• $7,4184
  • €9,0211
  • 442.283
  • 1541.82
12 Kasım 2011 Cumartesi

Böyle olacağı belliydi

Maç daha yeni başlamıştı ve biz de basit hatalar zincirini başlatmıştık.
Erken gol yeme huyumuz, her zaman vardı bir kere daha yedik: 1-0...
Ters taraf kademede rakibe kafa vurdurmak huyumuz da vardır: 2-0...
Duran topta, savunmadan kafa vurmaya gelen oyuncuyu boş bırakma huyumuz da vardır: 3-0...
Bunları yaparsan koca bir devre rakibe karşı tek bir hücum da yapamazsın.
Halbuki şişirdiğimiz oyuncularımız vardı. Emre, Arda, Burak, Hamit... Bunlar neredeydi? Gökhan Gönül neredeydi?
Rakibimizde ise bir kaç yıl önce flaş bir oyuncu olarak geldiği Beşiktaş'ta sahaya çıkma fırsatı bulamayan Schildenfeld oynuyordu. Onu maça çıkarmadan göndermiştik ama dün Hırvat Milli Takımı'nın stoperiydi, neden?
Çünkü Hırvatistan, genelde futbolcu ihracatçısı bir ülkedir.
Biz ise futbolcu ithalatçısı bir ülkeyiz. Mendez, Figer gibi menajerlerin elinde takımlarımız oyuncak olmuş. Ya işi bitmiş ya da üçüncü sınıf oyuncuları dört buçuk fiyata bize satarlar. Biz de takımlarımızı onlarla doldururuz.

KALİTESİZ YABANCILAR

Gelelim teknik adama...
Hiddink; Japonya, Rusya ve Avustralya'yı üst düzeylere çıkarmayı başarmıştı. Başarılı olamadığı tek ülke Türkiye. Kabahat onda mı bizde mi? Bazılarımız 'Milli takımda yabancı antrenör olmaz Türk antrenör olması lazım' diyor. Biz de diyoruz ki; Takımlarımızda kalitesiz yabancılar olamaz. Türk gençleri de oynamadan gelişemezler. Bize milli antrenör değil, milli takımda oynayabilecek kapasitede Türk gençleri lazım. Onlara fırsat verelim ki, 5 milyon nüfuslu Hırvatistan 80 milyon nüfuslu Türkiye'yi sokağa atamasın.
Dünkü takımımızın ne oynamaya niyeti vardı ne de uygulamaya çalıştığı bir taktik. Savunmanın ortasına hapsolmuş yalnız adam Burak'a havadan toplar attık o da hiçbirine dokunamadı. Boş yere de hakemi filan bahane etmeyelim. Bu maçın futbol açısından bizim lehimize bir unsur taşımadığı ortada. Sıfırdan başlamamız gerekiyor. Tekrar vurguluyoruz; futbol oynayan takımlarında oynayan Türk gençleri gerek. Pahalı fiyata kazıklanmış yabancılar değil.

<p>Dünyanın pek çok yerinde şehir yönetimleri marka olabilmek için birbirleriyle yarışıyor. Gastrono

Taşradan Türkiye'ye açılan bir edebiyat penceresi: İkindi Yazıları...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Karlı kış günlerinde ''Van usulü beyzbol'' oynayarak eğleniyorlar

Haftanın yalanları