• $7,3589
  • €8,9552
  • 437.544
  • 1536.11
29 Eylül 2012 Cumartesi

Biz de kaşınmayalım!

Avrupa bir kere daha kaosa girdi. Hem İtalya hem de İspanya'da faiz rekor düzeye yükseldi, euro değer kaybetti ve borsalar yere çakıldı. Kimse kendini kandırmasın, bu dış kaos biraz daha kuvvetlenirse, Türkiye dahil, kimse kaosun dışında kalamaz.  
2010, 2011 yıllarında hızla büyüyen Türkiye dev cari açık üretmişti. Cari açıklarını 1980, 1994 ve 2001 yıllarında döviz krizi ve kopan kurla frenleyen Türkiye de kendi enflasyon, faiz ve bütçe ve borç rekorlarını kırmıştı. Bankalar batmış, kamu maliyesi ve borç yükü dev boyutta artmış, üretim durmuş, işszilik patalmıştı. Bu nedenle de IMF'in kucağına düşmüştük. 2009 yılında GSYİH'sı yüzde 4.7 daralan ülkemizde iç talebi azdırarak 2010'da yüzde 9.5 ve 2011'de ise yüzde 8.5 boyutunda büyüdük ama cari denge açığı da bütün zamanların rekoru GSYİH oranı olarak yüzde 10 düzeyine çıkmıştı.
Burada ya büyümeyi durduracak ve cari denge açığını da küçültecektik, yani tasarrufa başlayacaktık ya da hem kendi sorunlarımız, hem de global sorunlar birbirinin üstüne eklendiğinden bir kere daha kriz yaşayacaktık. İthalatı ihracatından büyük olan ülkede sadece yatırım değil, tüketim de hızla artmıştı. Özel tasarruf oranı yüzde 15 düzeyine inen ülkemizde özel  yatırım GSYİH oranı olarak yüzde 20'li boyutlarda idi. Özel tüketimin de GSYİH oranı olarak yüzde 70 düzeyine çıktığı ülkemizde  kamuda değil, özel tarafta aşırı  tüketim vardı. Durum bu iken 'Halk tüketmiyor, halka vergiyle bütçe açığı kapatılıyor!' demek aleni yalan söylemektir. Bizde 'kör tuttuğunu becerir' maddesi çalışır ve verginin çoğunluğu KDV ve ÖTV ile, yani en adil olmayan vergiyle toplanır. Bu arada devletin, ortalama 46 yaşındaki ve 30 yıl emekli maaşı alacak olan vatandaşlara yılda 35-40 milyar dolar SGK sübvansiyonu ödediği de biliniyor. 
Vatandaş kendi kendine sormalı Maliye, Hazine, BDDK ve Merkez Bankası'nın el ele vererek gerçekleştirdiği, ekonomi tarihimizde bir ilk olan dış dengeyi krizle düzeltmek yerine dış dengeyi kendi kredi frenleme politikalarımızla ve son derece başarılı şekilde düzeltmemiz operasyonu yapılmasa idi, asıl o zaman kim duman olacaktı?

FRİZBİYİ ÇABUK UNUTTUK
İlk defa farklı politika yaklaşımıyla büyümeyi makul düzeye indirip, dış dengeyi bilinçli politikayla düzeltme operasyonu yaptık. Şimdi de büyüme yeterince düştüğünden ve cari denge ayda 2 milyar dolar hızla toparlandığından yavaş yavaş tersine gitme zamanı gelmiştir ve faiz de inmeye başlamıştır! Ama bu sefer de tuhaf bir yaklaşımla Başbakan Yardımcısı A.Babacan, Ekonomi Bakanı Z.Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı E.Başçı arasında kamuoyu önünde, hiç gerekmeyen ve geçmiş harmoniye hiç uymayan bir diyalogsuzluk örneği veriliyor. Adeta, tek parti döneminde, koalisyonmuşuz gibi bir davranış. Bu insanların hepsini yakınen tanırım. A. Babacan kavga etmeyi sevmeyen, yumuşak yapılı, zeki ve mantıklı bir insandır. Tüm muhalifleriyle yumuşak konuşur ve onları ikna etmeye çalışır. Ekonomi Bakanı Çağlayan özel bir insandır. Herkes bilmeyebilir ama müthiş bir piyano sanatçısıdır, kendisiyle uzun zamandan beri dostluk ve diyaloğumuz vardır. Aslında kavgacı değildir. Çok çalışkandır. Merkez Bankası Başkanı E.Başçı kıymetli bir akademisyendir, o da  diyalog seven, kıymetli ve bilgili bir insandır. 
Ama bu şöför, fren, gaz, yüksek faiz, bağımsızlık, kanun değiştirme gibi yıkıcı söylemler yakınen tanıdığım bu insanların hiçbirinin gerçek olduğuna inandığım ve bildiğim yapılarıyla uyumlu bir  diyalog tarzı değildir. Üstelik global riskin yeniden artmaya başladığı ve bizim de 'eşek yüküyle' dış tasarrufu kullandığımız bir zamanda, Avrupa bir kere daha kaosa girmişken, önemli boyutta risk yaratacak, ülkemizin geleceği hakkında spekülasyona yol açacak, kapımızın önünde birkaç aydır kuyruğa dizilmiş yabancı yatırımcıları da ürkütecek, kötü ve  gerilim yaratan yaklaşımını derhal durdurmamız gerek.
Unuttuk galiba Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın  birbirlerine anayasayı 'frizbi' gibi attıkları gün olanları? İki saatte tüm toplumun  nasıl fakirleştiğini? Kaşınmayalım! Zorla elde ettiklerimizi kaybetmeyelim!

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...