• $7,4057
  • €9,0255
  • 443.45
  • 1537.7
12 Mayıs 2012 Cumartesi

Avrupa yine dertli!

Avrupa gene sıkışıyor. Nereden anladın diye düşünenler, Avrupa'nın ekonomi medyasını izleseler, ne zaman sıkışma olsa Roubini ve Soros'un ortalığa döküldüğünü görürler. Nitekim bu kahramanlar ortalığa dün döküldüler!
Tabii aslında Roubini'yi izlemeye de lüzum yok. Eğer euro değer kaybedip, dolar değer kazanıp, petrol fiyatı düşüp, altın değer kaybeder ve borsalar yere çakılırsa, hava kara bulutlu ve sıkışma var demektir.
Şimdi peş peşe bu günlerdeki ekonomik sıkışma nedenlerini sayalım.
Sıkışma yaratan birinci faktör, Avrupa'da yapılan son seçimlerde, sosyalist veya muhafazakar ama ekonomi yaklaşımının değişmesi gerektiğini savunan liderlerin seçimi ya kazanmaları (örnek Fransa'da Hollande) ya da seçimde oy kazanarak kuvvetlenen taraf olmaları (örnek Yunanistan'da seçimden ikinci çıkan ama koalisyon hükümeti kurmayı başaramayan Syriza adlı radikal sol partinin lideri Alexis Tsipras) ve liderlerin daha önceki hükümetlerin tersine Almanya ve Merkel'e diklenerek, kemer sıkma yerine tam tersi büyüme politikaları talep ederek, daha evvel söz verilen veya yapılan mali anlaşma ve kemer sıkma programlarını iptal yönünde (tabii realiteden biraz uzak yaklaşımlarla) söylemler içine girmeleri. Sonunda Hollande biraz yumuşayacak, Merkel ve Almanlar da kemeri bir iki delik bollaştıracaklar. Nitekim bu yumuşamanın işaretleri Merkel, Alman Merkez Bankası ve Alman Maliye Bakanı Schaeuble'den gelmeye başladı. Alman ücret düzeyini ve enflasyonunu yükselterek dengelenmeye yardım edebiliriz, bu Güney Avrupa'yı daha rekabetçi yapar deniyor. Ama bu yumuşama ve yeniden anlaşma zaman isteyen ve bu nedenle piyasalarda belirsizlik yaratan bir olgu. Yunanistan'ın durumunda ise bir kere daha ve acilen seçim yapmak gibi bir alternatif gündeme gelebilir. Tabii Yunanistan'ın eurodan çıkması alternatifi de hızla ve yeniden gündeme gelmeye, konuşulmaya  başlıyor.
Sıkışma yaratan ikinci önemli faktör İspanya'da giderek büyüyen ve hızla gündeme oturan bankacılık kesimi sorunları. Bu sorun Yunanistan sorunundan daha da büyük bir sorun. İspanya'da (2001 krizinde Türkiye'de olduğu gibi) çöken konut sektörünün bankalara ve hükümete çıkardığı sorunlara çare bulmak için yedi büyük sorunlu mali kuruluşu içine alan ve birleştiren ve devletin de içine 10 milyar euro sermaye koyduğu bir banka, 'Bankia' adıyla kurulmuş ve başına, 1996-2004 arasında İspanya Ekonomi Bakanı ve 2004-2007 arası da IMF Başkanlığı yapmış olan güven veren bir kişi, Rodrigo Rato geçmişti. Bankia İspanyol bankacılık sisteminin yüzde 10 kadarı bir büyüklükte ve  İspanya'nın üçüncü büyük bankası konumunda idi. Ancak pazartesi günü  Rato istifa etti ve bir bankacılık krizi gündeme geldi. Bankia hisseleri büyük değer kaybederken İspanya'nın en önemli finans kurumları Santander, BBVA ve La Caxia gibileri de borsada büyük değer kaybetti. Sonunda Bankia'nın başına BBVA adlı bankanın eski başkanı prestijli bir bankacı J.I. Goirigolzarri atandı ve daha evvel banka kurtarılmayacağını söyleyen İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, devletin Bankia ve diğerleri için bir kurtarma operasyonu yapması kararını aldı ve bunun bankaların 30 milyar euro sermaye artırımı yapmasını sağlamak şeklinde gerçekleşeceği ilan edildi (10 milyar euro kadarı Bankia için olacak deniyor). Bankia kurulduktan sonra garantiler verilerek halka açılmıştı ve büyük hissesdarı  da BFA adlı bankacılık kurumu idi. Bankia ve BFA beraberce 51.5 milyar euroluk konut kredisi riski taşımakta idiler. Bu risk İspanya'nın en büyük konut kredisi riski sayısı ve ikinci olarak da 32 milyar euro ile Santander gelmekte. İspanyol bankaları daha evvel devlet zorlaması ile 54 milyar euroluk konut  kredisi alacağını silmişlerdi. Bugün bile İspanyol bankalarının bilançolarındaki sorunlu ( batık?) konut kredisi  toplamının 180 milyar euro kadar olduğu hesaplanmakta. Toplam konut kredisi ise 323 milyar euro!  
Bazı çözüm önerileri var. IMF Başkanı C.Lagarde EFSF dene Avrupa fonunun hükümetler yardım etmek yerine doğrudan bankalara da yardım etmesi şeklinde bir yeni yaklaşım önermişti. Avrupa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Vitor Constancio ise euro bölgesinin kendi bankacılık gözetim, denetim ve mevduat sigortası kuruluşlarını kurması ve bir de bankacılık sektörü kurtarma fonu yaratmasını teklifini getirmişti.
İngiltere ise bankalar battı mı, sorunun vergi verenlerin karşıladığını söyleyerek kontrolun ulusal otoritenin elinde kalması gerektiğini söylüyor. İngiltere Merkez Bankası Başkanı Merwyn King bu konudaki görüşü 'Bankalar yaşarken global, rahmetli oldu mu ulusaldır!' diyerek ifade ediyor!

<p>Trump'ın ayrılışının ardından ABD'nin 46'ncı başkanı Joe  Biden ailesiyle birlikte yemin ederek r

Joe Biden, AB ile buzları eritir mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Binlerce su maymunu taşkın nedeniyle Edirne'ye geldi

Doğada yaptığı yemeklerle kentleri tanıtıyor