• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
23 Haziran 2012 Cumartesi

Avrupa 2012'den özet yorum!

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı izlerken farklı bir göz ile bakmak gerekiyor. Futbol sadece bir oyun, ayakla oynandığı için de tesadüflere çok açık. Hakem hataları da işin parçası. Futbolda 'sonuçlar tartışılabilir' ama 'nedenleri' dikkatli düşünmek gerekiyor.
16 takımlık turnuvanın zayıf takımları baştan belli idi. Euro 2016 ise 24 takımla oynanacak, daha da zayıf takımlar olacak. Bir  atıp dokuz yiyen sıfır puanlı İrlanda, Rusya'dan dört gol yiyip, grup birincisi olan Çek Cumhuriyeti zayıf takımlar. Hollanda kendi 'güzel futbolunu' unutup tekme tokat futboluna ve bireyselliğe başladı, toplama bir takımla ve kötü bir teknik adam Marwick ile becerilerini unutmuş olarak bu turnuvaya katıldı, sıfır puanla, 2  atıp 5 yiyerek, grup sonuncusu oldu. Gruptan çıkıp bir tur da geçen takımlardan Portekiz ise takım sporunda bireysel oynuyor, yıldızı Ronaldo'ya abanmış, bu yüzden  bence finale gidemez. Yunanistan ise 2004 gibi savunmaya devam ediyor ama kadro 2004 yılının şampiyon takımından çok uzak. Ukrayna, Polonya, İsveç ve Danimarka normal oyunlarından daha üst düzeyde çaba sergilediler ama kapasite bu!
Bugün gelinen yerde final büyük olasılıkla Almanya ve İspanya arasında, favorim ise Almanya. Yarı finalin birinde Portekiz ile İspanya oynar, Portekiz'e  güvenemiyorum, İspanya ileri gider diyorum. Diğer yarı finalde bence Almanya ile İtalya oynar. Finalde de Almanya ile İspanya çekişir ve zor da olsa Almanya'ya kazanır! 
Bu turnuvada İtalya ve Fransa futbollarını değiştirerek, yeni teknik adamlar Prandelli ve Blanc ile pozitif futbol yönüne dönerek, olumlu değişim üreten takımlar. Ama toptan gençleştirme, yeni sistem ve yeni teknik adama alışmak için zaman gerekiyor. Almanya ise başarılı bir değişim nasıl yapılırın örneğini uzun zamandır vermekte idi. Klasik fizik gücüne dayalı futboluna, her tür göçmeni katarak beceri ekledi ve tunuvanın en başarılı takımı olarak duruyor.
Futbolun kendisi de değişmekte. Bazı trendler var ama illa zorunlu da değil. Barcelona ve İspanya'nın başarısı topa hakim olmanın öneminin altını çizmişti. Ama topa hakim olma bazen üstünlüğü, diğer yandan da bazen yavaş oynamayı işaretleyebilir. İspanya zaman zaman topa yüzde 80 hakim ama gol atmada sorun yaşıyor. Almanya topa yüzde 60 oranının üstünde hakim. Rusya ve Hollanda kötü derece alan, potansiyelli fakat erken elenen takımlar ama eşit yüzde 57 ile topa en çok hakim olmada üçüncü takım oldular. En zorlanan takım İrlanda ise grupta İspanya'dan bir çuval gol yerken topa sadece yüzde 22 hakim olabilmişti.
Bu turnuvada uzun boylu santrfor yeniden önem kazandı gibi! Alman Gomez, Hırvat Mandzukic, Danimarkalı Bendtner ve az maç oynasa da İngiliz Andy Carroll göze çarpanlar. Bu uzunlar sayesinde, 2004 Avrupa Şampiyonası'nda kafayla gol oranı rekoru yüzde 22 iken, bu seferki turnuvanın grup maçları döneminde gollerin yüzde 28 kadarı kafayla atılmış, rekor geçilmiş. 
Futbol sistemi olarak, çoğu takım ya 4-2-3-1 veya 4-3-1-2 gibi dizilişleri seçmekte. Ama bir tek İngiltere klasik 4-4-2 veya 8-1-1 denedi ve ancak hakem kararı ile gruptan çıktı. 
Türkiye açısından en doğru analiz edilmesi gereken takım ise İngiltere! Avrupa'nın en kuvvetli liglerinin başında sırayla İngiltere, İspanya, İtalya,Fransa ve Almanya ligleri var. Ancak İngiltere takımlarını yurtdışından gelen sermayeye satarak, takımları da aşırı dozda kaliteli yabancı ile doldurarak, milli takımı değişime götürecek İngiliz personeli alttan yetiştiremedi, futbol stili de pek değişemedi. Bu nedenle de uzun zamandır başarısız bir milli takım performansı var. Futbol oyununu ihraç eden ülke, acıdır ki  futbolcuyu aşırı doz ithal ediyor. Ama milli takımda parayla saadet olamıyor! İngiltere takımında genç orta saha yıldızı Wilshere sakat. Rooney cezadan kurtuldu ve yaşlı Gerard da orta alanda harikalar yaratıyor. Ama İngiltere liglerindeki yönetim ve mülkiyet tarzı nedeniyle, yani borç ile bol yabancı transferi nedeniyle, kendi  futbolu değişemeyen ülke milli takımı da değiştiremiyor. Tabii bir de antrenör sorunu var. İngiltere'de yılbaşında ayrılan Capello sonrası nerede ise 5 ay beklendi. İlk aday Redknapp idi ama yerine ikinci aday Hudgson turnuvaya bir aya kala göreve getirildi. Bu berbat yaklaşım ile de İngiltere bir kere daha daha ileri gitmek açısından hüsrana uğrar. Turnuva bir bitsin İngiltere'yi tartışırız.

<p>Peki, koronavirüste son durum ne? Aşılarla ilgili yapılan araştırmalar  bize ne söylüyor? Sürü ba

Aşı araştırmaları bize ne söylüyor?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı