• $7,3656
  • €8,9571
  • 437.063
  • 1536.11
04 Ocak 2011 Salı

Açıklayın başkan

Hürriyet gazetesinde Aziz Yıldırım tarafından Uğur Dündar'a verilen röportajda U. Dündar tarafından 'Fenerbahçe'nin ekonomisi' ve kulübün mali durumu ile ilgili kritik sorular sorulmaması dikkatleri çekmiş, biz de bu yaklaşımını eleştirmiştik.

Bugün bazı Fenerbahçeliler bu konuda ne düşünüyor konusuna değineceğiz. Fenerbahçe Kulübü'nü en az Aziz Başkan kadar seven 'Konuşan Fenerbahçe Platformu' üyelerinin Aziz Başkan'ın yaklaşımı ve Hürriyet gazetesindeki röportajı hakkında düşündüklerini aşağıya alıyorum.

'Başkanımızın döneminde birçok çok olumlu işler yapıldığı gibi maalesef yine bu dönemde çok fazla olumsuzluklar olduğu da açıktır. Fenerbahçe'miz 12 senede 4 şampiyonluk ve Avrupa'da Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final gördü. Peki ya Türkiye'deki rakiplerimiz bu dönemde neler yaptı: Başkanımız göreve geldiğinde FB:13, GS: 11,  BJK: 10, TS: 3 olan şampiyonluk sayıları, şimdi FB: 17, GS: 17, BJK: 12, TS: 3, BS: 1 oldu. Üstelik spor kulübümüzde hiçbir dönemde 1.500.000 TL borçtan 400.000.000 TL borç rakamına gelinmedi. 14 teknik direktör ve 114 futbolcu değiştirilip, sonra da 'her üç yıla bir şampiyonluk' ortalamasıyla yetinilmedi. Bundan sonra ise 'her yıl şampiyonluk' sözü verilip, son beş yılda sadece 1, son üç yılda sıfır şampiyonluk istatistiği üretilmedi. Profesyonellere bırakılan branşlardaki başarılara sığınılıp, kulübümüzün ekonomik ve sportif lokomotifi olan futboldaki başarısızlıkların sorumluluğundan kaçınılmaya çalışılmadı. Bir yandan 'stadımızda küfür yok' denilirken bir yandan da protokol tribününde, soyunma odaları koridorlarında ve hakem odalarında küfür edilerek kulübümüz küçük düşürülmedi ve ceza alınmadı. Onlarca kongre üyesi suçsuz yere kulüpten ihraç edilmedi. Liderin dokuz puan gerisine düşülüp de 'olsun, biz ezeli rakiplerimizden daha iyi durumdayız' denilmedi. Personelinden sporcusuna, teknik adamından şube kaptanına, herkesin işine ve yetkisine bu kadar müdahale edilmedi. Kulübün eski sporcularıyla ve teknik adamları ile bu kadar anlaşmazlık yaşanmadı. Hiçbir Fenerbahçe başkanı, iki defa kulübündeki, bir defa da Kulüpler Birliği'ndeki başkanlık görevlerinden istifa edip sonra da geri dönerek inandırıcılık kaybına uğramadı. Hiçbir Fenerbahçe başkanı, kendinden önceki başkanlarla aynı ortamda dahi bulunmayı reddedecek kadar öfkeli olmadı. Hiçbir Fenerbahçe Başkanı, 13 sene Başkanlık yapıp kulübünü Türkiye Kupası'ndan mahrum etmedi. Hiçbir Fenerbahçe başkanı gücünü,  taraftarı ve kongre üyelerini susturmak için kullanmadı. Hiçbir Fenerbahçe başkanı, hiçbir Fenerbahçe başkanına nasip olmamış bir destek görmesine rağmen bu kadar taraftarı, kongre üyesini, yöneticiyi küstürmedi. Sevgili Başkanımızın bundan sonraki icraatlarında yukarıdaki hususları da göz önünde bulundurmasını, Fenerbahçe'mizin geleceği açısından önemli görüyoruz. '
Konuşan Fenerbahçe Platformu'nun bu tespitlerine biz de eklemede bulunalım. Fenerbahçe tarihine berbat iz bırakacak iki kötü olay da Aziz Başkan döneminde gerçekleşti. Bunlar Digitürk kablolarının Ş. Saracoğlu'nda kesilmesinin (maç yayını esnasında)  gerçekleşmesi ve Trabzon maçında kaybedilen şampiyonluk sonrası stadın tribünlerinin yakılması olayları.   

Fenerbahçe'ye küsen sadece eski futbolcular değil. 2010 yılında küstürüldüğü için giden basketbolcular, NBA'e giden Ömer Aşık ve Semih Erden, Doğuş Balbay ve Enes Kanter gibileri Fenerbahçe'nin önemli kayıplarıdır. Bu isimler küsmese, bu yılın basketbol takımında olur ve Karşıyaka ve Galatasaray maçları da kaybedilmezdi. Fenerbahçe bayan voleybol takımı geçen sezon Avrupa şampiyonluğunu kıl payı kaçırarak ikinci olmuştu. Bu yıl da yurtdışında oynanan maçlarda Dünya Kulüpler Şampiyonu unvanını kazanmıştı. Ama Kulüp Başkanı Buca maçını seyretmeye gitmiş ve şampiyon takımı karşılamamıştı. Başkan yılın son demlerinde ise medyaya 'Adalet istiyorum!' beyanatını vermişti. Ama başka adalet isteyenler de var!  Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi maçında skor denk iken Alex'in rakip takım oyuncusunun kemiğine taban vurması bariz kırmızı karttı ve FB eksik kalsa maç ne olur bilinmez. Veya Sivas maçında maç berabere iken Mehmet Topuz'un Ceyhun'un gırtlağına yumruğu dayaması bariz kırmızı karttı, ama verilmedi. Takım on kişi kalsa denk giden maç ne olurdu, kim bilebilirdi ki?  Bugün Fenerbahçe taraftarları arasında 200 kişilik bir anket yapılsa Aykut Kocaman'ın 'Trabzon'a penaltı' beyanatlarını hocanın kendi rızası ile verdiğini düşünenler çoğunlukta mı olurdu? Ayni şey hem Karşıyaka ve Galatasaray basketbol yenilgileri sonrasında basketbol menajeri Nedim Karakaş tarafından verilen beyanatlar için de düşünülüyor mu?  

Başkan Aziz Yıldırım'a bir öneride bulunarak bitirelim. UEFA ve TFF'ye verilen mali tablolardaki gerçek borç ve kar zarar sayılarını ve dengeleme yaklaşımını tüm detaylarıyla açıklayın ve mali durumla ilgili tartışmalar derhal bitsin. Var mısınız? Açıklayın ve 2011 Fenerbahçe için farklı bir yıl olsun!

<p>Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, hükümet krizini aşmak için yarından itibaren parlamentoda temsil

İtalya'da hükümet krizi... Conte gitti, şimdi ne olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

Başkan Erdoğan, Sosyal Atama Töreni'nde konuşma yaptı