• $7,3975
  • €8,9853
  • 445.521
  • 1569.35
30 Eylül 2012 Pazar

Ekonomide her ilacın yan etkileri vardır, zamlar da işte bu yan etki

Ülkemizde popülistler 'Devlet harcıyor, vatandaş zamla ödüyor!' yorumunu getiriyorlar.  Ayşe Teyze, Ali Rıza Bey edebiyatı zehirdir, afyondur, popülist kandırmacadır. Dünya birbirine geçmişken bu tür popülizm PKK'dan daha bölücüdür. Ekonomide her ilacın yan etkileri vardır. Zamlar da yan etki...

Ülkemizin en büyük sorunu vatandaşın teknik ekonomik sorunları ve çözüm yaklaşımlarını salt kendi durumları çerçevesinde yorumlama yaklaşımı yatar. Örneğin bir inşaatçı yavaşlamaya karşı çıkar çünkü bu ürettiği konutu satmasını baltalar. Ama ekonomi yavaşlamazsa ve dev dış denge açığı devam ederse, bunun daha da büyük felaket, büyük bir kriz yaratacağını ve kendisinin de bu arada topu atacağını düşünmez. Peki bu ülkede kim itibar görür? Kurlar ilk kıpırdandığında 1.92 olmuşken, 2.20 olur diyenler. Veya döviz spekülasyonu başladığı zaman 'Bu sıcağa döviz dayanmaz!' manşetlerini atan Ayşe Teyze-Ali Rıza Bey popülizmi ekonomistleri! Halbuki bugün ülkemiz dünyadan önemli ölçüde ayrışmıştır. Sanayileşmiş dünyanın büyük bir kısmı ya ciddi resesyondadır, ya da resesyona düşmektedir. Büyük bütçe açıkları ve dev kamu borçluluk oranları vardır. İşsizlik almış yürümüştür. Bankalar batıktır. Bu nedenle yeniden büyüyebilmek için de Merkez Bankaları para basmaktadırlar. 2009 yılında aynen Almanya gibi yüzde 4.7 daralan Türkiye bir ihracat stratejisi değişikliği ve iç talep desteği ile 2010 ve 2011 yıllarında Avrupa'nın büyüme şampiyonu olmuştur. Bunun faturası da dev dış denge açığıdır. Dış denge açığını küçültmek için sıkı para politikası uygulamaktayız. Aynı zamanda da iç talebi kısmak için sıkı maliye politikası da uygulanmaktadır. Bugün batık bankamız yoktur, büçe açığımız GSYİH oranı olarak yüzde 2 civarındadır. Toplam kamu borcu da GSYİH oranı olarak yüzde 40 düzeyinin altındadır. Bu sayılar Avrupa'da en iyi sayılabilir. Ancak büyümeyi iç taleple yapmak demek içeride tasarrufun düşmesi, tüketimin ve yatırımın artması demektir. Biz iç talebi sadece arttırmadık, abarttık. Arabalar, evler, beyaz ve kahverengi eşya aldık tatiller yaptık ve dış dengeyi rekor düzeyde açığa getirdik. Bu nedenle de büyümeyi  yavaşlatarak ithalatı ve dolayısıyla da dış denge açığını azaltma sürecindeyiz. Bu nedenle de sıkı para politikası ve sıkı maliye politikası uygulamak zorundayız. Özetle dünya büyümeyi arttırmak için para basarken, biz büyümeyi yavaşlatmak için parayı sıkmakta idik.

ZAMLAR BÜTÇE İÇİN
BÜYÜME yüzde 3 düzeyine yavaşlarsa ne olur? KDV ve ÖTV gibi harcama ve ithalat üzerinden alınan vergiler düşer, dolayısıyla kamu bütçe açığı GSYİH oranı olarak yüzde 2 oranının altından, yüzde 2.5-3 aralığına doğru yükselir. Düşmekte olan tarım dışı işsizlik oranı yeniden bir iki puan yükselmeye başlar. Bütçe açığının daha da artmasını  önlemek için de vergi hasılatını yükseltecek zamlar gelir. Enflasyon da bu nedenle küçük bir miktar artar. Bunlar kaçınılmazdır.

AYRIŞTIĞIMIZI GÖRÜN ARTIK!
KAFANIZI kaldırın ve dünyaya bakın! İspanya'da genç nüfus işsizliği yüzde 50 oranını aştı, genel işsizlik de yüzde 25 düzeyine geldi! Devlet memurlarına bu yıl zam yok. Emeklilere yüzde 1 zam verilmiş. Tüm İspanyol Bakanlıkları harcamalarını yüzde 9 kısacaklar ve bankaların tamiri için en son veriye göre 62 milyar euro gerekli. Sorunların çözümü için de IMF ve Merkel'in kapısında yatmaktalar. Katalanlar ve Basklar ise ayrılma talepleri içinde! Bu ülkelerden çok çok ayrıştığımızı görmüyormusunuz ? Tarihimizde ilk defa bir dış denge açığını krizle değil, bilinçli politika kullanarak küçültüyoruz. Ama anlayın artık. Ekonomide her ilacın yan etkileri vardır. Zamlar da yan etki.

Ayşe Teyze-Ali Rıza Bey edebiyatı zehirdir
ANCAK büyümeye fren sonsuza kadar gidemez. Nitekim dış denge ayda ortalama 1.5 - 2 milyar dolar düzelme yaşamaktadır. Bu nedenle de Merkez Bankası kredi musluklarını birkaç aydır ama yavaşça yeniden açmaktadır ki büyüme daha da aşağıya gitmesin, tersine yavaşça yükselsin! Bu yazdıklarımızın anlaşılması  zor mu, anlamak isteyenler için? Ama ülkemizde popülistler 'Devlet harcıyor, vatandaş zamla ödüyor!' yorumunu getiriyorlar. Ayşe Teyze-Ali Rıza Bey edebiyatı zehirdir, afyondur, popülist kandırmacadır. Dünya birbirine geçmişken bu tür popülizm PKK'dan daha bölücüdür!

<p>ABD'nin seçilmiş Başkanı Joe Biden, ABD'de geçtiğimiz yıl 3  Kasım'da gerçekleştirilen Başkanlık

'Trump, 6 Ocak olaylarında tuzağa düştü'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılan belgeselciyi canlı canlı yedi! İşte o anlar

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı