• $7,3515
  • €8,946
  • 437.375
  • 1536.11
29 Eylül 2011 Perşembe

Metallerin hepsi düştü!

Bir evvelki hafta perşembe günü başlayan satış furyası ile değer kaybeden altın, pazartesi günü 1535  dolara düştükten sonra sonra, 1600 dolar düzeyinde stabilize olup, çarşamba günü bu yazının yazıldığı saatlerde 1650 dolar onz başına değerinde idi. Dört günde yüzde 15-20  civarında ortalama değer kaybı altın için küçük bir trend değişmesi değil. Ciddi bir dalgalanma. Altın Ocak ayında 1300 dolar onz başına değerinden yükslemeye başlamış ve  bundan üç hafta kadar evvel  1920 dolar onz başına fiyatının üstüne çıkmıştı.
Bugün değeri düşen de yalnız altın değil. Örneğin sanayide elektirik ile ilişkili ürünlerde kullanılan metallerden bakır veya arabalardaki katalitik konverterlerde kullanılan platin, ve tabii altının en yakın  rakibi gümüş de değer kaybetti. Global durgunluk beklentisi talep zafiyeti getiriyor.
Bakır ise üç günde yüzde 34 değer kaybederken son otuz yılın en büyük düşüşünü yaşadı. Dalgalanmada bakır fiyatı 7000 dolar ton başına deeğerinin  altına kadar indi. Gümüş ise salı günü akşamı 28 dolar onz başına değerine kadar düşmüştü.
Bütün bu düşüşlerde Batıda  hedge fonlarının ve Doğuda da Çin kökenli yatırımcıların satışlarının büyük rol oynadığı düşünülüyor.
Normalde piyasalardaki dalgalanma ve risk algılaması arttığı zaman altının değer kazanıp doların değer kaybetmesi gerçekleşir. Ama bu sefer öyle olmadı. Risk algılaması arttığı halde altın değer kaybetti, dolar yükseldi, euro düştü, ezber bozuldu. Volatilite altına yaramadı.
Bu satışları tetikleyen faktörün ise bazı çevrelerde ABD Merkez Bankası'nın Operation Twist adlı yeni politika yaklaşımı olduğu düşünülüyor.
Bu yaklaşımda FED'in  esas hedefinin para miktarını arttırmadan, uzun vadeli faizleri düşürmek ve dolayısıyla da ülke içinde bir ek finansal destek ortamı yaratmak olduğu düşünülüyor. Tabii tüm yorumcular böyle düşünmeyebilir.
Hatırlanırsa ABD'de Obama hükümetinin  Demokratları ve onların yandaş iktisatçıları ABD'de enflasyonun artmadığını ve daha fazla destek yapılması gerektiği tezini gündeme getirirken, diğer yandan doların daha da değer kaybetmesinin dış dengeyi toparlayacağı ve enflasyonun da bu süreçte yükselmeyeceği tezini savunuyorlardı.
Ama diğer taraftaki Cumhuriyetçiler ise, enflasyonun  bugün yıllık yüzde 4 düzeyine geldiğini ve ABD'nin bu gidişle hem yüksek enflasyon hem de düşük büyüme ortamında kalacağı tezini öne sürerek , artık daha fazla destek gerekmediğini vurguluyorlardı.
Cumhuriyetçi görüşüne karşı tezlere göre, dünya genelindeki durgunlaşma sonucu, petrol talebinin ve fiyatının düşmesi ve ABD enflasyon beklentilerinin azalması insanların metallerden nakte geçmesi ile sonuçlanmıştı.
Tabii altınseverler ve altın ticaretinden yaşamını sağlayan finansçılar veya reel metal kullanıcıları şu anda acaba bu düşüşün geçici bir durum mu yoksa kalıcı ve büyük bir tersine dönüş mü olduğunu merak etmekteler, ama şu anda yön  tahmin etmek pek kolay ve mümkün değil.
Financial Times haberine göre C.Eibl adlı  Tiberius Group (bir altın hedge fonu) yöneticisi, geçen hafta Montreal'de yapılan altın  sektörü yıllık kongresinde  kürsüye çıkarak altın sektörünün felakete uğrayacağını telaffuz ettiği zaman pek taraftar bulamamıştı. C. Eibl , “Altının bugünkü durumu 1999-2000 yıllarında ki “tech” hisselerinin durumunu hatırlatıyor!” demişti.
Bakalım zaman ne gösterecek !

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler