• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
16 Mayıs 2012 Çarşamba

Yazıcı: Başkanlığın eksileri de var

Cumhurbaşkanlığı seçiminin dört ay sonra mı, yoksa 2014'de mi yapılacağını henüz bilmiyoruz.
Kilidi açacak anahtar Anayasa Mahkemesi'nde.
Belirsizlik, Yüksek Mahkeme'den bir-iki hafta içinde çıkacak kararla giderilecek. 
Ama gerilimli bekleyiş sürerken, eş zamanlı olarak ilk sivil Anayasa yazımına geçiliyor. Belirsizlik dönemleri, siyasetin kırılganlık kadar, köklü değişimlere de açık olduğu dönemlerdir. 
Başkanlık sistemi tartışmasının, böyle bir dönemde ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ tarafından başlatılması tesadüf değil.
Tabloyu ilginç kılan, Bozdağ'ın konumu ve bugüne kadarki söylemleri. 'Başbakan Erdoğan'a rağmen'  kanaat belirtme ihtimali olmayan bir siyasi aktörden söz ediyoruz.
Bozdağ'ın, vurgusu giderek güçlenen başkanlık rejimi ısrarı, kısa ve uzun vadeli iki süreci de kapsayan bir etki alanı yaratıyor:
Anayasa Mahkemesi kararına kadar geçecek süre ile yeni Anayasa sürecinde, kamuoyu desteğini genişletmek.
Gelgelelim, Bozdağ'ın kuvvetli vurgularına karşın, başkanlık sistemi konusunda, Ak Parti'de 'yekpare bir kanaat' gözlenmiyor. Baktığınızda verilen demeçler, 'tartışılsın, yararlıdır'dan öteye pek gitmiyor. 
(İstisna olarak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım  (bence yarı başkanlık daha uygun) diyerek net bir tutum sergiledi.
Aynı konuda ne düşündüğünü sorduğum Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın ilk sözü şu oldu: 'Ne uygun ne de değil diyorum. Daha egzersize ihtiyacım var.'
Bakan Yazıcı, tereddütlerini şöyle dile getiriyor:
'Türkiye'de şu anda uygulanan tam olarak nedir, önce bunu tartışmalıyız. Cumhurbaşkanlığı makamı bizde güya sembolik ama bizde Cumhurbaşkanı'nın çok yetkisi var. Şimdi de halk tarafından seçilince ne olacak, o da belirsiz. '
Yazıcı'ya, Binali Yıldırım'ın, yarı başkanlığı savunurken dile getirdiği, 'Güçlü parlamenter sistemde, istisna olabilir ama ondan daha yüksek oyla seçilmiş bir cumhurbaşkanı var. İki tane seçilmiş yönetici var. Biri başbakan, biri cumhurbaşkanı. Başbakanın ait olduğu partinin, cumhurbaşkanın alacağı oyun üstüne çıkma ihtimali teorik olarak var' sözlerini hatırlattım.

Cevabı şöyle oldu:
'Oy oranı yüksek diye daha fazla yetki kullanacak değil. Ama yüksek oy alanın da kamuoyu desteği var demek. Daha güvenli yürür. Sonuçta hepsinin artısı eksisi var. Başkanlık sisteminde de çift meclis var. Biri denetim görevi yapıyor. Geçmişte, Senato'lu Meclis zamanında, denetim uygulamalarında engelleyici tutumlarını gördük.'
Yazıcı şunu da ekledi: 'Eğer başkanlık sisteminde karar kılınacaksa, yeni Anayasa bir fırsattır. Bugün darbe yapanlar yargılanıyor ama ülkeyi yürürlükteki darbe anayasasına göre yönetiyoruz. '
Sonuç olarak, başkanlık rejimi konusunda iktidar partisinin kurucu kadrosunda şu aşamada bir uzlaşı olmadığı söylenebilir.
Sistemi savunanların temel argümanı ise tanıdık. Yüzde 10 barajının düşürülmesine hayır derken de kullanılan 'istikrar', giderek mistifiye edilen bir kavrama dönüştürülüyor. Mevcut sistemin 10 yıldır koalisyon üretemediğini hatırlarsak, 'başkanlık eşittir istikrar' önermesinin tuhaflığını daha iyi görürüz.

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor