• $7,5082
  • €9,0811
  • 443.561
  • 1518.81
18 Ağustos 2011 Perşembe

Avrupa yatay çözüm yok!

Salı günü çok sayıda verinin ilan edildiği bir gündü. Ayrıca Paris'te önemli bir Sarkozy-Merkel görüşmesi gerçekleşmişti. Gerçekler neydi, Sarkozy ve Merkel ne tür kararlar almışlardı? Aşağıda özetleniyor. Ama önce gerçeklere bir bakalım. Aşağıda Almanya'nın İFO ile beraber en iyi iki araştırma şirketinden biri olan ZEW tarafından derlenen temmuz ayı sonu itibarıyla Alman vatandaşlarının ekonomik beklentileri anketinin grafiği var. Bu verilerin uzun süreli ortalama değeri 26 düzeyindedir ve şu anda endeks eksi 10 değerinin altında, yani Almanya'nın morali çok bozuk.
Gerçekler hakikaten acı! Amerika derken Avrupa batmasın sakın? Çünkü ABD sonunda iyi kötü borç limitini arttırdı. Reyting düşmesi zaten bekleniyordu. AA da hala yatırım yapılabilir düzeyde!
Bu arada Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya'nın ikinci çeyrek GSYİH büyüme verisi çeyreklik bazda sadece 0.1 olarak ilan edildi. İlk çeyrek Almanya büyümesi moral yükseltici düzeyde yüzde 1.3'tü, ama şimdi durum kötü. AB'de ikinci büyük ekonomi olan Fransa'nın büyümesi yüzde 0.0 oldu. Üçüncü büyük İtalya'nın büyümesi 0.3 ve mesela Hollanda'nın büyümesi 0.1, İspanya'nın büyümesi 0.2 ve Portekiz büyümesi de 0.1 olarak gerçekleşince de euro derhal değer kaybederken, borsalar bir kere daha sallandı ve düştü.
Bu kadar çok büyük ülke yerlerde sürününce de Euro Bölgesi yıllık yüzde 1.7 ve çeyreklik de yüzde nerede ise sıfır yani sadece yüzde 0.2 büyüyebildi.    
Bilindiği gibi ülkelerin borç azaltabilmesi, reel büyümenin yüksek, reel faizlerin düşük ve bütçede faiz dışı fazlanın yüksek olmasına bağlıdır (özelleştirme ve para basma da alternatiftir). Şu andaki veriler ise borç azaltılmasına fırsat vermiyor.
Gerçekler böyle iken Sarkozy ve Paris'e koşan Merkel'den önemli kararlar almaları bekleniyordu. Ana beklenti euro-bonoları çıkarmaları idi. Ama Merkel euro bonoları sorunu çözmez diyordu. Sarkozy ise 'Belki ilerde' diyerek kaçıyordu.
Merkel ve Sarkozy önce 17 euro bölgesi ekonomisi için ortak bir hükümet yaklaşımı içine girmek istiyorlardı. 2.5 yıl için bir AB Başkanı seçilmesi ve Van Rumpoy'un AB Konsey Başkanı olması gibi önlemler getiriliyordu. 2012 yazına kadar 17 AB ülkesinin tümü borç limiti kuralını Anayasalarına yerleştirecekti. Fransa ve Almanya kurumlar vergisi kurallarını 2013 yılına kadar harmonize edeceklerdi, bu da en çok İrlanda'yı üzen bir öneri idi.
Fransa ve Almanya bir de finansal işlemlere konan vergi gündeme getireceklerdi. Bunlara sermaye hareketi kontrolü veya Tobin vergisi deniyordu. Bu tür verginin başarı ile uygulanmış örneği pek yok. Ne Şili, ne Brezilya geçmişte bu tür önlemle pek başarılı olamamışlardı. Bu finansal işlem vergisi sözü ortaya çıktığı anda hisse senedi borsaları ve piyasalar düşmeye başlamıştı. Bu Sarkozy tarafından bir yıldır gündeme getiriliyordu ama Almanların bu öneriye pek sıcak bakmadıkları da biliniyor.
Hem Merkel ve hem de Sarkozy de, EFSF denen 440 milyar euroluk kurtarma fonunun yeterli boyutta olduğu kanısını da ortaya atıyorlardı. Bu da ek fon beklentisini çöpe gönderiyordu.
Ama günün sonunda ortalığa dökülüp konuşan ve yorum yapan tüm kişiler toplantıdan sorunu çözmeye yetecek ve uygulanabilir önlemler gelmediğini, önemli tek sonucun Sarkozy ve Merkel'in euroyu sonuna kadar destekleyeceklerini söylemesi olduğunu düşünüyorlar, ama bu da bugünün krizinin nasıl çözüleceğine dair bir ipucu vermiyor.

<p>Şiddeti en çok yaşayan grupların, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar olduğuna dikkati çeken  Uzman Ps

Şiddete uğruyor olabilir miyim?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Haftanın yalanları