• $7,4229
  • €9,0324
  • 439.907
  • 1532.05
23 Şubat 2011 Çarşamba

Van'da 35 bin at 'kaçak' taşıyor

Az kaldı. Türkiye'nin  -Bülent Ortaçgil şarkısındaki-  'en çok bağıran, en doğruyu söyler' ülkesi olması yakındır. 
İş ki, doymak bilmeyen rövanş arzularını, yüksek gerilim hazlarını maksimize edecek bir sözcük çıkmasın ağızlardan...
'Çünkü gülmeyi unutunca', siyaset ya da medya, pek fark etmiyor.  Yine aynı şey oldu.  Bir kelimeyle tetiklenen polemik,  büyük fotoğrafın önüne kalın perdeyi çekti işte.  Medyanın da gerilimsever hallerine denk düşünce; ne, o sözcüğün çıktığı yerin, hangi bağlamda söylendiğinin; ne de konunun açılmasının kaynağı olan sorunların büyüklüğünün bir önemi kaldı.
Oysa Van , 'göl-deniz' polemiğine hapsedilemeyecek kadar yakıcı sorunlarla boğuşuyor. Başbakan Tayyip Erdoğan ile hafta sonunu Van'da geçiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun tartışmasında gündeme gelemeyen  Van gerçeklerini paylaşmanın zamanıdır.
Yılın altı ayı 2 metre karla kaplı, kişi başına düşen ortalama geliri, ülke ortalamasının altında olan Van'da:

- Tam 35 bin at, kaçakçılık amaçlı kullanılıyor
- Çünkü her biri 2500-3000 nüfusa sahip sınır köylerindeki, bir numaralı geçim kaynağı kaçakçılık. 
- Atlar, akaryakıt, insan, çay, sigara, şeker ve uyuşturucu kaçırıyor. 
- PKK Kontra Gel, at başına sözde 'gümrük ve vergi' adı altında zorla para topluyor.  Para toplama işini yapan Demokratik Kurtuluş Birliği, halk tarafından burada 'gümrükçü' olarak anılıyor. 
- Örgüt sadece Başkale'de, kaçakçılıktan 12 milyon dolar 'haraç' topladı. 
- Çocuklar, kaçakçılıkta aktif olarak kullanılıyor. 
- Okulda olması gereken çocuklar, geceleyin atların peşinde sınır aşıyor. 
- Kaçakçılık bu bölgede ata-baba mesleği olarak algılanıyor.
- Bir yetkili 'Buradaki sınır haritalarda, zihinlerde böyle bir sınır yok' diyor. 
- Türkiye'deki pek çok trafik kazasının temel sebebi olan parlayarak patlamaya yol açan kaçak motorin, burada ekonomik bir faaliyet. 
- O nüfusa legal ve alternatif iş alanları yaratılamazsa kaçakçılık önlenemeyecek, aşırı göç alan il ve ilçelerin ekonomik, sosyal adli ve güvenlik yapıları bozulacaktır.
İçinde bir kere bile 'göl' ya da 'deniz' kelimesi geçmeyen bu tespitler bana ait değil, devletin resmi raporundan özet alıntılar.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu'ndan bir grup, geçtiğimiz yıl Van'a gitti. Yanlarında Mülkiye ve Adalet Müfettişleri de vardı. Orada görülenler, öğrenilenler rapora dönüştü. TBMM de bu raporu birkaç ay önce basarak dağıttı. 

MUTLAK YOKSULLUK
Arka planında seçim bile olsa, siyasetin,  'yoksulluk' konusunu giderek daha çok tartışması, çok hayırlı bir gelişme.
Devlet Bakanı Ali Babacan, G-20 toplantısı için Paris'e giderken, 1 doların altındaki geliri ifade eden mutlak yoksulluğun Türkiye'de kalmadığını söylüyordu.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise dün grup toplantısında, Van halkının fabrika beklediğini anlattı.
Gerçekten de içinde iktidar ve muhalefet milletvekillerinin de yer aldığı Meclis raporu, Van için 'mutlaka alternatif geçim kaynakları yaratılmalı' diyor;  buradaki kaçakçılık faaliyetinin terörü finanse ettiğini söylüyorken, yoksulluğu, alt başlıklara ayırıp  'mutlak' ya da 'göreli' olarak tartışmanın sağlayacağı yarar ne olabilir?
Yoksul sayısıyla yardım miktarının çarpımıyla başlayan hesap tartışması, gece at peşinde kaçak taşıyan ilköğretim öğrencilerinin kulaklarında ya da terör örgütüne at başına 'haraç' veren köylünün kulağında nasıl çınlıyordur?

<p>Merakla beklenen Bayraktar AKINCI Taarruzî İnsansız Hava Aracının (TİHA) 3'üncü prototipine PT-3ü

Selçuk Bayraktar bu sözlerle paylaştı: Yuvadan uçmadan önce son selfie

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar

Bülent Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında incelemelerde bulundu