• $7,4374
  • €9,0196
  • 421.707
  • 1473.49
30 Haziran 2012 Cumartesi

Almanya, Avrupa'yı intihara zorluyor!

Avrupa'nın liderleri bir kez daha zirve toplantısı yapıyor ve çözüm arıyor. Oysa çözümün ne olduğu tarih kitaplarından öğrenilebilir. Sebastian Mallaby 'Avrupa'nın İntiharı' temalı ve Foreign Affairs dergisinin yeni sayısında tarihten ne öğrenmemiz gerektiğini açıkça ortaya koymuş.
 20 yıl önce, bir kere daha Avrupa para sistemi çöküş durumundaydı ve temel soru aynıydı. Avrupa ekonomisinin temel direği ve para sistemini ayakta tutabilecek tek ülke  olan Almanya gerekli adımları atacak mıydı? Bundesbank bir tercih kullanacak ve faizleri yüksek tutacak, Almanya enflasyona karşı önlem alacaktı. Ya da faizleri düşürecek, makul ölçüde enflasyona razı olacak ve Avrupa'nın genelini uzun süreli bir resesyondan kurtaracaktı. Almanya'nın o günlerde de ne yaptığı biliniyor. Bundesbank zayıf ekonomilerin selameti için biraz enflasyon riski almayı reddetti. Faizleri yüksek tuttu ve 1992 yılı Eylül ayında 'Exchange Rate Mechanism' adı verilen o günkü sistem çöktü. Bu hikayeyi en iyi bilen o gün en büyük spekülatör olan, bugünün 'hümanisti' George Soros'tur. Çünkü Alman parası değer kazanırken, başta İngiltere olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinin sırtından milyarlarca dolar kazanmıştı. Avrupa, yine Almanya'nın ne yapacağı sorusuna cevap aramakta.
İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve daha önceki dönemlerde de altın standardı ortamında Merkez Bankaları sınırsız para basamazlardı. Ama bugün kağıt para sistemi ve çökmekte olan ekonomiler ortamında, merkez bankaları arzu ettikleri kadar para yaratabilirler. Üretim kapasitesinin düşük ve işsizliğin yüksek olması ücret artışlarını frenlediği sürece sınırsız para basmak mümkün. Hem de enflasyonda çok büyük artışa neden olmadan.
1930'lu yıllarda altın standardından bir süre çıkılmıştı, çünkü bütün dünya Büyük Depresyon tarafından hırpalanmakta idi. Ama merkez bankaları gerçekleri bugünkü kadar açık göremiyordu. Ve teknokratlar aşırı doz para basmaya yanaşmamışlardı. Sonuçta global çapta yüzde 25 işsizlik ve yedi yıl süren depresyon gerçekleşti. Milton Friedman ve Ben Bernanke bu dönemin para politikasının pasifliğini  yeterince dökümante eden iktisat tarihçileri oldular, ödüller kazandılar.
İlginç bir de anekdot var. Bugün ABD Merkez Bankası'nın başında olan Bernanke 2008 yılında Lehman iflasından kısa bir süre sonra ABD kongresinde Finansal Hizmetler Komisyonu Başkanı Frank Barney'ye ifade verirken, AIG  adlı sigorta şirketinin sorunlarını çözmek için 80 milyar dolar para basacaklarını söyler. Barney de safça sorar '80 milyar dolarınız var mı?' Bernanke ise gülerek '800 milyar dolarımız bile var!' demiş. 2008 yılı Aralık ayına gelindiğinde Bernanke finansal piyasalara 1.5 trilyon dolar aktarmış ve Kongre tarafından geçirilen TARP adlı 700 milyar dolarlık kurtarma fonu harcama iznini ikiye katlayacak kadar para basmıştı. Bu nedenle ABD krizden en önce çıktı ve pozitif büyüme yaşıyor.
AB, EFSF çerçevesinde 440 milyar euro kurtarma fonu ayırırken, Aralık 2011 tarihinde Avrupa Merkez Bankası da 489 milyar dolarlık bankalara yardım için para yaratmış ve sonra da şubat ayında EFSF miktarının iki misline ulaşan miktarda para basmaya devam etmiş  ve İtalya ve İspanya'nın borçlanma faizlerini düşürmüştü. Avrupa Merkez Bankası'nın elindeki finansal varlık portföyü, 2007 yılındaki Avrupa GSYİH sayısının yüzde 13 kadarından bugün yüzde 30 kadarına çıkmış bulunuyor. Bugüne kadar Avrupa Tek Para sistemi çökmedi ise arkasındaki neden budur. Ama karar vermekte çok geç kalındığı, karara alınamadığı, Merkez Bankası'nın Almanya tarafında sürekli frenlendiği ortada.  Almanya hala enflasyondan korkuyor ve ülkelerin ve bankaların kurtarılması için aynen Büyük Depresyon dönemi ve 20 yıl evvel olduğu gibi biraz enflasyon razı artışına razı olmuyor. Yüzde dört kadar bir enflasyon gerçekleşse, Avrupa'nın güçlü ekonomilerinde ücretler yükselse, talebin son derece sınırlı olduğu ülkelerde de enflasyon sıfıra yakın durumda kalsa, yapısal uyum sağlanmış olacak ve sorunlu ülkeler yeniden rekabet gücü kazanmış olacaklar.
Özetle Almanya, Avrupa Merkez Bankası'nı ABD'de yapıldığı gibi, zamanında serbest bıraksa bugün bambaşka bir yerde olunacaktı. Karar alınamadı, geç kalındı ve bugün sorun büyümüş bulunuyor.

<p>ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatı ile Suriye'deki İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlend

ABD'den Suriye'ye hava saldırısı: Suriye'deki İran destekli gruplar vuruldu

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı