• $7,3422
  • €8,9312
  • 438.044
  • 1545.13
21 Ağustos 2011 Pazar

Hem dış ulema hem de 'içimizdeki Londralılar' için itiraf zamanı!

Bundan sadece birkaç ay öncesine kadar Merkez Bankası'nın politikalarını mantıksız bulan kişi ve kurumlar, durgunluk beklentilerinin güçlenmesiyle hata yaptıklarını ve Merkez Bankası'nın doğru yaptığını kabul etmeye başladı. Bunların başında da Societe Generale'nin  gelişen piyasalar stratejisi yöneticisi Benoit Anne var...

Türkiye Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz Kasım 201 tarihinde milleti ikaz edip, sıcak paraya karşı gecelik faizi düşürüp, cari açığı büyüten kredi balonuna karşı kanuni mevduat karşılık oranlarını yükselttiği zaman, tüm iç ve dış medya ve finansal kurumlar, 'unconventinal' terimini kullanarak, politika yaklaşımımızın 'mantıksız' olduğunu iddia etmişler, faiz yükseltmemiz gerektiğini iddia etmişlerdi. Sonra geçtiğimiz aylarda Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı gecelik faizi yükseltip (döviz girsin diye), döviz satış ihalelerine başlayıp, durgunlaşmaya karşı politika faizini de düşürünce bir kere daha feryatlar yükselmişti. Her iki olayda da Merkez Bankasının gelecek tahmini ve dolayısı politikaları doğru, ve iç ve dış medya ve finansal kurumların gelecek tahmini yanlıştı. Son politika değişiminden 'üç vakit' geçti ve sonunda anlaşılabildik.

Politikayı yanlış anladığım için hata sanmıştım
AŞAĞIDAKİ sözler, 19 Ağustos'ta uluslararası Bloomberg tarafından yayınlanan bir bildiride, Londra'da Societe Generale'nin  gelişen piyasalar stratejisi yöneticisi iktisatçı Benoit Anne'nin gönderdiği itiraf mesajı ile dünyaya yayıldı. Benoit Anne adlı  Societe Generale SA gelişen piyasalar stratejisi sorumlusu Londra'da dağıttığı mesajda şöyle dedi: Ben geçmişte Türkiye Merkez Bankası tarafından uygulanan politika duruşunu yanlış anladığımdan ciddi bir para politikası hatası yaptıklarını düşünmüştüm. Bu ay dünyanın her yerinde hisse senetlerinin değerleri hızla düştü. ABD, G.Kore ve İsveçli regülatörlerin temsilcileri, ABD'de istihdam sorununun yeniden büyüdüğünü, ve imalat sanayi verilerinin gerilediğini gözlemleyerek  piyasa dalgalanmasının bir kere daha büyümeme riskini arttıracağı kanısına varmışlardı.

Türkiye'yi izleyerek faiz indirimi yapmalılar
MEKSİKA, Güney Afrika, Macaristan, Polonya gibi ülkelerin Merkez Bankaları bu şartlar altında gelecek yıl, Türkiye Merkez Bankası'nın adımlarını izleyerek faiz indirimi yapmayı gündeme getirmeliler. Aralık ayından bu yana Türkiye Merkez Bankası'nın politikası konusunda yatırımcıların kafa karışıklığı, yüksek cari denge açığı endişesi ve aşırı büyüme riski algılamaları, TL'nin Aralık 2010'dan bu yana TL yüzde 20 değer kaybederek, 178 global para birimi arasında en kötü giden olmasına yol açmıştı. Bu nedenle birçok kişi cari açığı finanse etmek için sermaye hareketlerini teşvik edecek ve ithalatı azdıran iç talebi kısacak faiz arttırımı yapılmasını tavsiye eder olmuşlardı.

Artık politika bana uygun gözüküyor
BU yılın başında fokus Türkiye için aşırı ısınma ve enflasyon riski üzerinde idi, ve bu dönemde Merkez Bankası'nın politika yaklaşımın yerinde olmadığını düşünmüştüm. 4 Ağustos tarihinde politika faizini beklemediğimiz şekilde yarım puan, yani 5.75'e düşüren Türkiye Merkez Bankası politika belirleyicileri 23 Ağustos'ta yeniden toplanacaklar. Bugün dinamikler değişti, ve biz de artık giderek artan global bir resesyon riski algılaması içindeyiz. Bu ortamda şimdi Türkiye Merkez Bankası'nın politikaları uygun gözükmekte.'

Artık ezber bozuluyor
BU itiraf güzel de, peki Anne'ciğim, bu süreçte perişan olan Türk miletine, ekonomisine, borsada, döviz piyasasında,  kur türbülansında hırpalan vatandaşlarımızın kayıplarına dair ne diyeceksiniz? Hem Durmuş Yılmaz, hem de Erdem Başçı politika değişikliği dönemlerinde Merkez Bankasının politikalarını destekleyen üç beş kişiden biri olduğumun altını çiziyorum. Hem dış ulemayı hem de 'içimizdeki Londralıları' o günlerde ikaz etmiştim. Bu itirafla ezber bozuluyor!

<p>Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, hükümet krizini aşmak için yarından itibaren parlamentoda temsil

İtalya'da hükümet krizi... Conte gitti, şimdi ne olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Herkes memleketinde yaşasaydı illerin nüfusu kaç olurdu?

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi