda ama, yüzde 2.5 büyüme geri kalanları taşımaya yetmez. Avrupa ve Japonya da, yavaş yavaş iyileşseler de onlardan da pek yardım gelmez gibi. Bu günlerde global büyüme yüzde 2 ila yüzde 2.5 arasında!

DÜNYA ARTIK ÇİN'E EMANET

Son 10 yılda ABD global büyümeye yüzde 17 katkı yaparken, Çin büyümenin üçte birini sağlamıştı. Japonya ve Avrupa’nın katkısıysa ikisinde de yüzde 10 düzeyine inmişti. Yani global büyüme artık Çin’e emanet durumda.

SÖYLEMİ BIRAKIP RAKAMLARA BAKALIM

Her ne kadar Çin, ‘Yüzde 7 büyüyorum’ söyleminde ısrar etmek istese de, elektrik veya araba üretim ve satışı gibi veriler bu yılın ilk iki çeyreğinde büyümenin yüzde 5 civarına yakın olduğunu gösteriyor. Bu da global üretim ve büyüme sayılarını (dünya çapında) yüzde 2 civarına düşürüyor. 2009'dan beri tüm dünyada en kötü iki çeyrek 2015'te gerçekleşmiş oluyor. Çin'deki yavaşlama en çok gelişen ülkeleri etkiliyor. Çünkü birçok gelişen ülke Çin imalat sanayi sektörünün tedarikçisi konumunda. Bu nedenle de gelişen ülkelerin büyümesi ise yüzde 2 oranının da altına indi.

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!