• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
21 Ocak 2013 Pazartesi

Belçika bölünmenin eşiğinde!

Eskiden imparatorluklar vardı. Hepsi sonunda battı. Roma İmparatorluğu da, Osmanlı İmparatorluğu da  ve tabii İngiliz İmparatorluğu da! Batan imparatorluklardan geriye hep küçük ülkeler kalır. 
Örneğin bir zamanlar sanayi devriminin kahramanı olan, şimdi ise bir küçük adaya sıkışıp kalmış İngiltere, artık çok küçük ve zayıf. Britanya veya Birleşik Krallık yapıları da etkili değil, sadece şeklen varlar!
Veya Viyana'ya kadar gitmiş Osmanlı İmparatorluğu'ndan geriye kalan, Anadolu'da sıkışmış Türkiye! Bizim de akraba saydığımız Türki Cumhuriyetler  ile ilişkimiz oldukça şekli!
İmparatorluklardan geriye kalan, şimdinin göreli olarak  küçük ülkeleri, hep değişim peşinde oldular. Türkiye önce Batı'ya döndü, sonra Latin Amerika gibi içine kapandı ama sonunda kültür ve din faktörü devreye girdi ve şimdi Ortadoğu'da şansını deniyor.  
İngiltere de önce Avrupa'ya üye oldu ama sonunda şimdi Avrupa'dan ayrılmak arzusunda ve galiba esas dil ve kültür ortağı ABD'ye yanaşma girişiminde! İskoçya İngiltere'den kopmak için referanduma  hazırlanıyor.
Bana en tuhaf geleni de Belçika'nın bölünme arzusu ve bu yönde başlamış bulunan süreç. Coğrafi alanı oldukça küçük olan Belçika'nın 10.8 milyonluk nüfusunun yüzde 60 kadarı Flaman yani Hollanda kökenliler. Dilleri de Hollandaca! Çoğu güneyde ve Brüksel'de olan yüzde 40 ise Fransız kökenli kendi dillerini konuşan Belçikalılar. Onlara  da Valon deniyor (Tümü Valon bölgesinde olan az sayıda Alman kökenli Belçikalılar da var).

DENGE İÇİN 'KRAL' VAR
Flamanlar çoklukla muhafazakar ve milliyetçi partilere oy veriyorlar. Valonlar da çoklukla sosyalistlere. Siyasi dengeyi sağlamak için de aslında Belçika kralı (Prens Albert II ) var. Flaman milliyetçiler Kralın Belçika Birliği'ni destekleyen yaklaşımını sevmiyorlar. Valonlar ise kralı tek parça kalmanın garantörü olarak görüyorlar. 
Belçika geçmişte büyük siyasi krizler yaşamıştı. Seçimden sonra 541 gün hükümet kurulamamıştı. Seçimlerini kazanan Başbakan ise ilginç bir kişi idi. Fakir bir aileden geliyordu, tek ebeveyn ile büyümüştü, farklı cinsel tercihleri vardı, açık konuşan ve Flamanların bağımsızlık tekliflerine de karşı biri idi.  İtalyan kökenli Elio Di Rupo adlı yeni başbakan, Fransızca konuşan bir Valon'du ama çoğunluğun dili  Flaman dilini hiç bilmediği gibi, öğrenmeye niyeti de hiç yoktu. Yani vatandaşların yüzde altmışına tercüman ile hitap edebiliyordu. Bu da gerilimi artıyor!
Seneye iki tane önemli seçim var ve Flamanlara göre Belçika o zaman kadar çoktan ikiye bölünür!
Resmen 1930 yılında kurulmuş olan Belçika aslında zengin bir ülke. Toplam üretimi Satın Alma Gücü Paritesi ile 382 milyar dolar civarında. Yedide bir nüfusla yarımız kadar üretiyorlar. Ama zenginlik daha çok Flamanlarda. Örneğin son seçimlerde ekonomik anlamada çok önemli Antwerp'te belediye seçimlerini tutucu Flamanlar kazandı. Bilindiği gibi Antwerp çok  önemli bir liman ve zenginlik yaratıyor. 
Ama Belçika galiba bölünmek için uğraşarak, parayla saadet olmayacağını da ispat etmeye çalışıyorlar galiba!

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı