• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
5 Aralık 2010 Pazar

Barcelona Fener ve Bursa!

Barcelona geçtiğimiz hafta kendi sahasında oynanan maçta Real Madrid'i 5-0 yendi ve ülkemizde birden futbolda 'Rönesans ve Reform' gerçekleşti. Artık medyanın ve kulüp başkanlarının vatandaşı ve taraftarı bir iki göz boyama transferle kandırması mümkün değil. En büyük olduğunu iddia eden takımımızdan, en diptekine kadar, ülkemizde futbol düzeyinin çok düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Barcelona'nın oynadığının adı futbolsa, bizimkinin futbol olmadığı belli.
Futbolda en önemli şey bireysel değil kollektif oyundur. Sistem içi yıldız diye önemli bir kavram var, en iyi örneği de 'mücadeleci' Messi.  İşin temel sırrı da orta alana hakimiyettir, bu da topa hakim olmayı getirir (yüzde 75 hakimdiler). Başarı esasta altyapının ve altyapıdan yetişen ve beraber oynayan oyuncuların başarısıdır. David Villa gibi bir transfer bile sisteme uyduğu için alınmıştır. Transfer sisteme göre yapılır. Üst düzey futbolda futbolcuya göre sistem olmaz.  
Skorun 5-0 olması sürpriz değil. Guardiola Barcelona'da, işbaşına geldiğinden beri, Real Madrid'i hep yeniyor. Öte yandan Barcelona-Real Madrid maçları aslında siyasi içeriklidir. Barcelona Katalanları temsil ederken Real Madrid de etnik İspanyolların, Kilisenin, Kralın ve Ordunun ve 1931 yılında itibaren ülkenin normlarını yerleştirmiş olan diktatör Franco'nun takımıdır. Azınlıktaki, ezilmiş Katalanların futbola siyasi içerik nedeni ile daha çok konsantre olduğu da muhakkak.    
Bir laf da ülkemizdeki medya yorumları hakkında söyleyeceğim. Bursaspor uluslararası tecrübesi kıt bir takım. Valencia karşısındaki mağlubiyetler sonrası takıma, oyuncular ve teknik kadroya her türlü saldırı gerçekleşti. Peki Madrid'de bu tür bir eleştiri var mı? Mourinho gitsin diyen bulunuyor mu? Mourinho'yu kapı önüne koyan var mı? Barselona'nın Madrid'e 5 gol atıp pozisyon vermemesinden daha kötü bir durum mu Bursa'nın durumu ki, takımı hırpalayıp duruyoruz?
Şimdi ülkemize dönelim ve fizik kondisyon ve konsantrasyonun önemini ortaya koyalım. Aziz Yıldırım FB ve büyüklük konusunda iddialı beyanatlar veriyor ama aşağıda da bazı gerçekler var. İlk tablo ligin ilk on dört haftasında maçların sadece ilk 45 dakikasına göre yapılmış puan cetvelini gösteriyor. Fenerbahçe ilk 45 dakika göz önüne alınınca 35 puanla ve en yakını olan takımı 10 puanla geçerek lider.  Ama tüm doksan dakikanın göz önüne alındığı gerçek puan cetvelinde ise dördüncü. Trabzon ise 45 dakika tablosunda zirveden iniyor, dördüncülüğe düşüyor. Bursa ise ikincilikten altıncılığa iniyor.
FB için ilk 45 dakika puan cetveli ile tüm maç puan cetveli arasındaki fark bazı oyuncularda fizik kondisyon sorunu olabilir, konsantrasyon ve motivasyon eksikliği olabilir, yaşlılık olabilir veya paralı asker umursamazlığı olabilir. İkinci devrelerde Trabzon , Bursa ve İst. BŞB takımları oyuna asılıp yükselirken, FB ve BJK kaybediyorlar (ve listedeki büyük sürpriz Manisa takımı da).
14'üncü haftanın istatistiklerinde milli takım için de bazı doneler var. İlk on dört haftada ligimizdeki oyuncuların yüzde 42 kadarı yabancı. Sadece üç gol ve yukarısı gol atanları sayarsanız gol krallığı listesinde en golcü oyuncu sayısının yüzde 70 kadarı yabancı (19 yabancı ve 8 yerli golcü listede) ve atılan gollerin yüzde 73 kadarı da yabancılar tarafından atılmış. Milli golcüler örneğin Semih ise yedek ve sahaya çok az ve zor zamanda girdiği için gol krallığında 7 golle yedinci sırada ve az oynuyor. O zaman milli takım nasıl gol atacak ki?

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi