• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
27 Kasım 2011 Pazar

Suriye'ye müdahale gündemde yok

Arap Birliği'nin Şam'a tanıdığı sürenin dolduğu dakikalarda, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Lübnan Başbakanı Necip Mikati ile görüşüyordu. Cuma saat 13.00'te Beyrut'taki başbakanlık makamında Babacan'ı kabul halinde olan Mikati, Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi'yi telefonla arayarak 'uzmanlara kapıyı açıp açmadığına' dair son durumu sordu.
Telefonu kapatınca, Babacan'a olumlu bir yanıt gelmediğini bildirdi. Bunun üzerine iki siyasetçi, Arap Ligi'nin Şam yönetimine uygulanması öngörülen yaptırımlar taslağı dosyasını açarak görüş alışverişinde bulundu. O dakikalardan sonra hızlanan diplomatik trafik, Babacan'ın Beyrut gezisine de yansıdı.
Arap Bankalar Birliği toplantısı için gittiği Beyrut programını bu nedenle kısa kesen Başbakan Yardımcısı, saat 22.00'de dönmeyi planladığı Beyrut'tan, 19.00'da ayrıldı. Ankara'ya iner inmez Dışişleri Konutu'ndaki toplantıya katıldı. Toplantıda Merkez Bankası ve Hazine yetkililerinin de yer alması, Türkiye'nin ekonomik yaptırımlara aktif katılacağının göstergesi oldu.
Babacan, Beyrut dönüş yolunda sorularımızı yanıtlarken, Arap Ligi yaptırımlar taslağında ağırlıklı olarak para hareketleri ve finans olduğunu belirtti: 'Bir yandan Suriye'ye para hareketlerini kesmek diğer yandan da yurtdışındaki paralarının dondurulması'ndan söz etti.
Başbakan Yardımcısı 'Esad için bir çıkış yolu var mı?' sorusunu şöyle yanıtladı:
TEK ARZUMUZ TEMSİLİ DEMOKRASİ
'Suriye'de anayasa, azınlığın hakimiyetini mümkün kılıyor. Oranı ne olursa olsun, Baas iktidar olabiliyor. Şu anda Esad'ın desteğini aldığı bir kitle var. Bizim Esad'ın ülke dışına çıkması gibi bir arzumuz yok. Arzumuz sadece Suriye'de temsili bir demokrasi kurulması. Temsili demokraside, azınlığın çoğunluğa tahakkümü devam edemeyecek, bir denge kurulacaktır.'
NE YAPILIRSA MEŞRUİYET ZEMİNİ İÇİNDE
Şam yönetimine her ne yapılacaksa, bunun uluslararası arenada ve meşruiyet zemini içinde yapılacağını vurgulayan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Esat seçime girsin kazanırsa, çoğunluğun oyunu alırsa bir problem yok. Ama öyle bir ihtimal ne kadar? Bizde ana muhalefet partisinden yetkililer enteresan bir ilişki kurdular. Suriye rejimi ile gönül bağı kurdular. Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde eski günler özleyenler var.'
Suriye'de ekonomik kaynakların ciddi bir biçimde Kıbrıs Rum Kesimi'ne kaydırıldığını aktaran Babacan, Mikati ile görüşmesine atfen 'Lübnan'ın Suriye'deki istikrarsızlıktan kaygısı var mı?' sorusunu şöyle yanıtladı:
'Suriye'nin üzerinde en çok etkili olabildiği bir ülke var o da Lübnan. Hizbullah, önemli ölçüde şöyle ya da böyle etkisi altında. Suriye'nin Ortadoğu'nun genelinde, istikrarı etkileme etkisinin çok sınırlı olabileceğini düşünüyorum. Ne yapsa kendine zarar verir. Göz göre göre kendine daha fazla zarar verecek adımlar atmaz.
HARİRİ DAVASINDAKİ SORUN
Hariri suikastının aydınlanmasıyla görevli uluslararası mahkeme konusunda,  30 milyon dolarlık talebin Lübnan'ın gündemini oluşturduğun da aktaran Babacan, 'En önemli sorun şu. Sünniler, bu paranın verilmesini istiyor. Ama Şiiler kesinlikle karşı. Başbakan ise bu para verilmezse istifa edeceğini söylüyor.' dedi.

 Kilise duasında neye amin dedi
Babacan, Londra gezisine eşlik ettiği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün programından bir de ilginç izlenim paylaştı. Küresel krizin kilise dualarına girecek kadar toplumsal bir vakaya dönüştüğünü vurgulayan Babacan, Westminster Kilisesi'nde 'Tanrım borç batağında yüzenlerin yardımcısı ol. Ekonomimiz için zor ama gerekli olan kararları alacaklara da cesaret ver'  diye dua edildiğini kendisinin de ikinci kısmına 'amin' dediğini aktardı.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Yeni nesil 3 Fırtına obüsü Akar'ın katıldığı törenle TSK'ya teslim edildi