• $7,4676
  • €9,0743
  • 441.694
  • 1565.01
10 Ağustos 2011 Çarşamba

Sanayide yavaşlama belirgin

ABD ve AB'de politikacıların saçmalamaları tüm dünyayı riske sokmaya devam ediyor. Bir kere daha dışarıdan ithal piyasa dalgalanmalarının etkisi altına girdik. Her şeye rağmen beklentilerin bozulmasına fırsat vermemeliyiz. Dokuz ay evvel fren çekmiştik, fren tutmuyor deniyordu, halbuki yeni açıklanan haziran ayına ilişkin sanayi sektörü verileri, beklentilerimize uygun bir şekilde, üretim artışında tempo kaybının devam ettiğine işaret ediyor, şimdi değişen dünya şartlarında freni kaldırdık, faiz düşürdük.
 Sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6.7 oranında arttı. Bu oran kriz sonrası toparlanmanın başladığı Aralık 2009'dan itibaren gerçekleşen en düşük büyüme oranı.
Sanayi sektöründe görülen yavaşlamanın işaretleri daha önce kapasite kullanım oranlarında kendisini göstermişti. Kapasite kullanım oranı ile ilgili yazdığımız yazılarda, sanayi üretimindeki artış oranının kademeli bir şekilde önce yüzde 7'nin altına, yılın ikinci yarısında da yüzde 5 civarına ve altına ineceğini yazmaktaydık. Haziran ayı verileri de bir bakıma bu değerlendirmelerin teyidi niteliğinde oldu.
Aslında, mevsimsel dalgalanmalara ve tatil günlerine göre düzeltilmiş endeks sanayi sektöründeki gidişat hakkında daha doğru bilgiler veriyor. Buna göre sanayi sektöründe her ne kadar yıllık bazda artış olsa da, üretim bu yılın başından beri azalmakta. Aşağıdaki grafikte hem düzeltilmiş sanayi üretim endeksinin seviyesini hem de aylık bazda değişim oranını görebiliyorsunuz:
 Grafikte son beş aylık dönemde aylık sanayi üretim artışının hep negatif olduğu görülebiliyor. Üretimde haziran ayında yüzde 0.9 oranında azalma var. Kümülatif olarak baktığımızda beş ayda yüzde 4'e yakın azalma söz konusu. Bu da aslında Merkez Bankası'nın geçen yıl sonunda uygulamaya koyduğu politika adımlarının sonuç verdiğini gösteriyor.
Geçen yıl rekor kıran büyüme oranlarının ardından Merkez Bankası üretim artışını kademeli bir şekilde yavaşlatma arzusundaydı. Bu plan işlemiş. Aynı zamanda, sanayi üretiminde üretimin aylık bazda azalmaya devam ettiğini hatırlarsak, Merkez Bankası'nın son dönemde dış kaynaklı şoklar nedeniyle aldığı tedbirlerin de doğru bir yaklaşım olduğunu söylememiz gerekiyor. Zaten Merkez Bankası da bu durumun farkında ve faizleri daha da aşağıya çekebileceğinden bahsediyor. Çünkü ekonomide yavaşlama var ve bu yavaşlamanın ciddi anlamda resesyona dönüşmesini istemiyor. Buna bir de temmuz ve ağustos aylarında Avrupa ve ABD'den kaynaklanan son günlerde de iyice şiddetlenen piyasa şoklarını eklersek Merkez Bankası'nın izlediği politikanın doğru bir yaklaşım olduğu daha da belirginleşiyor.
Özetlersek, bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 14.2 oranında büyüyen sanayi sektöründe üretim ikinci çeyrekte yüzde 7.8 oranında arttı. GSYH büyüme oranları da benzer paralelde gerçekleşecektir. Ancak çeyrekler bazındaki karşılaştırmalarda ilk çeyrekte yüzde 1.9, ikinci çeyrekte de yüzde 1.4 oranında daralma söz konusu. Bu oranlar da mevsimselliğe göre düzeltilmiş GSYH rakamlarında negatif bir büyüme oranına yol açabilir. Yılın ikinci yarısında devam edecek yavaşlamaya rağmen yıl genelinde büyüme oranının yüzde 5'in üzerinde kalacağını düşünüyoruz. Tabii gelişmiş ülke politikacıları dünyayı bir kere daha perişan etmezse!

"grafik.20110809232003.jpg"

<p><span>Facebook'un Türkiye ile ilgili temsilcilik açma kararını ve Türkiye ile ilgili kullanmış ol

'Facebook'un dili tehditkar bir dildir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Zehir tacirlerine şafak baskını! 6 İlde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi

Edirne Müftülüğünde meydana gelen yangında ahşap bina kullanılamaz hale geldi