• $8,4047
  • €10,1808
  • 506.756
  • 1460.86
31 Ağustos 2016 Çarşamba

2008 krizini anlayalım!

2008 yılında ABD’de başlayan krizin nedenini uzun zaman anlamaya çalışmıştım. 2008 yılında 15 eylül günü Lehman iflas ettiğinde durum biraz ortaya çıkmıştı, ama konut kredilerinin nasıl olup da dev global kriz çıkardığını tam da anlayamamıştım. Bugünlerde açıklanan verilerle sonunda krizin nedenini anlayabildim. Aşağıda bir özet veriyorum. Veriler “The Economist” dergisinden.

ABD konut fiyatları uzun yıllar sürekli yükseldikten sonra 2006 yılından başlayarak 31 ay peş peşe düşmüş. 2007 yılından itibaren de bu gelişme Wall Street’te panik yaratmış. 2008 eylül ayı ise krizin her yere ulaştığı dönem. Ama içinde olmayan tam anlayamıyor tabii.

ABD bankaları tam on yıl, 2006-2016 arasında sermayelerini üç misline yakın bir düzeye getirmek zorunda kalmışlardı.ABD bankalarının sermayesi bugün 1.2 trilyon dolara geldi. Ama ABD bankaları, konut konusunun sadece bir kısmı ile ilişkili imiş. Çünkü bankaların dışında bankalardan çok daha fazla konut finansmanı yapan özel ‘mortgage’ veya ipotek sistemi var. Bu kesim hem geçmişte hem de bugün çok az sermaye sahibi idi.

ABD’deki 26 trilyon dolarlık toplam konut stoku, ülkenin hisse senedi piyasasının toplam değerinden daha büyük ve Dünyanın en büyük toplam varlık türü. Bankaların dışındaki mortgage yani ipotek sağlayanların katkısı ise 11 trilyon dolar büyüklüğünde. Bu büyüklüğün 1 trilyon kadarı da ABD dışında sahip olunan ipotek kredisi miktarı. Ama bankalar mali yapılarını sağlamlaştırırken bu ipotekçiler hiçbir değişiklik yapmamışlar ve olduğu gibi yani “bir çuval risk” ile duruyorlar. Bu ipotek kredilerinin yüzde 60-80 arasındaki bir kısmı da sonunda bir şekilde devletin desteğine dayanıyor. Bu ipotekçilerin risklerini bugün dahi kimse açıkça konuşmuyor. İşler tekrar karışırsa sorunları sırtlanacak olanlar tabii vergi ödeyenler. Konut nedeniyle devlet yılda banka dışı konut borcu için 150 milyar dolar ödemekte. 2008 benzeri bir kriz daha yaşanırsa GSYİH oranı olarak yüzde 2 ile 4 arasında bir yük ortaya çıkar, bu da bankaların 2008-2012 arasında bulmaya mecbur kaldıkları sermayeye yakın bir miktar.

Banka dışı özel ipotekçiler 30 yıl için, sabit faizli ve ipoteğin istenen zaman geri ödenebileceği krediler kullanıyorlar. Özel ipotek kurumları da riski taşıyorlar. Batarlarsa da risk devlete kalıyor.1986-1996 arasında 1000 kadar özel ipotekçi vergi ödeyenlerin paraları ile iflas ettirilmiş. Bu da her yıl, yıllık GSYİH sayısının yüzde 3 kadarı bir fon gerektirmiş.

2006-2010 arasında bu düzen iflas etmiş. Ama bugün üç tane büyük değişim yapılmış bulunuyor.

Birincisi, bankalar 110 milyar dolar ceza ödedikten sonra ve yüzlerce kanuni sınırlama getirildikten sonra ipotek kredisinden büyük ölçüde vaz geçmişler. Zenginlere hala ipotek kredisi veriyorlar ve de hala altında ipotekler olan bonoları var. Bunlar az oldukları için de bilançolarda görülüyorlar. İkincisi, 2008-2012 arasında devlet sistemi kurtarmak için daha büyük işlerle soyunmuş. Feddie Mac, Fannie Mae, Veterans Affairs Department, Federal Housing Administration, Ginnie Mae gibi beş devlet kurumu konut kredilerini paket yapıp, bono haline getirerek satmaktalar. Bu yaklaşımıyla bu adı geçen beş kurum 6.4 trilyon dolarlık krediyi Hazine Bonoları benzeri bir statüye getirmiş. Üçüncüsü, ipoteklere dayanan türev ürünler de yüzde 90 azaltılmış. 2003-2007 arasında ipoteklerden türetilen türev ürünler sorunun büyük parçası olmuş. Böylece özel ipotek yaklaşımı yere sağlam basmaya başlamış. Özetle, kriz bankaların konut kredilerinden çok, özel ipotekçilerin yaklaşımlarından doğmuş. 6.4 trilyon dolar çok büyük bir para!

<p>Murat Dalkılıç kendisi hakkında yöneltilen soruya yanıt vermeyen eski eş Merve Boluğur hakkında i

Murat Dalkılıç'tan Merve Boluğur açıklaması: Kanlı bıçaklı ayrılmadık

WhatsApp mesaj iletme özelliğini sınırlandırdı

Kirpikleriyle dünya rekoru kırdı

F.Bahçe'de beklenmedik ayrılık! Hem de şaka gibi rakama