• $7,4097
  • €8,997
  • 445.429
  • 1569.35
03 Ağustos 2012 Cuma

Suriye'de 'muhalefeti birleştirme' düğümü

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Erbil seyahati,  kamuoyunda  oluşturulan beklentinin ötesine geçerek;  farklı bir hat trafiği, içerik ve süreyi kapsadı.
Davutoğlu, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile Suriye'nin kuzeyindeki 'gelişmeleri' görüşüp iftar sonrası aynı gece Ankara'ya dönecekti. İki gün sürdü.
Dışişleri Bakanı'nın sadece Erbil'e gideceği duyurulmuştu. Erbil'de Barzani ile görüşmesini takip eden uzun iftar-sahurun ardından ertesi sabah Kerkük'e geçmesi, önce sürpiz etkisi yarattıysa da seyahatin Kerkük ayağı Ankara'dayken belli olduğunu öğrendik.
Dışişleri kaynakları, güvenlik nedeniyle kamuoyundan gizlenen Kerkük ziyaretinin 'uzun süredir, çok dar bir çerçevede planlandığını', uygun bir zamanlama arandığını aktardı.
(Bu hamlenin, 16-17 Ağustos'ta Kerkük'te teravih namazı kılmayı planlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye karşı 'ön alma' sonucunu doğurması, iç siyaset bakımından,  işin daha az önemli kısmı.)
HERKES MASADAYKEN
Erbil'deki asıl sürpriz; Suriye Ulusal Konseyi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi'ni bir araya getirecek bir toplantı girişimi ve planın hemen hayata geçirilmesi için girişilen hızlı temas trafiği oldu. 
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Suriye'deki  'muhalefetin birleşmesi'  mesajını zaten sık sık veriyor. Bu girişime Davutoğlu-Barzani görüşmesi sonrasındaki ortak bildiride yer verilmedi. Muhtemel sebep, başarısızlığa uğrama ihtimali olsa gerek. (Bu yazı yazılırken Davutoğlu'nun Kerkük'ten tekrar Erbil'e geçmesinin ardından  planlanan bu toplantının saati ve katılım profili için hazırlığın sürdüğünü not düşelim.)  
Dışişleri kaynakları, Suriye Kürt Ulusal Konseyi'nin 'post Esad' dönemi için önemli aktörlerinden biri olduğunu vurgulayarak Ankara'nın amacını şöyle aktardı:
 'Herkesin masada olduğu bir ortamda, iletişim kayıplarına meydan vermeden zamanında ve açık olarak  iletmek, konuşmak.'
Bu çerçevede, Davutoğlu'nun Erbil öncesi bizlere verdiği mesajların belki de en kritik olanını tekrar hatırlatmakta yarar var:
'De facto (Davutoğlu bunu emrivaki anlamında kullanıyor) bir oluşuma izin verilmez. Ama demokratik seçimlerle belirlenmiş bir parlamentonun tanıyacağı haklar konusunda Türkiye'nin kırmızı çizgisi de olmaz.'
'ANLAYIŞ BİRLİĞİ' KLİŞESİ
Başka bir okumayla Ankara, Suriyeli Kürtlerin hak taleplerinin şekillenmesi ve ilanı için, Esad sonrasında kurulması beklenen yeni parlamento ve anayasal süreci önkoşul olarak görüyor. Bu yanıyla  bazı kesimlerde 'yumuşama' olarak da yorumlanan bu yaklaşımı, Davutoğlu'nun gerek Barzani ile görüşmesinde gerekse ortak konsey toplantısında ilettiğini öngörebiliriz.
Davutoğlu-Barzani görüşmesine ilişkin ortak bildiride yer almayan diğer konu ise Bağdat ilişkileri ve Kuzey Irak'taki PKK varlığı oldu. Dışişleri kaynakları bu konuda da bir 'anlayış birliği' olduğunu belirtiyor. Şemdinli'de süren ve boyutlarını anlatmak için 'operasyon' kavramının yetersiz kaldığı büyük çatışmayı düşündüğümüzde; bu genelgeçer ifadeler, 'Barzani bugüne kadar Türkiye'nin canını yakan, Ankara'nın hangi talebine açıktan hayır cevabı verdi ki?' sorusunu meşru kılıyor.

<p>Son yıllarda, teknoloji ile ilgilenenlerin sıklıkla duyduğu kavramlar arasında büyük veri (big da

WhatsApp'la kayıp giden 'Prozodimiz'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı

Ankara buz kesti