• $7,4359
  • €9,0226
  • 443.735
  • 1540.21
01 Temmuz 2012 Pazar

Meğer böyle şeyler Almanya'da da oluyormuş

Batı ülkelerinin ve kurumlarının, Doğu ülkelerine yaptığı en büyük eleştiri siyasiler ve rüşvet gibi konulardadır. Ancak Almanya'da detayları  yeniden ortalığa dökülen ciddi bir siyasetçi ve rüşvet skandalı dev boyuta ulaşmakta.
Batı ülkelerinden Almanya'nın efsanevi politikacılarından, uzun yıllar Savunma Bakanlığı ve Bavyera Eyaleti Başbakanlığı yapmış olan Franz Josef Strauss'un öldükten sonra bıraktığı servet konusunda son günlerde yeni iddialar ortaya dökülüyor. Aslında Bavyeralı bürokrat Wilhelm Schlötterer'in 2009 yılında yayınlanan 'Macht und Missbrauch' (Güç ve Suiistimal) adlı kitabında Franz Josef Strauss'un çok haneli servetinden söz edilmekte idi. Şimdi Strauss'un çocuklarının bu kitaba karşı açtıkları dava üzerine ortaya çıkan yeni şahitler ise ilginç ifadelerde bulunmaktalar.
Strauss'un mirasçıları, yani ailesi, miras olarak bıraktığı on milyon marktan daha az tutarda bir servetten söz ederken, City Bank Münih şubesi müdürlerinden Burkhard Kniess 1992 yılında Strauss'un oğlu Max Strauss'un kendisine gelerek 300 milyon mark tutarında nakdi Luxemburg City Bank'a havale etmek istediğini ve bu meblağın babasının mirasını kapsadığını iddia etmekte. Kniess devam ederek, bu transfer isteğini Luksemburg City Bank yetkililerine aktardığını ve para 'siyasal para' olarak nitelendirilebileceğinden dolayı isteğin reddedildiğini belirtmekte. Kniess dışında, diğer bir Lüksemburg Citybank çalışanı da olayı teyid ederek paranın miktarını belirtmemekle beraber 'çılgın bir meblağ' olduğunu söylüyor.
Kitapta yazılanlara karşı açılan davada yeminli şahitlik yapan, Strauss'un yakın dostu Eduard Zwick'in eski pilotu Lothar Lehmeier de, 1970'li yıllarda Strauss'a 'kalın zarflar' götürdüğünü söylemekte. Ayrıca iki ailenin (Strauss ve Zwick aileleri) beraberce ve defalarca Zürih ve Cenevre'ye uçarken, uçağın yolcularının açıkça İsviçre'deki banka hesaplarına yatırılan nakit tutarlardan söz ettikleri şahitlik yapan pilot tarafından belirtiliyor.
Tanınmış bir Münih reklam firmasında çalışan Helga Hinke de, müdürünün Strauss ailesine, defalarca nakit çek verdiğini; 100.000 mark tutarında bir çeki kendisinin Franz Josef Staruss'a elden götürdüğünü ve benzeri ödemelerin düzenli olarak Strauss ailesine yapıldığını ifadesinde belirtmekte.

TANK YERİNE NÜKLEER SİLAH
Aslında tam 50 yıl önce, Spiegel dergisi de 1962 yılının 41. sayısında, o zaman Savunma Bakanı olan Franz Josef Strauss'u bu konuda ağır şekilde eleştirmişti. Eleştiri, Strauss'un  Federal Almanya ordusunu tank ve diğer zırhlı araçlar gibi konvansiyonel silahlarla donatacağına, çok pahalı nükleer silahları satın almayı tercih etmesi üzerine yoğunlaşıyordu. Bu makalede yazılanlar dolayısıyla Spiegel dergisi ve derginin başyazarı Rudolf Augstein'ın 'Alman ordusunun gizli belgelerini' yayınladıkları gerekçesiyle, 27 Ekim 1962'de Spiegel bürolarına polis baskını düzenlenmiş, Augstein ve yedi muhabir tutuklanmıştı. Ancak açılan dava 1965 yılında sonuçsuz olarak kapatılmış ve mahkemeye verilen konuyla ilgili bilirkişi raporu 'devlet sırrı' kapsamında gizli kalmıştı. 2009 yılında Almanya hükümetinin pek çok sayıda gizli belgenin 'gizlilik' özelliğini kaldırması üzerine bu rapor da açıklandı. Ancak Almanya Savunma Bakanlığı kısa bir süre sonra bu belgeyi yeniden gizli tutmaya başlamıştı. Şimdi konu yeniden gündemde!

<p><span>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Ekipleri HDP Binası'na 6 saatlik

Kandil değil HDP binası

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Şentop'u ziyaret etti