• $7,4498
  • €9,0633
  • 443.996
  • 1562.79
18 Temmuz 2012 Çarşamba

'Ulu çınar'daki 'zamanın ruhu'

YÜZ ifadelerinden başlayayım.    
'Alıştığımız bir şeydi yaşamak' dizesini hatırlatırcasına, hemen her CHP kurultayında görmeyi kanıksadığımız gergin ve endişeli yüz ifadeleri; yerini heyecanlı ve meraklı bir bekleyişe bırakmıştı. 
Merakın, yeni yönetimle ilgili kısmı bugün aydınlanacak. 12 bin kişilik Arena salonunda esen merak rüzgarı, öncelikle Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun yapacağı konuşmaya odaklıydı. 
Daha doğrusu, son haftalarda iyice yoğunlaşan 'CHP ekseninden kayıyor mu?'  sorusuna.
EKSEN KAYMASI ENDİŞESİ
Kimilerinin heyecansız bulduğu, Kılıçdaroğlu'nun 1 saat 10 dakika süren konuşması; 'şova ve ajitasyona' dönük değildi. CHP lideri, partisinin  'yeni' ideolojik doğrultusunu anlatırken, özenli, dikkatli bir dil kullanmayı yeğledi.  Bunu yaparken, partinin bir kesiminden -son haftalarda yoğunlaşan-  'CHP'nin ekseninden ve geleneksel çizgisinden uzaklaştırıldığı' eleştirilerini önemsediğini gösterdi.
'Ulu çınar' metaforuyla, 'endişeli CHP'lilerin' kaygılarını gidermeyi hedeflerken, 'zamanın ruhu' kavramıyla, yenileşmeyi açmaya çalıştı. Ancak Kılıçdaroğlu'nun özenindeki doz, daha net ve berrak bir yol haritası  beklentilerini karşılamadı. 
Sözkonusu olan CHP'yse, parti liderliği, söylenen değil, söylenmeyen şeylerden dolayı da sorumluluk getiriyor. Kılıçdaroğlu, Genel Başkan olduktan sonra uzunca bir süre 'Kürt sorunu' ifadesini kullanmadığı için eleştirilmişti. Dün de 'adına ne derseniz deyin' diyerek,  inisiyatif aldıkları bu alanda kararlı oldukları mesajını yineledi. 
Kılıçdaroğlu'nun konuyu kısa tutmasının bu kez iki güncel nedeni var: - Ayrıntı vererek bu aşamada dışarıdan büyük tepkilerin hedefi olmak istemiyor. - İkinci sebep ise bugün şekillenecek yeni parti yönetimiyle bu konuyu yeniden tartışmak ve öneriyi revize etme ihtimali.
ORAN: 'ÖRGÜTÜ RAHATLATTI'
 Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından görüştüğüm Umut Oran, eski ile yeniyi birleştiren nitelikteki bu mesajların örgütü rahatlattığını söyleyerek üç tespitini aktardı: 'Son iki yıl ne yapıldı, ne yapılacak ve Türk siyasi hayatında bir parti için demokratikleşme nasıl olur, uygulamasını yaşıyoruz.' Oran, özellikle çarşaf liste ve kadın-gençlik kotalarının altını çiziyor.
TEKİN: YENİLEŞMEK ÇİZGİ KAYBI DEĞİL
Gürsel Tekin de Kılıçdaroğlu'nun kapsayıcı ve toparlayıcı bir konuşma yaptığını aktardı.
'Yenileşmek çizgileri kaybetmek anlamına gelmez' diyen Tekin, 'Benim babamın zamanında bakkallar vardı şimdi yok. Süpermarket dönemine geçmemiz, babamızı reddettiğimiz anlamına mı geliyor' diye sordu. 
Tekin'e iki gün önce İstanbul-Ankara stüdyolarından birlikte katıldığımız NTV'deki yayında 'AKP'den de gelecekler var' sözünü tekrar sordum.  Özellikle bir isim kastetmediğini ancak,  'Rahatsızlığım var, sabrım taştı' diyen Ak Partililer'in varlığını bildiğini söyledi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın 'Vicdanım sızlıyor' ifadesinin iyi okunması gerektiğini belirtti. Bu konudaki son sözü ise 'Sonbaharda Türk siyasi coğrafyasında önemli değişiklikler olacak' oldu.
EN OLAĞAN KURULTAY
Bugüne dek izlediğim CHP kurultaylarının sayısını şimdi çıkaramıyorum. Ama CHP 34. Olağan Kurultayı'nın ilk günü, 'parti içi kavgalar' dönemini noktalayan 'olağan' bir Kurultaydı.
Kurultay olağandı fakat önümüzdeki iki yıl boyunca, arka arkaya yapılacak üç seçim ile Türk siyasi hayatı, dolayısıyla toplumsal ve ekonomik hayatının yeniden şekilleneceği olağandışı bir döneme tanıklık edeceğiz.   
Ana muhalefet partisini, üç seçime taşıyacak kadrolar ise bugün belli oluyor. 
'Ulu çınar', 'zamanın ruhu'nu bu kez yakalayabilir mi?

<p>Hiçbir şey ortaya koyamayan, alternatif üretemeyen muhalefetin işi ve gücünün yalan söyleyerek se

'Muhalefet yalan, algı ve manipülasyonla oy devşirmeye çalışıyor'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Engelli ve yaşlılara aşı uygulanmaya başladı

Gediz Deltası'nda kış kuşları kayıt altına alınıyor