• $ 5,7084
  • € 6,3173
  • 275.213
  • 100339
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Demokrasinin seçenekleri çoğaldı

Önümüzdeki dönemde, seçim sathına girildikçe referandum sürecinde yaşadığımıza benzer ve oldukça sorunlu bulduğum bir propaganda sürecine tanık olacağız. Sorunlu bulduğum tarz ise, CHP’nin olgunun kendisine bağlı kalmayarak, vatandaşın bilgilenmesine değil, kafasının karışmasına, endişelerinin artmasına dönük bir dezenformasyon taktiğini benimsemesi.

Nasıl ki referandum sürecinde “rejim elden gidiyor”, “diktatörlük geliyor”, “Meclis kapanıyor” gibi iftiraların etrafında dönüldüyse, bu sefer de “sopalı seçim”, “mühürsüz seçim”, “kirli ittifak” gibi vatandaşların aklına değil, korkularına hitap edecek bir dilden medet umacaklar.

“İttifak yasası” diye bilinen, gerçekte ise sadece ittifak değil, seçimleri düzenleyen birçok kanunda reform yapan düzenlemeyi bu propaganda sürecinin merkezinde tutacaklar. O zaman “iddialara” tekrar bir bakalım.

“Mühürsüz seçim” sloganı baştan yanlış. Bunu onlar da biliyorlar. Taklit edilmesi imkânsız, kâğıdın üretim aşamasına paraya benzer şekilde içine filigran yerleştirilen zarf ve pusulalar kullanılacak. Bu zarflarda zaten YSK anteti, seçim kurulu mührü bulunmakta. Zarflara son olarak sandık kurulu da mühür vuracak. Ancak sandık kurulunun ihmal veya kasıt ile mühür vurmadığı zarflar, milletin oy hakkını korumak adına geçerli sayılacak. YSK zaten 1984’ten beri bu türden oyları büyük ekseriyette geçerli saymış. Üstelik bu mühür meselesi, eski iptidai şartlarda yapılan seçimlerden kalan bir usul.

YSK tarafından fazladan basılan zarf ve oy pusulaları da tartışma konusu yapılıyor. Oysa bunlar da zabıtla sayılı teslim edilip, kullanılmayanlar yine sayılı şekilde zabıtla iade alınıyor. Bu zarf ve pusulaların kötü amaçla kullanılması mümkün değil.

Evet, 16 Nisan ile koalisyon dönemleri sona ermiştir. Muhalefet bilinçli şekilde koalisyon ile ittifak kavramının aynı şey olduğunu savunuyor. Oysa koalisyon parlamenter sistemin, yani hükümetin Meclis içinden çıktığı yöntemin bir uygulamasıdır. Cumhurbaşkanlığı sisteminde ise hükümet ve Meclis ayrı oyla seçilecek, ilk veya sonraki turlarda hükümet kurulmuş olacaktır. Yani hükümet yönünden koalisyon diye bir şey bu sistemde mümkün olamaz.

Meclis seçimlerinde ise 12 Eylül darbesinin bir ürünü olan partilerin birbirini desteklemeleri ve ittifak yapmaları önündeki yasak kaldırılmıştır. Yasama yönünden bu da koalisyonla aynı şey değildir. Partiler parlamenter sistemde olduğu gibi ortaklıklarını seçimlerden sonra değil, seçimlerden çok önce, ittifaklarını, programlarını seçmene deklare edecekler, bunun risk ve avantajlarını peşinen üstlenerek, seçmeni oy verdikten sonra sürprizlere maruz bırakmayarak seçime katılacaklardır. Seçmenin önündeki seçenekleri çoğaltan, böylelikle demokrasiyi güçlendiren bir reformla seçimlere gideceğiz. Hayırlısı olsun.

<p>Bilecik´in Bozüyük ilçesinde kılavuz trenin tünel içinde raydan çıkması sonucu 2 makinist hayatın

Kılavuz Tren Tünelde Raydan Çıktı: 2 Ölü

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Metrobüste yer kapma tartışması kanlı bitti

Yerli ve milli otomobiller ile otonom sistemler TEKNOFEST'te