• $7,3661
  • €8,9602
  • 442.212
  • 1562.8
13 Ağustos 2011 Cumartesi

Şimdi tüm hesaplar Fransızlar üzerine

Bugün artık bir adım daha atılması gerekiyor. Medyanın, gerçek dışı haberlerin çeşitli ülkelerin yaşadığı sorunlara katkısı nedir, kişilerin aynı konu nedeni ile ziyanları  ne boyuttadır, kurumlar naylon haberlerden ne kadar zarar görmektedir, incelenmek zorunda.
Tipik ve acı örnek  geçtiğimiz günlerde Fransa'nın yaşadıkları. Fransa 2003 yılında Almanya ile beraber Avrupanın Büyüme ve Stabilite Paktını bozan ve yüzde 3 bütçe açığı limitini geçtiği halde baskı ile kuralları değiştirmeye kalkan, sabıkalı bir ülke. Başta Yunanistan olmak üzere diğer ülkelerin  Fransa ve Almanya'nın bu 2003 rezaletinden cesaret alarak bütçe açığı ve borçluluk oranını rezilliğe çevirdiklerini, hile  yapmak için cesaretlendiğini bile söylemek  mümkün.
Fransa AAA ratingini kaybediyor dedikodusunun başlangıcı çok ilginç.
Bir ABD menkul kıymet brokerlik firmasının genel müdürü  müşterilerine ve medya mensuplarına çarşamba günü bir email gönderiyor ve 'Bu bir dedikodudur!' ibaresi ile  dedikoduyu yayıyor. Peki gerçek olmayan bu dedikodunun kaynağı ne ?
Hafta sonunda Societe General bankasının batacağı konusunda gene aslı olmayan bir haber İngiliz tabloid medyası Daily Mail'de çıkıyor. Haber bankanın perişan durumda  ve batmak üzere olduğunu yazıyor. Tabii haber gerçek değil ve Daily Mail çarşamba günü üzücüdür ki haberinin gerçek dışı ve yalan olduğunu itiraf ediyor ve bankadan özür diliyor.
Ancak piyasaların bu kadar gergin ve sinirili olduğu ortamda haber çarşamba günü akşam üzeri tüm dünyaya yayılıyor. Ülkemizde de o gün piyasalar yavaş yavaş sakinleşmek üzere iken, birden yeniden çıldırma geliyor. Borsa, kur derken tüm dünyada benzer olaylar gerçekleşiyor. Olay Fransa'nın  AAA ratinginin kaldırılacağı spekülasyonu ve dedikodusuna dönüşüyor. Tüm dünya sallanıyor, Sarkozy tatilini yarıda kesip Paris'e dönüyor ve kurmayları ile acilk bir toplantı yapıyor.
Sonuçta Societe General hisseleri hızla düşüyor ve yüzde 15 kayba uğruyor, Credit Agricole hisseleri yüzde 12 düşerken, BNP Paribas hisseleri yüzde 9.5 değer kaybına uğruyor. Çeşitli ülkelerin borsalarındaki düşüşler ve panik de cabası.
Peki  AAA reytingli birkaç ülkenin en büyüğü olan Fransa ekonomist gözlüğü ile ne durumda?
Fransız on yıllık kamu borç kağıtları faizi ile Alman kamu borç kağıtları arasındaki fark 0.85 düzeyinde yani yüksek. Çünkü Fransanın Kamu Borcu/ GSMH oranı 2007 yılında yüzde 64 iken bu yıl yüzde 82 civarında ve  2013 itibarı ile yüzde  90 düzeyine geliyor (bizimki yüzde 40 altında). Fransanın  bütçe açığı geçen yıl yüzde 7 civarında idi. Bir bütçe açığı düşürme ve borç azaltma planı var, ama varsayımları, piyasa değerlendirmelerine göre, çok  iyimser ve vergi arttırılması ve harcama kısılması gerekiyor. Sarkozy anayasaya 'dengeli bütçe' kanun maddesi ekledi, ama muhalefet desteklemezse iş yürümez. Kaldı ki Fransa'nın büyüme sorunu var, önümüzdeki üç yılda ortalama yüzde 2 büyüyecekleri tahmin edilyor, ama bu bile çok zor.  440 milyar euroluk EFSF istikrar paketinin  Fransaya bindirdiği yük de kabaca 30 milyar euro büyüklüğünde. Bu da henüz hesaplara dahil değil. AB İtalyayı büyüyemediği için hırpalıyor, ama Fransa da büyüyemeyenler arasında!

Felaket senaryoları zarara dönüşmesin
KENDİMİZE bakarsak ülkemizin döviz rezervi 98.6 milyar dolar. Bakan Ali Babacan 1 Ağustos'tan bu güne sadece 1.5-2 milyar dolar döviz çıktığını açıkladı. Son haftada Merkez ihalelerde günde 50-100 milyon dolar satmaya girişiyor ve teklifler  de 150-200 milyon dolar arasında geliyor. Yani sıcak paranın dörtnala kaçtığı da yok.
Galiba kendi medyamızdaki felaket senaryoları ile 'kızışan' vatandaşlarımız altın ve döviz peşine düşüyorlar  ve sonunda ziyan edecekler !

<p>Trump'ın ayrılışının ardından ABD'nin 46'ncı başkanı Joe  Biden ailesiyle birlikte yemin ederek r

Joe Biden, AB ile buzları eritir mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beyaza bürünen Horma Kanyonu muhteşem manzaralar sunuyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü